Tıpta bruksizm olarak adlandırılan diş sıkma ve gıcırdatma sorunu sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da sıklıkla görülebiliyor. Okul döneminde değişen rutinler ve sosyal çevrenin stres kaynağı haline gelebildiğini belirten Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, tedavi edilmeyen bruksizmin çocukların yaşam kalitesini düşürdüğü hususunda uyarılarda bulundu.

Her 100 Çocuktan 25'inde Bruksizm Görülüyor

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, yetişkin popülasyonun yüzde 20'sinde görülen gündüz diş sıkma alışkanlığının çocukluk çağında da yaygın olduğunu kaydetti. Her 100 çocuktan 25'inde bruksizm ile karşılaşılabildiğini belirten Üçem, durumun hem uyanıkken hem de uyku sırasında yaşanabileceğini aktardı. Genellikle 12 yaş sonrasında görülme sıklığı azalan bu problemin temelinde duygusal ve psikolojik stres unsurlarının yattığı ifade edildi.

Dişsel, Sistemik Ve Psikolojik Faktörler Etkili Oluyor

Çocuklarda diş gıcırdatmanın çok yönlü sebepleri bulunduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Üçem; süt dişlerinin değişme dönemi, yaygın diş çürükleri ve eskiyen dolguların yanı sıra kronik solunum, sindirim ve hormonal rahatsızlıkların bu duruma zemin hazırlayabildiğini dile getirdi. Kardeş doğumu, aile içi geçimsizlik veya okula dönüş gibi stres yaratan unsurların geceleri diş sıkma şeklinde belirdiğini ekleyen uzman; tedavi edilmeyen durumların dişlerde aşınma ve çürümeye, uyku bozukluklarına ve alt çene ekleminde yapısal hasarlara yol açabileceğini belirtti.

Gelişim Çağındaki Çocuklara Medikal Plak Önerilmiyor

Çocuğunda diş gıcırdatma fark eden ebeveynlerin ilk aşamada uykudaki çocuğu izlemesi gerektiğini ifade eden Üçem, gıcırdatma başladığında çocuğun hafifçe dürtülerek derin uykudan normal uyku evresine geçirilmesini tavsiye etti. Gelişim dönemindeki çocuklarda medikal gece plaklarının kullanımının uygun bulunmadığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, öncelikle bir çocuk diş hekimine (pedodontist) başvurulması, gerekli görülen hallerde ise sürecin bir çocuk psikoloğu veya psikiyatristi gözetiminde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Okula başlama, sınıf değiştirme veya akademik beklentiler gibi süreçler çocuklarda uyum kaygısına yol açmaktadır. Bu tür psikolojik baskılar, çocukların sergilediği istemsiz fiziksel tepkiler ve uyku davranış bozuklukları ile kendini gösterebilmektedir.

Çocuklarda görülen diş sıkma ve gıcırdatma rahatsızlığı basit bir uyku alışkanlığı olarak görülmemeli, zamanında müdahale edilmelidir. Ebeveynlerin sergileyeceği dikkatli takip ve uzman pedodontist değerlendirmeleri sayesinde, hem ağız ve çene yapısında oluşabilecek kalıcı hasarlar önlenmekte hem de çocuğun psikolojik yönden desteklenmesi sağlanmaktadır.

Kaynak: Haber merkezi