Seçimlerin 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Yani seçime 3 buçuk ay gibi bir süre kaldığını söylemek mümkün. Buna rağmen kent henüz seçim havasına girmiş durumda değil. Önceki seçimlerde de söylenen bir söz vardı. ‘Milletin derdi seçim değil geçim’ denirdi. Bu sözü herhalde hiç bu kadar derinden hissetmemiştim. Vatandaşın alım gücü o kadar düştü ki odak noktalarına seçimi almaları gerçekten zor gözüküyor. Bu nedenle de siyasi partiler için önümüzdeki seçim daha da zor geçecek. Alım gücü düşen vatandaşın boş vaatlere artık karnı doymuştur diye düşünüyorum. Ekonomik olarak en iyi paketi açıklayan, en iyi çözümleri sunan ve bunu vatandaşa en iyi anlatabilen siyasiler, bu seçimde bir adım önde olacaktır. Yakında seçim çalışmaları hızlanacak, milletvekili aday adaylarının da sayısı artacak. Partilerin aday seçiminde iletişim yönü kuvvetli, halkla diyalog kurabilen ve partisinin amaçlarını iyi anlatabilecek isimleri milletvekili adayı yapması gerekecek. Hem iktidar partisi hem de muhalefet partileri için kritik bir seçim. Doğru isimleri ön plana çıkaramayan Eskişehir’de kaybeder. Orası kesin.

ÇÖZÜM BİLİME GÜVENMEK

Son dönemde en çok endişe duyulan olaylardan birisi de kuraklık tehlikesi. Aralık ayının kurak geçmesi ve Ocak ayının da aynı şekilde yağışsız geçmesi üreticileri endişelendirdi. Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez’in Eskişehir ziyareti sırasında söylediği bir söz ise dikkatimi çekti. Suiçmez, ‘‘Kuraklığın çözümü yağmur duası değil. Teknik planların, öngörülerin hesaplanıp yaşama geçirilmesi gerekiyor’’ dedi. İşin uzmanı değilim ama bu iş için öncelikle kısa vadede tarımsal sulamada, vahşi sulama yerine kontrollü sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Uzun vadede ise olaya daha geniş bir yelpazede bakmak lazım. İklim krizi gerçeğiyle artık tüm insanlar yüzleşmeli. Bunun da yolu eğitimden geçiyor. Kentimizde ESKİ’nin su tasarrufu konusunda çocuklara eğitim vermesi çok güzel. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte belki tüm okulları kapsayacak bir eğitim planlaması yapabilirler. Erken yaşta bilinçlenen çocuklar, geleceği kurtarmakta en büyük rolü oynar. Tepebaşı Belediyesi’nin de bu konuda güzel bir çalışması var. İklim Sözcüleri projesiyle gönüllüler, iklim değişikliği konusunda toplumun çeşitli kesimlerinden vatandaşları bilinçlendiriyor. İnsanların belli bir yaştan sonra alışkanlıklarını değiştirmesi çok zorlaşıyor. Yine de bunu başarabilecek de birçok insan bulunuyor. O nedenle bu proje de iklim konusunda büyük önem arz ediyor. İnsanlık bu krizi de eğitimle aşacaktır diye düşünüyorum. Umudumuzu kaybetmeyelim, suyumuza, toprağımıza, doğamıza sahip çıkalım.

NİTELİKSİZ EĞİTİM KAYBETTİRİYOR

Eğitimden bahsetmişken, bir konu aklıma geldi. Şu sıralar bir proje kapsamında sanayicilerimizle röportaj yapıyorum. Her ne kadar bu sorunu duymuş da olsam, şu ana kadar bu kadar ciddi olarak farkında değilmişim. Hala nitelikli ara eleman bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşadıklarını dile getiriyorlar. Bunun nedeni de bence eğitim. Daha doğrusu eğitimin niteliksizleşmesi diyelim. Meslek liselerine verilen önemin azalması, olayın bu noktalara gelmesini sağladı belli ki. Üniversitelerde eğitim kalitesinin de düşmesiyle, üniversite mezunu bir işsizler ordumuz oluştu. Oysaki bu gençler zamanında doğru yönlendirilse, mesleğinde çok başarılı ara elemanlar olabilirdi. Mühendisten fazla maaş alan ara elemanlar olduğu bir gerçek. Biliyorsunuz ki hem Sanayi Odası hem de Organize Sanayi Bölgesi mesleki eğitim kursları açıyor. Bu kursların da açık açık iş garantili olduğunu vurguluyorlar. Nasıl oluyor bu işin de cevabı bu işte. Sanayicinin ihtiyacını karşılayacak nitelikli eleman gerçekten piyasada yok. Eğitimin kalitesinin azalması, ülkenin her kesimini her sektörünü derinden etkiliyor. O yüzden daha iyi günlere ulaşmak için bize iyi eğitim politikaları gerekiyor.