Eskişehirli Avukat Sena Nur Gebrecioğlu, gündemde olan süresiz nafaka tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nafakanın kusurlu tarafa kesilen bir ceza olmadığını, boşanma ile yoksulluğa düşecek tarafı korumak amacıyla kurulan hukuki bir mekanizma olduğunu vurgulayan Gebrecioğlu, yeni düzenleme sinyallerinde ise evlilik süresi, istihdama katılma ve sosyo-ekonomik durum gibi kriterlerin süre belirlemede baz alınacağını öngördüklerini ifade etti.

Sena Nur Gebrecioğlu

"Yoksulluk Nafakası Güçlü Olan Eşe Verilen Bir Ceza Değildir"

Kamuoyunun gündeminden düşmeyen ve üzerinde yasal düzenleme çalışmaları yürütülen süresiz nafaka tartışmalarına Eskişehir barosu avukatlarından Sena Nur Gebrecioğlu'ndan hukuki bir perspektif geldi. Nafaka mekanizmasının yanlış anlaşıldığını belirten Avukat Gebrecioğlu, mevcut yasal tasarının nafakayı tamamen ortadan kaldırmayı değil, belirli kıstaslarla süreye bağlamayı hedeflediğini belirtti.

Süre tayininde eşlerin sosyo-ekonomik durumları, evlilik birliğinin süresi, sağlık engelleri ve yeniden istihdama katılma potansiyellerinin kriter olarak ele alınacağını öngördüklerini söyleyen Gebrecioğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında güçlü olan eşe verilmiş bir ceza değil, boşanmayla birlikte güçsüz düşecek eşi korumak için öngörülmüş bir sosyal mekanizmadır."

Ev İçindeki Emek ve Kadın Mağduriyeti

Uygulama pratiğinde neden daha çok kadınların nafaka talebinde bulunduğuna ve nafaka aldıklarına açıklık getiren Eskişehirli avukat, evlilik birliğinde kadının üstlendiği rollere dikkat çekti:

"Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte kendisinden fedakârlık yapan, emeğini ev içine aktaran, kariyer basamaklarını tırmanamayan taraf kadın eş olduğu için maddi anlamda zorluğa düşen taraf da kadın eş olmaktadır. Bu yüzden uygulamada daha çok kadınların nafaka talep ettiği, kadınların nafakaya hak kazandığı, erkeklerin ise bu konuda mağdur olduğu iddia edilmektedir."

Öte yandan süresiz nafakanın, nafaka borçlusu konumundaki bireylerin maddi ve manevi varlığını geliştirme özgürlüğünü zedelediği yönündeki eleştirilerin de kamuoyunda sıklıkla dile getirildiği hatırlatıldı.

Hangi Hallerde Nafaka Zaten Kendiliğinden Kalkıyor?

Toplumda "süresiz" olarak nitelendirilen nafaka türünün kanunen birtakım kesin bitiş çizgileri olduğunun altını çizen Avukat Sena Nur Gebrecioğlu, kanun lafzındaki sonlandırma şartlarını şöyle sıraladı:

  • Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi,

  • Resmi nikah olmasa dahi fiilen evliymiş gibi birlikte yaşanması,

  • Taraflardan birinin vefat etmesi,

  • Alacaklı tarafın haysiyetsiz hayat sürmesi halleri.

Gebrecioğlu, bu gibi durumlarda bağlanan nafaka alacaklarının kanun zoruyla tamamen ortadan kaldırılabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA