Mersin’in Tarsus ilçesinde, uzaklaştırma kararına rağmen eşine tuzak kuran bir şahsın gerçekleştirdiği vahşet Türkiye’yi ayağa kaldırdı. 25 Mart 2026 tarihinde yaşanan olayda, 27 yaşındaki Havva Ç., eşi M.Ç. tarafından 17 bıçak darbesiyle ağır yaralandı. 4 yaşındaki kızının gözleri önünde saldırıya uğrayan genç kadın, saldırganın durması için "ölü numarası" yaparak hayatta kalmayı başardı. Tedavisinin ardından baba ocağına sığınan Havva Ç., tutuklanan eşinin cezaevinden çıkmasından korktuğunu belirterek adalet çağrısında bulundu.
Park Dönüşü Tenha Sokakta Pusu
Olay, Tarsus ilçesi Bağlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 33 yaşındaki M.Ç., kızını görme bahanesiyle ayrı yaşadığı eşi Havva Ç.’yi parka davet etti. Parkta bir süre vakit geçirdikten sonra eve dönüş yolunda, kimsenin olmadığı tenha bir sokakta yanında getirdiği bıçağı çıkaran saldırgan koca, eşine defalarca vurdu. 17 bıçak darbesiyle kanlar içinde yere yığılan Havva Ç., akciğerlerinin zarar gördüğünü ve sağ kolunun işlevsiz kaldığını belirtti. Saldırganın, eşini kanlar içinde bıraktıktan sonra ailesini arayıp "Havva'yı öldürdüm, gidin cesedini alın" dediği öğrenildi.
"Kızımın Çığlıkları Hala Kulağımda"
9 yıllık evliliği boyunca sistematik şiddete maruz kaldığını anlatan Havva Ç., eşinin daha önce de ailesinin evini yaktığını, burnunu ve kolunu kırdığını ifade etti. Son saldırının en acı verici yanının çocuğunun önünde yaşanması olduğunu belirten genç kadın, "Kızımın 'anne' diye çığlıkları hala kulaklarımda. Beni kandırdı, 'değiştim' diyerek güven verdi ama meğer her şeyi planlamış. Alkol ve madde bağımlılığı nedeniyle bize kabusu yaşattı. Şimdi tek isteğim onun bir daha gün yüzü görmemesi ve en ağır cezayı almasıdır" şeklinde konuştu.
Psikolojik Travma ve Güvenlik Endişesi
Yaşadığı dehşetin ardından geceleri uyuyamadığını ve çocuklarının can güvenliğinden endişe ettiğini vurgulayan Havva Ç., saldırganın daha önce de cezaevine girip çıktığını ancak ıslah olmadığını dile getirdi. "İstesem 2 dakika içinde çıkar seni yine öldürürüm" tehditleriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen mağdur kadın, hukuk sisteminden kendisini ve çocuklarını koruyacak en ağır kararın çıkmasını bekliyor.
Türkiye'de kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarında "uzaklaştırma kararlarının ihlali" en kritik sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Mersin Tarsus'taki bu olayda da olduğu gibi, saldırganların "çocuk görme" bahanesiyle uzaklaştırma kararını delmesi ve tenha alanlarda pusu kurması, denetimli serbestlik ve koruma kararlarının etkinliğinin yeniden sorgulanmasına neden oluyor. Adli makamlar, olayla ilgili soruşturmayı derinleştirerek ağırlaştırılmış yaralama ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından iddianame hazırlıyor.







