Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamındaki Ay Araştırma Programı’nda gelinen son aşamaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

TÜBİTAK UZAY öncülüğünde geliştirilen Türkiye’nin ilk Ay uzay aracının üretim, montaj ve sistem entegrasyon çalışmalarının tamamlandığını belirten Kacır, aracın fırlatma öncesindeki kritik aşamalardan biri olan çevresel test sürecine geçtiğini duyurdu.

Aw788376 03

Ay aracında üretim tamamlandı

Bakan Kacır, Ay uzay aracının sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne (USET) gönderildiğini söyledi.

Kacır, Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirterek, savunma sanayiinde elde edilen kazanımların ardından uzay teknolojilerinde de önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etti.

“Teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için stratejik avantajlar sunduğu anlayışı ile hareket ederek ‘kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye’ hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz” diyen Kacır, insansız hava araçlarında olduğu gibi uzay teknolojilerinde de Türkiye’nin kendi kabiliyetlerini geliştirmesinin önemine işaret etti.

Kacır, uzay çalışmalarının teknolojik gelişme, ekonomik rekabet ve stratejik bağımsızlık açısından öneminin giderek arttığını belirterek, Türkiye’yi uzayın bilimsel, teknolojik ve ekonomik imkanlarından en yüksek düzeyde faydalanan ülkeler arasına taşıma hedeflerinin sürdüğünü kaydetti.

Aw788376 01

TÜRKSAT 6A ile 11 ülke arasına girildi

Türkiye’nin uydu teknolojilerinde kendi insan kaynağını, araştırma altyapısını ve kritik teknolojilerini geliştirdiğini aktaran Kacır, GÖKTÜRK-2 ve İMECE projeleriyle elde edilen mühendislik birikimine dikkat çekti.

Kacır, yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşan TÜRKSAT 6A ile Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu tasarlayıp üretebilen 11 ülkeden biri haline geldiğini belirtti.

“TÜRKSAT 6A ile Türkiye’yi kendi haberleşme uydusunu tasarlayıp üretebilen 11 ülke arasına taşıdık” ifadelerini kullanan Kacır, TÜRKSAT 7A çalışmalarının da başlatıldığını açıkladı.

Yeni nesil İMECE-2 ve İMECE-3 uydularıyla daha geniş alanların görüntülenmesi ve aynı bölgeden daha sık veri alınabilmesi amacıyla yeni bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturulacağını belirten Kacır, bu projelerin yeni teknolojik kabiliyetlerin önünü açacağını söyledi.

Aw788376 04 1

Ay görevi 2027’nin ilk aylarında planlanıyor

Ay Araştırma Programı kapsamında Türkiye’nin Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmasının hedeflendiğini açıklayan Kacır, aracın 2027’nin ilk aylarında fırlatılmasının planlandığını bildirdi.

Kacır, “Kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızla Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmayı hedefliyoruz” dedi.

Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracının fırlatılmasının ardından yaklaşık iki aylık yolculukla Ay yüzeyinden 100 kilometre yükseklikteki kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasının öngörüldüğünü belirten Kacır, burada en az 3 ay operasyon gerçekleştirilmesinin planlandığını söyledi.

Görev performansına bağlı olarak operasyon süresinin 1,5 yıla kadar çıkarılabileceğini belirten Kacır, görev sırasında Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay’daki suyun oluşum mekanizmaları, manyetik alanlar ve yüzeyin ısıl özelliklerinin inceleneceğini aktardı.

Yerli bilimsel ekipmanlarla Ay’daki radyasyon ortamının da ölçüleceğini belirten Kacır, bilimsel çalışmaların tamamlanmasının ardından kontrollü yavaşlatma manevralarıyla uzay aracının Ay yüzeyine ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranı

Bakan Kacır, Ay görevi için geliştirilen yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki uzay aracının yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretildiğini açıkladı.

İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirilen uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik teknolojilerin Ay uzay aracında da kullanıldığını belirten Kacır, aracın üretim ve entegrasyon sürecinin tamamlandığını söyledi.

Çevresel testlerde aracın fırlatma ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanıklılığının sınanacağını aktaran Kacır, ısıl vakum, yapısal ve elektromanyetik uyumluluk testlerinin gerçekleştirileceğini bildirdi.

Kacır, testlerin ardından aracın nihai kontroller için TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesindeki yeni temiz oda ve entegrasyon tesisine götürüleceğini, sonrasında ise fırlatma hazırlıkları kapsamında Kennedy Uzay Üssü’ne gönderileceğini belirtti.

200’den fazla kişi görev aldı

Ay Araştırma Programı’nın 2022 yılının başında başlatıldığını ve çalışmaların yüzde 77 seviyesinde tamamlandığını açıklayan Kacır, projede 200’den fazla mühendis, araştırmacı ve teknik personelin görev aldığını söyledi.

Kacır, TÜBİTAK UZAY ve DeltaV’nin yanı sıra yerli teknoloji firmaları ve girişimlerin de projede görev aldığını belirterek, Ay Araştırma Programı’nın Türkiye’nin yıllar içinde oluşturduğu teknoloji ve mühendislik ekosisteminin ortak ürünü olduğunu ifade etti.

Milli Uzay Programı kapsamında 10 temel hedef belirlendiğini hatırlatan Kacır, Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13, Tuva Cihangir Atasever’in ise yörünge altı araştırma uçuşunda 7 bilimsel deney gerçekleştirdiğini aktardı.

Ay Araştırma Programı’nın ise Türkiye’nin derin uzay operasyonlarında kullanılacak teknolojileri geliştirmesi ve bu alanda deneyim kazanması açısından önemli bir aşama olduğunu vurguladı.

Ay’da ilk Müslüman ülke hedefi

Basın toplantısının ardından Ay uzay aracının yanında açıklamalarını sürdüren Kacır, Türkiye’nin uzay çalışmalarında öncü ülkeler arasında yer almayı hedeflediğini belirtti.

Hibrit İtki Sistemi’nin derin uzayda dünya tarihinde ilk kez kullanılacağını ifade eden Kacır, görev sonunda Ay yüzeyine iniş gerçekleştirmesi planlanan misyonun başarıyla tamamlanması halinde Türkiye’nin bunu gerçekleştiren ilk Müslüman ve bayrağında hilal bulunan ülke olacağını söyledi.

Kacır, Türkiye’nin Artemis Mutabakatı kapsamında uzayın barışçıl ve sürdürülebilir şekilde keşfine yönelik uluslararası iş birliklerini de sürdüreceğini belirtti.

5-6 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin uzayın geleceği açısından önemli bir buluşma olacağını aktaran Kacır, Ankara’da uzay teknolojileri geliştirme bölgesi kurulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, Somali’de inşa edilen uzay limanının da Türkiye’nin uzaya bağımsız erişim imkanına katkı sunacağını kaydetti.

Kaynak: İHA