Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) gerçekleştirilen Paskalya Bayramı kutlamaları, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hedef alan ağır provokasyonlara sahne oldu. Başkent Lefkoşa’nın güney kesiminde toplanan bazı Rum gruplar, gece saatlerinde Türk bayraklarını, KKTC bayraklarını ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın posterlerini ateşe verdi. Terör örgütü EOKA lehine sloganların atıldığı olaylarda, Rum gruplar bir sonraki bayramı KKTC topraklarında kutlayacaklarına dair tehditkar ifadeler kullandı.
"Asla Kabul Edilemez Bir Sorumsuzluk"
Yaşanan bu çirkin saldırıların ardından KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yazılı bir açıklama yaparak duruma çok sert tepki gösterdi. Bu tür eylemlerin Kıbrıs Adası’ndaki barış, huzur ve istikrar ortamını doğrudan hedef aldığını belirten Üstel, şu ifadeleri kullandı:
"Bu tehlikeli zihniyetin yeniden canlandırılmak istenmesi ve bu anlayışın Rum yönetimi ile bazı siyasi ve dini makamlarca sahiplenilmesi asla kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Rum liderliğinin ve kilisesinin kullandığı zehirli dil, Ada’da barışa değil çatışmaya hizmet etmektedir."
Genç Nesiller Kinle Besleniyor
Başbakan Üstel, Rum gençlerin katıldığı bu eylemlerin basit bir provokasyonun ötesinde, Kıbrıs Türk halkının varlığına yönelik açık bir düşmanlık ve nefret göstergesi olduğunun altını çizdi. Kullanılan nefret söylemlerinin gelecek nesilleri kinle doldurduğunu ve Ada’nın geleceğini riske attığını vurgulayan Üstel, Türkiye’nin garantörlüğü ve KKTC’nin varlığının bu saldırganlığa karşı en büyük güvence olduğunu hatırlattı.
Tek Çözüm: Egemen Eşitlik
Yaşanan son olayların Rum tarafındaki değişmeyen zihniyeti bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Üstel, Kıbrıs meselesinde sürdürülebilir bir çözümün ancak şu şartla mümkün olabileceğini belirtti:
-
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin tanınması,
-
Eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi devleti çatısı altında, güven ve huzur içinde yaşamaya kararlılıkla devam edeceğini belirterek, saldırgan tutumlara karşı taviz verilmeyeceği mesajını net bir şekilde verdi.




