“Karanlıkta okula ve işe giden, karanlıkta okuldan ve işten dönen kızlarımız, kadınlarımız, çocuklarımız sapıkların açık hedefidir.
Kış saati uygulamasına acil dönülmelidir.”
Yukarıda okuduğunuz metin son günlerde sosyal medyada sıkça paylaşılır oldu.
Benim 12 yaşındaki kız torunum da aynı metni paylaştı.
Şu yaz saati uygulamasına neden halen devam ediliyor?
Anlamak mümkün değil.
Artık günler iyice kısalmaya başladı.
Hava geç aydınlanıyor, erken kararıyor.
Dolayısıyla öncelikle okul öğrencileri olmak üzere, çalışanlar da okula, işe karanlıkta gidip karanlıkta gelmek durumunda kalıyor.
Uzmanlarda hiçbir faydası olmadığı söylenen bu uygulamadan acaba ne zaman vaz geçilecek?
Okullarda çocuklar ilk dersleri lambalar altında yapıyor.
Dolayısıyla daha fazla elektrik harcanıyor.
Çocuk ölümlerinin, cinsel istismar ve tacizlerin arttığı bu günlerde artık bu uygulamadan bir an önce dönülüp kış saati uygulamasına geçilmeli.

KANAL 26 SAYESİNDE GÖRDÜK

Eskişehirspor en ilginç maçını herhalde geçtiğimiz hafta sonunda deplasmanda Homurlu ile oynadığı maçta görmüştür.
Ben yıllardır Eskişehirspor maçlarını izlerim, ilk defa böyle bir maça Kanal 26 sayesinde tanık oldum.
Bilindiği üzere Bölgesel Amatör Lig maçlarını televizyonlar vermiyor.
Ama Eskişehir’in ilk yerel Televizyonu Kanal 26 bu maçı vermeseydi, bu rezilliğe tanık olmayacaktık.
Homurlu takımı maç oynamak için değil, maçı oynatmamak için sahaya çıkmışlar.
Sık sık sakatlanmalar, yatan futbolcunun dakikalarca kalkmaması, sert futbol ne ararsan vardı.
Taçların ve faullerin yerinden değil de metrelerce önden kullanılası gibi saçma sapan bir maçtı.
Bu maçların skor maçı olduğunu biliyoruz ama hiç mi futbol oynanmaz.
İkinci maçımızda da iki golle üç puanı aldık, önemli olan buydu.
Geçen sezon Polatlı Belediyesi en yakın rakibimizdi, onlar ligi önümüzde göğüsledi.
Bu yıl da Manavgat Belediyespor en yakın rakibimiz olacak gibi görünüyor.

LİMİT

Hayat pahalılığı altında ezilen vatandaşların çoğunun kullandığı kredi kartlarına getirilecek olan adı her neyse vergi ya da katkı payı insanların endişelenmesine neden oldu.
Limiti 100 bin liranın üzerinde olan kredi kartı sahiplerini bir telaştır aldı.
Bir insanın sadece bir kredi kartı olsa iyi, üç-beş tane kartı olan var.
Bunların çoğunun da limitleri 100 bin liranın üzerindedir.
Şimdi insanlar limitleri düşürme derdine düştü.
Daha önce limit yükseltmeye çalışanlar için şimdi tam tersi oldu.
Vatandaşlar bu konuda tepkilerini dile getirirken, uzmanlar da karşı çıkıyor.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Kredi limitinden de kullanılan krediden de vergi alınamaz. Kredi borçtur. Vergi, borçludan değil krediyi veren alacaklıdan alınır” diyor.
Kredi kartındaki limitler insanların kendi parası değil.
Belki harcadığı bir para da değil.
Limiti yüksek olup da kartı kullanmayan ne olacak?
Akıllarda deli sorular.