Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’ten bu yana süregelen İsrail saldırıları, bölgedeki en ağır yıkımı çocuklar üzerinde hissettiriyor. Harabeye dönen mahallelerde hayatta kalmaya çalışan küçük yaştaki siviller; su ve yiyecek kuyruklarında geçen saatler, okulsuzluk ve güvenlik kaygısı kıskacında çocukluklarını yaşayamıyor.

Günlük yaşamın yerini su ve yiyecek kuyrukları aldı
Saldırılar nedeniyle evleri yıkılan ve yerinden edilen binlerce Gazzeli çocuk için rutinler tamamen değişti. Okul sıralarında olmaları gereken yaşta olan çocuklar, artık günlerinin büyük bir kısmını temel gıda ve içme suyu temin edebilmek için uzun kuyruklarda harcıyor. Bölgede yaşayan Thaer Al-Kafrawi, çocukların hayatlarının "son derece sefil" bir hale geldiğini belirterek, savaş öncesindeki normal okul yaşantısının yerini saatlerce süren zorlu bekleyişlerin aldığını ifade ediyor.
Küçük yaşta omuzlanan büyük sorumluluklar
Savaşın yarattığı insani dram, çocukları erken yaşta yetişkinlerin üstlenmesi gereken sorumluluklarla karşı karşıya bırakıyor. 14 yaşındaki Waseem Saad, her gün erkenden kalkarak ailesi için odun topladığını, su ısıtıp ekmek pişirdiğini anlatıyor. Su kuyruklarında yaşanan gerginliklere ve tartışmalara şahitlik eden çocuklar, vaktinin tamamını fiziksel güç gerektiren işlere ayırmak zorunda kaldıkları için oyun oynamaya veya ders çalışmaya zaman bulamıyor.

Çadırlarda süren yaşam ve eğitim özlemi
Evlerini kaybeden ve çadırlarda yaşamak zorunda kalan çocukların en büyük özlemi ise eğitim hayatına geri dönebilmek. 12 yaşındaki İman Ahmad, yaşadıkları çadır hayatının artık tek gerçeklikleri haline geldiğini vurgularken; Waseem Saad gibi pek çok çocuk tek dileklerinin Gazze’nin eski haline dönmesi ve yeniden başarılı birer öğrenci olarak sıralarına kavuşmak olduğunu dile getiriyor. Güvenliğin olmadığı bu ortamda çocukluk kavramı Gazze Şeridi'nde giderek silikleşiyor.





