İkinci el ayakkabı satışı ile süren örnek hayat mücadelesi

Eskişehir’de ikinci el ayakkabı alıp satarak ailesinin geçimini sağlayan ve çocuğuna üniversite okutan Nail Zeytinbaş, zorlu geçen hayat mücadelesini anlattı.

GÜNCEL 12.10.2021 - 12:04 12.10.2021 - 12:13

Eskişehir’de ikinci el ayakkabı alıp satarak ailesinin geçimini sağlayan ve çocuğuna üniversite okutan Nail Zeytinbaş, zorlu geçen hayat mücadelesini anlattı.

Eskişehir’de babadan kalma mesleğini yapan Nail Zeytinbaş (59), Bayat Pazarı bölgesinde ikinci el ayakkabıları satın alıyor. Kullanılabilir durumda olan ayakkabıları cüzi miktarlara satın alarak bakımını yapan Nail Usta, işçilik ücreti ekleyip tekrar satıyor. Sattığı her çift ayakkabı için 10 ile 15 lira arasında bakım ücreti kazanan Zeytinbaş, bu kazancıyla 2 kız çocuğundan birisini üniversitede okuttu. Zeytinbaş’ın diğer çocuğu ise üniversiteye hazırlanıyor. Tüm vergilerini ödediğini söyleyen Nail Zeytinbaş, emekliliğini de yaptığı işle hak etti.

ikinci el ayakkabı

“10-15 lira işçilik fiyatı ekliyorum”
Son zamanlarda sirkülasyon olmadığı için kazancının düştüğünü belirten Zeytinbaş, “Fiyatlar ayakkabıya göre değişiyor. Ben 10-15 liradan ayakkabı alıyorum. Bakımlarını yapıyorum ve 10-15 lira işçilik fiyatı ekliyorum. Fakat sirkülasyon yok. Ancak kendi masrafımız çıkıyor. Emekli maaşı olmasa mümkün değil. Bırakırım bu işi başka bir yerde çalışırım. Günde 12 saat duruyorum, ama kurtaracak kadar kazanmıyorum” dedi.

“Ben yemek yemezdim, çocuğuma harçlığını verirdim”
Zorlu hayatını anlatan Nail Zeytinbaş, çocuklarını okutmak için kendi hayatından büyük fedakârlıklar yaptı. Üniversite okuyan çocuğuna para gönderebilmek için kimi zaman işe yaklaşık 4 kilometre yürüyerek geldiğini anlatan Nail Usta, hayatını şu sözlerle özetledi:

“Hayatım monoton geçti. Tatilim yok, sosyal yaşantım hiç yok. Dişimizle tırnağımızla didindik. Vergilerimin hepsini ödedim. Ödeyemediklerimi yapılandırma yaptım. Çocuklarımı okuttum. Vergi falan önemli değil de çocuk okutmak en zoru oldu. Ben yemek yemezdim, çocuğuma harçlığını verirdim. Dolmuş param olmadığı için yürüyerek işe geldiğim çok günleri biliyorum. Üniversite okurken çocuğuma harçlığını veriyordum, kendim yürüyerek işe geliyordum. Öyle günleri yaşadım. Zor evet ama önce çocuk oluyor. Geri ödemeli kredi alarak üniversite okudu çocuğum. O dönemlerde emekli de değildim bayağı zahmet çektim. Kendim bir çorba içtim veya simit yedim üniversitedeyken para verebilmek için. Şimdi gıda mühendisi oldu. Allah’a şükürler olsun. Sağlığımız yerinde olduğu sürece kimseye muhtaç olmamaya çalışıyoruz.” (İHA)

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.