Dünya’nın dönüş hızı ile atom saatleri arasındaki farkı eşitlemek amacıyla 1972’den bu yana sürdürülen "artık saniye" uygulamasının sona erdirilmesi planlanıyor. Uluslararası zaman yetkililerinin oylamaya hazırlandığı düzenlemenin kabul edilmesi durumunda, resmi zaman ölçümü ile gezegenin hareketleri arasındaki tarihsel bağ zayıflayacak ve zaman ölçümünde yeni bir dönem başlayacak.

Dünya'nın Dönüş Hızındaki Değişimler ve Artık Saniye
Dünya’nın dönüşüne dayanan astronomik zaman ile hassas atom saatleriyle belirlenen Eşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC) arasındaki uyumu korumak için 1972'den bu yana küresel saatlere 27 kez artık saniye eklendi. Gezegen kusursuz bir saat gibi hareket etmediğinden dönüş hızı ve ekseni; Ay’ın yerçekimi, gezegenin çekirdeğindeki değişimler ve iklim değişikliği nedeniyle kutup buzullarının erimesi gibi etkenlerden etkileniyor. Bu etkenler zaman sistemleri arasında küçük farklar yaratırken, artık saniyelerin düzensiz aralıklarla ve yalnızca altı ay öncesinden duyurularak eklenmesi hassas sistemlerde sorun doğuruyor.
Teknoloji Sistemlerinde Yaşanan Aksaklıklar
Artık saniye uygulaması, veri sunucuları, yüksek frekanslı finansal işlem sistemleri ve hassas zamanlama isteyen bilgisayar ağları gibi dijital altyapılarda ciddi işletim sıkıntılarına yol açtı. Nitekim 2012 yılında eklenen artık saniye, büyük sosyal medya platformları ve uçak rezervasyon sistemlerinde kesintilere neden olurken; 2016 sonunda uygulanan son artık saniyede ise bazı bulut hizmet sağlayıcılarının müşterileri kısa süreli aksaklıklar yaşadı. Bu teknik aksamalar sonucunda teknoloji şirketleri, uygulamanın kaldırılması yönündeki taleplerini artırdı.

"Negatif Artık Saniye" Riski ve Gelecek Senaryoları
Tartışmaları hızlandıran faktörlerden biri de henüz uygulanmamış olan "negatif artık saniye" ihtimalidir. Dünya'nın dönüşünde kısa vadeli bir hızlanma eğilimi sürerse, zaman sistemine saniye eklemek yerine UTC'den bir saniye çıkarılması gerekebilecek. Daha önce hiç denenmeyen bu çıkarma işleminin dijital sistemlerde karmaşaya yol açabileceği ve kritik altyapı işletmecilerinin buna hazırlıklı olmayabileceği uyarısı yapılıyor. Yeni öneri kapsamında iki zaman sisteminin birbirinden kademeli olarak uzaklaşmasına izin verilecek, ancak farkın en fazla 1 saatle sınırlandırılması tavsiye edilecek. Bu sınırın aşılması ise 3 bin yıldan fazla zaman alacak.
Atom saatlerinin ilk kullanılmaya başlandığı dönemlerde navigasyon sistemleri büyük ölçüde geleneksel astronomik zaman ölçümlerine dayanırken, GPS gibi modern teknolojilerin yaygınlaşması atom saatlerinin önemini artırdı. Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu üyeleri, UTC'nin geleceğini 20 yılı aşkın süredir tartışıyor. Bu doğrultuda üye ülkeler, 2022 yılındaki toplantıda artık saniyenin 2035 yılına kadar kademeli olarak kaldırılmasını öngören kararı kabul etmişti.





