Reklam gelirlerinin dijital platformlara kayması ve artan yapım maliyetleri, televizyon ile sinema sektörünü yeni arayışlara yönlendiriyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Denizcan Kabaş, yapay zekâ destekli içerik üretiminin sektöre hem teknolojik bir yenilik hem de ekonomik bir çözüm sunduğunu ifade etti.

Sektör için hem ekonomik çözüm hem güçlü bir yardımcı

Televizyon ve sinema dünyasının son yıllarda ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu belirten Doktor Öğretim Üyesi Denizcan Kabaş, yapay zekânın ön hazırlık, görsel tasarım, kurgu ve pazarlama aşamalarında maliyetleri ciddi oranda düşürdüğünü ifade etti. Netflix yapımı The Eternaut dizisindeki görsel efekt süreçlerinin yapay zekâ desteğiyle kısa sürede tamamlanmasını örnek gösteren Kabaş, bu durumun şirketlerin daha az maliyetle daha fazla içerik üretme arayışının bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Yapay zekânın senaryo taslağı hazırlama, alternatif diyaloglar yazma, görüntü ve ses üretme gibi alanlarda yaratıcı süreçleri hızlandırdığını kaydeden Kabaş, bu teknolojinin üreticilerin yerine geçecek bir aktörden ziyade güçlü bir araç olarak görülmesi gerektiğini savundu. Gelecekte en başarılı yapımların, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ imkanlarını birleştiren ekiplerden çıkacağını sözlerine ekledi.

Standartlaşma riski ve kültürel çeşitlilik

İzleyiciler için teknik kalitenin yanı sıra duygusal inandırıcılığın da kritik önem taşıdığına değinen Kabaş, The Irishman ve Indiana Jones and the Dial of Destiny filmlerindeki dijital gençleştirme teknolojilerinin etkileyici olduğunu fakat izleyiciyle bağ kuran temel unsurun karakterlerdeki insani deneyim olduğunu aktardı. Yapay zekânın geçmişteki milyonlarca içerikten beslenmesi sebebiyle mevcut kalıpları tekrar etme eğilimi barındırdığına dikkat çeken Kabaş, bu durumun içeriklerde tek tipleşmeye yol açabileceğini ve özellikle Türk dizilerinin uluslararası başarısını sağlayan yerel ve özgün hikayeler açısından risk oluşturabileceğini vurguladı.

2023 yılında Hollywood'da senaristler ve oyuncular tarafından gerçekleştirilen büyük grevler, yapay zekânın yaratıcı emek üzerindeki etkilerine dair endişeleri tüm dünyaya göstermişti. Medya ekonomisinde yaşanan dijitalleşme dalgası, yapım şirketlerini kâr marjlarını korumak ve içerik üretim hızını artırmak adına algoritmik çözümlere yönlendirirken; gerçeklik, kurgu, etik ve telif hakları arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına zemin hazırlıyor.

Yapay zekânın medya sektöründeki meslekleri tamamen yok etmeyeceğini ancak iş tanımlarını değiştireceğini belirten Doktor Öğretim Üyesi Denizcan Kabaş, gelecekte teknik görevlerin azalacağını; denetleme, editörlük ve yaratıcı yönlendirme yapan profesyonellerin öne çıkacağını ifade etti. Türkiye'nin dizi ihracatında öncü olmasına rağmen yapay zekâ stratejilerinde henüz deneme aşamasında olduğunu hatırlatan Kabaş, iletişim fakültelerinde artık yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği ve telif hakları gibi konuların eğitimin temel bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Haber merkezi