Beslenme ve Diyet Uzmanı Mine Şenarslan Toraman, Kurban Bayramı’nda beslenme düzeni hakkında açıklamalarda bulunarak, “Gün içinde ete sadece bir öğünde yer vermeliyiz. Bir sonraki öğünde mutlaka sebze ağırlıklı beslenmeliyiz ki sindirimi kolaylaştıralım” dedi.  

Hepatit B ve C karaciğer kanseri için risk oluşturuyor Hepatit B ve C karaciğer kanseri için risk oluşturuyor

Kurban Bayramı’nın gelmesiyle yaşanacak olan besin ve öğün dengelerindeki değişim hakkında konuşan Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Mine Şenarslan Toraman, beslenme önerilerinde bulundu. Özellikle bayramın ilk gününde kurban etinin yenilmemesi gerektiğini belirten Diyetisyen Toraman, sebze tüketiminin de önemine değindi. Gün içinde sadece 1 öğünde et tüketiminin olabileceğini ve diğer öğünde sebze yenmesinin gerektiğini belirten Toraman, tatlıların da süt ile hazırlanmış olanlarının tercih edilmesini önerdi. Baklava gibi hamurlu tatlıların yanında şeker dengesini sağlamak amacıyla sütlü kahve, süt ya da yoğurt tüketimi öneren Toraman, öğün sayısındaki artışın zararlarından ise bol su içerek önüne geçilebileceğini söyledi. 

“İlk gün kurban eti yemeyin” 
Bayramın ilk günü kurban eti yenmemesini, yenilecekse de haşlama veya ızgara olması gerektiğini söyleyen Diyetisyen Toraman, “Kurban Bayramı'nın yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte etin saklama koşulları ve tüketim şekli bizler için önem taşıyor. Etin kesildiği gün yani sıcakken tüketilmesini önermiyoruz. Kurban etini 1 veya 2 gün dinlendirmekte fayda var. Etin birazcık toparlanması ve sindirilebilir olması için dinlenmesi önemlidir. Eğer kurban eti kesildiği gün tüketilecekse burada da pişirme koşulları bizim için çok önemli ve kıymetli oluyor. Yağda kızartma, kuyruk yağını fazla ekleme ya da çok yoğun ateşte veya mangalda pişirme yöntemlerini önermiyoruz. Olabildiğince haşlama veya çok ateşle temas etmeyecek düzeyde ızgara şeklinde tüketilmesini öneriyoruz.” dedi. 

“Etin yanında mutlaka salata yiyin” 
Diyetisyen Toraman, gün içinde ete sadece bir öğünde yer vermek gerektiğinin altını çizerek “Bir öğün et yersek sonraki öğünde mutlaka sebze ağırlıklı beslenmeliyiz ki sindirimi kolaylaştıralım. Aynı zamanda et ve türevlerini tükettiğimiz zaman daha fazla demir emilimini alabilmek adına da mutlaka mevsimine uygun salata yemeliyiz. Salatalarımıza mutlaka zeytinyağı ekleyerek vitaminlerin emilimini kolaylaştırmalıyız” diye konuştu. 

“Baklavanın yanında sütlü kahve, süt ya da yoğurt gerekir” 
Olabildiğince sütlü tatlıların tercih edilmesini söyleyen Diyetisyen Toraman, hamur ile yapılan tatlıların yanında şeker dengesinin sağlanması için sütlü kahve, süt ya da yoğurt önerdi. Hava sıcaklıklarından dolayı su tüketiminin de önemli olduğunu belirten Toraman, “Kurban Bayramı'nın bir diğer noktası da hamur işlerinin ve tatlıların tüketimidir. Bu grupta da olabildiğince daha hafif yiyecekleri tercih etmekte fayda var. Hamurlu veya yağda kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edebiliriz. Tam şu an mevsimine uygun dondurmalar da alternatif olabilir” dedi. 

“Şerbetli içecekler su değildir. Su için” 
Mutlaka ev baklavası tercih edilecekse 1 veya 2 dilim baklavanın yeterli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Toraman, “Kan şekerinizi hızlı yükseltmemesi için yanına mutlaka sütlü kahve, süt ya da yoğurt tüketmeliyiz. Havaların ısınmasıyla birlikte su kaybı çok olacağı için bunu da dengelememiz çok önemli. Suyu, su olarak tüketmeliyiz. Yani asitli veya şerbetli içecekler su yerine geçmez. Mutlaka su içmeliyiz.” şeklinde konuştu. 

“İkram edilen her şeyi yemeyin” 
Geleneksel bayram ziyaretleriyle öğün sayısındaki artışın sağlığa olan olumsuz etkileri hakkında da konuşan Toraman, şunları söyledi: 
“Öğün sayısının artmasıyla birlikte mide problemi, gaz, şişkinlik ve hazımsızlık problemleri yaşamaya başlarız. Çünkü normal beslenmemiz bu kadar çok olmadığı için rahatsızlık yaşıyoruz. Bol su içmeliyiz. Ziyarete gittiğimiz yerlerde ikram edilenlerin hepsini değil bir kısmını alabiliriz. En önemlisi de gün sonu hareket edebiliriz. Yani aslında her bireyin düzenli olarak yapması gereken günde 35-40 dakika kadar bir yürüyüş yapabilirsek sağlığımız için daha iyi olur.”