CENTİLMENLİĞE SIĞMIYOR

Hakkı Yılmaz Hakkı Yılmaz
Hakkı Yılmaz'la Açık Açık

Eskişehir’de yıllardır pek çok seçime tanık oldum. Rekabetin en üst seviyede yaşandığı seçimlere tanık oldum. Ancak seçimdeki centilmen havanın, nezaketin bu kadar çirkinleştiğine, adayların ve onu destekleyen profesyonel ekiplerle, adayın yakın olduğu gazetelerin hırs yüzünden kendini kaybettiklerine ilk kez tanık oluyorum.

Sözüm Büyükşehir ve Tepebaşı için değil. Oralarda seçim gayet nezaket sınırlarında gidiyor. Ancak iş Odunpazarı’na gelince iklim bambaşka bir hal alıyor.

Kastım İttifak ve İyi Parti ile ilgili kimsenin aklının ermediği Ali Cengiz oyunları da değil.

Ben açık ve net bir şekilde Volkan Doğan ve ekibinden bahsediyorum. Hani afişlerinde dahi AKP’nin logosunu neredeyse okunmayacak kadar küçük kullanan, acaba partisinden mi utanıyor diye merak ettiren Doğan ve ekibinin bazı söylem, tavır ve davranışlarının geldiği boyut artık etik sınırları darmadağın eder hale geldi.

Aslında Volkan Doğan seçim sürecine Kazım Kurt’u ziyaret ederek ve Atatürk fotoğrafı hediye ederek ben olumlu politika yapacağım mesajıyla başladı ama bu hava ancak 2 gün sürebildi.

Duyuyoruz ki seçim çalışması kapsamında yapılan ziyaretlerde centilmenlikten uzak tavırlar sergiliyormuş.

Özelikle MHP kanadından gereken desteği ve ilgiyi göremediği için düne kadar çözüm süreci diyen, Habur mahkemelerinde seyyar mahkemeler kurduran, T.C. ‘den ve Andımız’dan rahatsız olan bir partinin üyesi olarak kendini Milliyetçi, CHP’yi terörist ilan ediyormuş. 6 ok’undan biri Millliyetçilik olan CHP’yi vatana ihanetle suçlayan Doğan ve ekibi herhalde çok değil bundan 4,5 yıl önce ne söylediğini, ne paylaştığını unutmuş ya da insanları geri zekalı yerine koyuyor olacak ki milliyetçilik nutukları atmaktan hiç erinmiyormuş.

Demek ki kendi yaptırdığı anketlerde bile seçimi kazanmaları imkansız gözüken ekip, bu hayal kırıklığı içinde ne yapsak, ne etsek kardır diyerek bana göre son derece çirkin bir kampanya sürecine başlamışlar.

Mesela Sosyal Medya’da kayıt altına alınmış ve her biri Volkan Doğan’ın ekibinde yer aldığı tescilli olan, hatta “Odunpazarı Daha İyisi’ni Hak Ediyor” diye açılan büroda çekilen fotoğrafları olan destekçileri sayesinde sanırım Kazım Kurt ciddi bir tazminat toplayabilir.

Zira yaptığı her paylaşımın altına aynı isimler tarafından ağza alınmayacak sözler, hakaretler ve ağır iftiralar yazanların yaptıkları yanına kar kalmamalı değil mi?

Hele ki neden, kimin için, nasıl organize oldukları az çok belli iken Volkan Doğan’ın bu isimleri tanımıyorum, yönetemiyorum, sözümü dinletemem ya da haberim yoktu demesi pek inandırıcı olur mu bilemedim?

Volkan Doğan her ne kadar Ana ocağında seçim manifestosu açıklayıp, dışarıya karşı büyüklerine saygılı, geleneklerine bağlı, sevimli bir ana kuzusu imajı vermeye çalışsa da bu tür hareketler o imajı pek desteklemiyor.

Bir de dün bir gazeteden okuduğum PKK Volkan Doğan’ı hedef aldı şeklindeki manşeti ve altındaki haberi okuyunca inanın pes dedim.

Yıldıztepe’de Doğan’ın bir seçim bürosuna saldırılmış. Camlardaki afişler falan sökülmüş ve elde hiçbir veri, kanıt olmadığı halde bu saldırıyı PKK yaptı denmiş.

Gerekçe olarak da Doğan her yerde PKK’lıları eleştiriyor denmiş.

Ne malum münferit bir saldırı olmadığı?

Yahu Kazım Kurt da her yerde PKK’yı eleştiriyor, tüm hizmet binalarına AKP’nin karşı çıktığı Andımız metnini dev afişlerle asarak Ne Mutlu Türküm Diyene şeklinde haykırıyor.

Kurt’un bürosuna münferit bir saldırı gerçekleşse bunu PKK ya da FETÖ yaptı dese olur mu? Aynı şekilde ona da yakışmaz.

Ben o civardaki tüm kameraların taranması ve faillerin bir an önce yakalanmasını bekliyorum. Merkezi bir noktada bu işi kim yaptıysa elbet bulunması zor olmayacaktır.

Bu tür zamanlarda böylesi saldırılar yapanlarda en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Ama böylesi saldırıdan bile MHP’den oy devşirmek adına PKK, MKK gibi aşağılık terör örgütlerinin adını kullanarak siyaset yapmak çocukça, ucuz, tehlikeli işlerdir diye düşünmeden edemiyorum.

Hele ki saldırıdan sonra Doğan’ın söz konusu gazeteye yaptığı açıklamada 5 yıldır hainlerle işbirliği yapan Belediye yöneticilerinden de hesap soracağız diye Belediye yöneticilerini hain, terörist gibi bir yafta ile suçlaması insana saldırı ile ilgili çok başka şeyler düşündürüyor.

Ben göreve geldiği gün mal varlığını açıklayan ve hala aynı mal varlığı bulunan bunu da kişisel sayfasında herkesin göreceği bir yerde yayınlayan Kazım Kurt gibi alnı açık, başı dik bir Başkan’dan rakibine dair kötü sözler duymadım.

Burhan Sakallı veya o dönem ki AKP’li meclis üyelerine (Volkan Doğan’da meclis üyesi idi) tek bir suç isnat ettiğini görmedim.

O yüzden bu yarışta centilmenlik bozulmuşsa, bunun müsebbibinin kim olduğu ortada. Ben böyle düşünüyorum, aksi düşünen varsa da buyursun gelsin, tartışalım diyorum.

EN SON EKLENEN HABERLER

İstanbul Kültür Üniversitesi 18 Öğretim Üyesi alımı gerçekleştirecek. 

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 225 sürekli işçi kadrosuna Temizlik Görevlisi a...

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü 55 Sürekli İşçi alımı yapacak.

Sokak hayvanlarını beslemek için gittiği köyde kendisinden rahatsız olan mahalle sakinleri tarafından darp edilen hayvanseverin çen...

Eskişehir sanayinin gelişmesine ve yüksek teknoloji ürün üretimine yönlendirilmesi amacıyla hizmet veren Eskişehir Teknoloji ...

Eskişehir'de yaşayan SMA hastası 3,5 yaşındaki Toprak’ın ailesinin, yaklaşık 2 milyon Euro olan tedavi masraflarını karşılamak için başla...

Yukarı Çık