Türkiye, 2026 yılına sismik bir hareketlilik dalgasıyla girdi. Sabah saatlerinde Ankara Haymana'dan gelen haberin hemen ardından Kahramanmaraş ve Denizli'nin de sallanması, toplumda "Büyük bir depremin habercisi mi?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Bir medya yöneticisi ve içerik editörü olarak, Eskişehir gibi stratejik bir konuma sahip ilimizin deprem riskini her zaman gündemin üst sıralarında tutmanın önemini biliyoruz. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür’ün son açıklamaları, Eskişehir’in sadece kendi yerel faylarıyla değil, çevre illerdeki hareketlilikle de bağlantılı bir risk kuşağında olduğunu gösteriyor. İnegöl’den başlayıp Tuz Gölü’ne kadar uzanan devasa Eskişehir Fay Zonu, şehrin tam kalbinden geçerken, uzmanların "bu yöreler faylı" uyarısı Eskişehir için ne anlama geliyor? İşte Görür'ün analizleri ve sarsıntıların perde arkası.

Türkiye Genelinde Sismik Hareketlilik

Son 24 saat içinde Türkiye'nin dört bir yanından deprem sinyalleri geldi. Denizli Buldan'da 5.1 ile başlayan süreç, sabah saatlerinde Ankara Haymana'da 3.9 ve Kahramanmaraş Göksun'da 4.0 ile devam etti. Antalya Körfezi'ndeki 4.1'lik sarsıntı ise deniz tabanındaki gerilimin sürdüğünü kanıtladı. Uzmanlar, bu depremlerin birbirinden bağımsız fay sistemlerinde oluşsa da, Türkiye'nin genel tektonik yapısındaki stres birikiminin bir sonucu olduğunu ifade ediyor.

Deprem

Naci Görür’den "Eskişehir Fay Zonu" Hatırlatması

Prof. Dr. Naci Görür, yaptığı açıklamada depremlerin bölgelerin tektonik özelliklerine göre farklılık gösterdiğini belirtti. Görür, "Bu depremler ya grabenlerde ya da doğrultu atımlı fay zonlarının yakınlarında meydana geliyor" diyerek Eskişehir Fay Zonu'nu (EFZ) örnek gösterdi. Bu vurgu, Eskişehir’in de içinde bulunduğu hattın sismik olarak aktif olduğunu ve levha içi yapıların beklenmedik anlarda enerji boşalımı yaşayabileceğini ortaya koyuyor.

Eskişehir Fay Zonu (EFZ) Neden Tehlikeli?

Eskişehir Fay Zonu, batıda İnegöl'den başlayıp doğuda Tuz Gölü’ne kadar uzanan oldukça geniş ve karmaşık bir sistemdir. Bu fayın en kritik özelliği, Eskişehir şehir merkezinin tam altından veya yerleşim yerlerine çok yakın bir noktadan geçmesidir. Görür’ün "Bütün bu yöreler faylı" tespiti, Eskişehir'in zemin yapısı ve yapı stokunun bu gerçekle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Deprem

Uzman Analizi: Denizli ve Maraş Riski

Görür, Denizli-Buldan fayının kapasitesinin yüksek olduğunu belirterek buradaki sarsıntıların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş’taki fay için ise "bölge için problem olabilir" ifadesini kullanarak yerel risklere işaret etti. Konya (Cihanbeyli) gibi nispeten daha güvenli kabul edilen bölgelerde bile 4.0 üzerindeki sarsıntıların görülmesi, Türkiye’de "depremsiz bölge" tanımının ne kadar göreceli olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi