Silahların bırakılmasının ardından sürecin başarısı, terörün yeniden üretilemeyeceği bir siyasal ve toplumsal zeminin kurulmasına bağlı.

Kurumsallaşma Aşaması

Prof. Dr. Talha Köse, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktanın silahsızlandırma ve tasfiyenin kurumsallaştırılması olduğunu vurguluyor. Bu aşamada, sahada elde edilen güvenlik kazanımlarının hukuki ve kurumsal çerçeveye dönüştürülmesi kritik önem taşıyor. TBMM’nin sürece kattığı geniş siyasi mutabakat, toplumsal meşruiyetin güçlenmesini sağlıyor.

Toplumsal Sahiplenme

Yeni dönemde sürecin kamuoyuna açılmasıyla birlikte toplumsal sahiplenme en az hukuki düzenlemeler kadar önem kazanıyor. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, medya ve sivil toplumun sürece katılımı, şiddetsizliğin siyasetin ve gündelik hayatın olağan zemini haline gelmesini sağlayacak.

Türkiye

Yönetilmesi Gereken Riskler

Köse’ye göre sürecin önündeki riskler üç düzeyde ortaya çıkıyor:

  • Siyasi mutabakatın aşınması

  • Kararlarla uygulama arasındaki boşluk

  • Dış aktörlerin oyun bozucu müdahaleleri

Bu risklerin eş zamanlı yönetilmesi, sürecin dayanıklılığını belirleyecek.

Türkiye Modeli’nin Önemi

Köse, sürecin özgünlüğünü Türkiye Modeli kavramıyla açıklıyor:

  • Dışarıdan aktarılan reçetelere değil, Türkiye’nin kendi tarihsel tecrübesine dayanıyor.

  • Güçlü devlet kapasitesi, demokratik meşruiyet, toplumsal sahiplenme ve kurumlar arası koordinasyon aynı stratejik çerçevede buluşuyor.

  • Nihai hedef, terörün ürettiği zemini kalıcı biçimde ortadan kaldırmak ve toplumsal güveni güçlendirmek.

Kaynak: Haber Merkezi