Yüksek Mahkeme, yıllık izinlerin bölünmesinde işçinin rızasının bulunması halinde fesih gerekçesi sayılamayacağını belirtti.

Davanın Konusu

Davacı işçi, 2013-2022 yılları arasında çalıştığı şirkette yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi, toplam 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca bazı primlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ve izin ücretini talep etti.

İlk Derece Mahkemesi Kararı

Mahkeme, işçinin kıdem süresine göre 130 gün yıllık izne hak kazandığını, 82 gününün kullanılmadığını kabul etti. Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı gerekçesiyle işçinin feshi haklı bulundu ve kıdem tazminatı ile izin ücreti hüküm altına alındı.

Yargıtay’ın İncelemesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Kararda üç önemli noktaya dikkat çekildi:

  • Kısa süreli izinler tek başına haklı fesih nedeni sayılmadı.

  • İşçinin rızası ile 10 günden kısa süreli izinlerin geçerli olduğu belirtildi.

  • İşverenin uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya talebi gerekçesiz reddettiği kanıtlanamadı.

Hukuki Dayanak

4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesine göre yıllık izin bölünemez. Ancak tarafların anlaşmasıyla bölünmesi halinde izinlerden birinin en az 10 gün olması gerekir. Yargıtay, somut olayda işçinin talebiyle kısa süreli izinlerin kullandırıldığını ve bunun geçerli olduğunu vurguladı.

Sonuç

Yargıtay, işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.

Kaynak: Haber Merkezi