Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, tedaviye rağmen süren veya yılda üç ve daha fazla tekrarlayan sistit enfeksiyonlarında altta yatan ürolojik ve anatomik etkenlerin detaylıca incelenmesi gerektiğini belirtti.

Tekrarlayan Sistit Gelişimini Tetikleyen Temel Faktörler

İdrar kesesinin iltihaplanması olarak tanımlanan sistit; idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissiyle kendini gösteriyor. Kadınlarda daha sık görülen bu rahatsızlığın yılda üç veya daha fazla tekrarlaması durumunda anatomik ve işlevsel sorunların değerlendirilmesi önem taşıyor. Yetersiz sıvı alımı, idrarı uzun süre tutma, cinsel ilişki, kabızlık, kontrolsüz diyabet, menopoz dönemi ve idrar yollarındaki taşlar bu tablonun gelişmesinde rol oynayabiliyor. Menopoz sürecinde östrojen seviyesinin düşmesi genital bölge yapısını değiştirerek enfeksiyon riskini artırırken, erkeklerde görülen sistit vakalarında altta yatan nedenlerin araştırılması ekstra önem arz ediyor.

Ateş ve Bel Ağrısı Varsa Detaylı İnceleme Şart

Hastalığın tipik belirtileri arasında alt karın bölgesinde rahatsızlık ve idrar miktarında azalma yer alıyor. Ancak belirtilere yüksek ateş, titreme, yan veya bel ağrısı ile idrarda kan varlığı eşlik ediyorsa durumun böbrek enfeksiyonu veya farklı bir ürolojik rahatsızlığa işaret edebileceği vurgulanıyor. Enfeksiyon tespiti ve doğru antibiyotik seçimi için ilk aşamada tam idrar tahlili ile idrar kültürü yapılıyor. Şikayetlerin devam etmesi halinde üroflowmetri, rezidü idrar ölçümü, üriner sistem ultrasonografisi, bilgisayarlı tomografi veya sistoskopi gibi ileri tetkik yöntemlerine başvurulabiliyor.

Sistit benzeri şikayetler her zaman aktif bir bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanmayabiliyor. Mesanenin farklı rahatsızlıkları da benzer klinik tablolar oluşturabildiği için her idrar yanmasında doğrudan antibiyotik kullanımı önerilmiyor. Bilinçsiz ve kontrolsüz antibiyotik kullanımı, direnç gelişimine yol açarak asıl kaynağın tespit edilmesini ve tedavisini geciktirebiliyor.

Gerekli medikal tedavilerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi hastalığın tekrarlama riskini belirgin şekilde düşürüyor. Bol sıvı tüketilmesi, idrarın bekletilmemesi, doğru hijyen kurallarının uygulanması ve ıslak mayo ile kalınmaması alınabilecek başlıca önlemler arasında gösteriliyor. Diyabet hastalarında kan şekerinin dengelenmesi ve menopozdaki kadınlarda doktor kontrolünde bölgesel östrojen uygulamaları da korunma sürecine katkı sağlıyor.

Kaynak: haber merkezi