Yerel seçimler yaklaşıyor. Kimi Belediye Başkanlığına, kimi meclis üyeliğine aday oluyor. Bazılarını tanıyorum. Bazılarının adını ilk kez duyuyorum.  Dostlarımla konuşuyoruz;  kimisi için “Partisi kazandırır”, kimisi için “Çalışkandır, çevresi var” gibi şeyler söylüyorlar. Şehir merkezinde şu kadar mahalle var. Bir de mahalle olan köyler, ilçeler ve ilçelerin köyleri.  Buralarda tanınmış olmak, yani hepsinde çevreli olmak olası değil. Çalışkan olduğunuzun ölçüsü ne? Kim bilir sizin çalışkanlığınızı. O da yeterli ölçü değildir. Geri de partinizin sizi kazandırması kalıyor. O da sizin gibi adayların arasından önce seçilmeniz kalıyor. Peki, o da göz dordurmanıza  kalıyor.  Kültürel soyunuz sopunuz, nereli olduğunuz kimliğinize bakıyor. Ön seçim, yoklama falan da boş. Çünkü onlarda saydıklarımla ölçülüyor.

Adaylar; çevre derneğine, sanat derneğine, yardımseverler derneğine, spor kulübüne, turizm tanıtma derneğine, hayvanları koruma derneğine, şehri güzelleştirme derneğine üye olmuş mu, çalışmalarına katılmış mı? Önce oralara sormak gerekiyor. Çünkü şehri en iyi sivil toplum kurumları derneklerdekiler tanıyor. Şehrin sorunlarını da onlar biliyorlar. Onun için onlarla içli dışlı olmak gerekiyor.

Aday olmak için önce yıllar içersinde şehri ilgilendiren konularda yüzeysel, kulaktan dolma bilgilerle tanımak yetmez. Şehrin sorunlarına köklü çözümler üretilmek ister. Bu da yetmez tiyatroya, konsere, sergilere giden şiir, roman okuyan bir kültüre sahip olmak, yani yaşamda ve şehrin sosyal yaşamında sanatın yerini algılamak ve sanatın yaratıcılığını içselleştirmek gerekiyor.  Sonra da  eski bir bakan olan yazar James Freman Clark’ın “Politikacı gelecek seçimi, devlet adamı ise gelecek kuşakları düşünür” dediğini anımsamak ve politikacı olmaktan çok devlet adamı olmayı hedefleyen kişiliğe ve sorumluluğa sahip olmak gerekiyor.

Bir sene tiyatronun önemini anlatan güzel bir yazı kaleme aldık, altına da birkaç bin imza topladık. Belediye Başkanına çıktık. “Tiyatro istiyoruz” dedik. Belediye Başkanı bize “Ben sanattan, tiyatrodan anlamam ve benim görevim de değil” diyerek bizi geri çevirmişti. Yıllar geçti Yılmaz Büyükerşen Eskişehir’e Şehir Tiyatrolarını kurdu. Bugün Eskişehir’de yaşayan her 5 kişiden biri tiyatroya gidiyor. O Belediye başkanı bir daha kazanamadı, unutulup gitti ama Yılmaz Büyükerşen peş peşe kazanarak Eskişehir’in sosyal ve kültürel yaşamına damgasını vurdu ve Eskişehir’in sanat tarihine adını yazdırdı.

Ben 1960’lı yıllardan beri Eskişehir Turizm Tanıtma Derneği’nde, Eskişehir Sanatçılar Birliği’nde, Odunpazarı Derneği’nde, Eskişehir Sanat Derneği’nde görevlerde bulundum. Diğer derneklerin yönetimlerindeki dostlarımla da görüşürüm. Bu güne kadar Eskişehirin işlevsel, şehrin yaşamı ile ilgili hiçbir derneğe seçim öncesinde adayların tanışmaya, sorunları dinlemeye geldiklerini ne gördüm ne de duydum. Seçim sonrasında da gelenini de görmedim. Seçim öncesi “Şehri beraber yöneteceğiz” diyenlerin de derneklerin yaptıklarını çalıp yaptıklarını hatta bölüp etkisizleştirdiklerini de gördüm.

Aday olmak özenerek ortaya çıkmakla olacak iş değildir.  Aday ister başkanlık için isterse meclis üyeliği için olsun şehre sevdalı ve kendisini uzun vadeli hazırlaması ile olasıdır. İşte o zaman şehir kazanır.

şehabettin

Yılın Sanat Olayları (Şiir)

Sanat yazarları her yılın sonunda o yıl içersinde yaşanan sanat etkinliklerini değerlendiriller. 1975 yılından beri Eskişehir gazetelerinde, sanat dergilerinde ben de Eskişehir’in dökümünü yapıp değerlendirmeler yapıyorum. Şöyle bir geçmişi anımsayıp yazdıklarıma baktığımda. “Bu yıl yine hiç fotoğraf sergisi açılmadı Eskişehir’de” demişim. “Hiçin Eskişehir’de ulusal düzeyde etkinlikler yapılmıyor. Türk sanatını, şiirini hep dergilerde, gazetelerde mi göreceğiz?” demişim. Şimdi yıllar geçti. Ulusal hatta uluslararası etkinlikler düzenleniyor. Eskişehir’e ulusal sanatımızı, edebiyatımızı çekerken Eskişehir’deki sanatçımızı da ulusala taşıyoruz, kaynaştırıyoruz. Eskişehir’deki sanatçımızda gelişiyor.

2023 yılında Eskişehir’de şiir etkinliklerine baktığımızda Tepebaşı Belediyesinin 11. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nı, Eskişehir Sanat Derneği’nin 19. Yunus Emre Şiir Buluşması etkinliğini görüyoruz.  2023 yılında Eskişehir’de şiire Eskişehir Sanat Derneği damgasını vuruyor. 21 Mart Dünya Şiir Günü Hamamyolu’ndaki  Sabahattin Günday Parkında  büyük bir şiir şöleni ile kutlanıyor. Dernek aynı parkda Eskişehir’de bir ilk olarak Eskişehir Şiir Şenliği yapıyor. Bir ilk de dernek Eskişehir Şiir Sergileri düzenliyor. Bunların dışında derneğin ulusal düzeyde 5.sini yaptığı Yücel Saraçoğlu Aşk Şiirleri Buluşmasını gerçekleştiriyor. Ayrıca Kuddusi Çetinkuş, Gürcan Banger, Füsun Uluşahin  gibi şairlerin şiirleri üzerine etkinlikler yaparken her hafta Yunus Emre’den Aşık Veysel’e,  Orhan Veli’den  Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Yahya Kemal Binatlı’dan Edip Cansever’e  kadar şairlerimize Tanıma Günleri gerçekleştiriyor.2023 yılında şairlerimiz şiir kitaplarını da yayınladı. Nurhan Noyan Kaya “Ama Annem Gözlerin”, Güngör Kibaroğlu “Gönlümün Firarısı”, Hilmi Can “Yunus Emre için Şiirlerim”, Cengiz Ersöz “Türk Şiirinde Yunus EmreTeması”, Avni Yegin “Yüreğine Sığındım”, Füsun Uluşahin “Senin Şiirin Hangisi” şiir  kitapları yayınlandı.

2023 Eskişehir’de şiir yılı oldu diyebiliriz.