Fransa'da akaryakıt fiyatlarının yüksek seviyelere ulaşması, sürücülerin yakıt giderlerini azaltmak için farklı yöntemlere başvurmasına neden oldu. Motorinin litre fiyatı ortalama 2.29 Euro'ya, benzinin litre fiyatı ise 2.12 Euro'ya yükselirken, bazı dizel araç sahipleri depolarına kolza yağı veya filtrelenmiş kullanılmış kızartma yağı eklemeye başladı.
Orta Doğu'daki gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol trafiğine yönelik belirsizliklerin pompa fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, yeni zam ihtimali de sürücülerin endişelerini artırıyor.
Sürücüler yakıt maliyetini yağla düşürmeye çalışıyor
Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, özellikle eski model dizel araç kullananlar arasında yemeklik yağ kullanımını yeniden gündeme getirdi. Bazı sürücüler motorini tamamen bırakmak yerine depoya belirli miktarda kolza yağı ekleyerek ardından motorinle karıştırıyor.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde Lucas isimli sürücünün marketten satın aldığı kolza yağını aracına doldurduğu görüldü. Yaklaşık 2 yıldır bu yöntemi uyguladığını belirten Lucas, depoyu tamamen yağ ile doldurmadığını ve karışıma motorin eklediğini söyledi.
Lucas, “Kolza yağını litresi yaklaşık 1.45 Euro'ya alıyorum (83 TL). Depoyu sadece yağla doldurmuyorum, üzerine 10 Euro'luk motorin ekliyorum” ifadelerini kullandı.
Bu yöntem sayesinde litre başına yaklaşık 70 sent (yaklaşık 39 TL) tasarruf ettiğini ileri süren Lucas, aracında şimdiye kadar belirgin bir problem yaşamadığını savundu. Lucas, “Aracımda bir problem yok. Duman atmıyor, daha fazla tüketmiyor. Gördüğüm tek fark, cebimde kalan para” dedi.
Uygulamanın yasal olmadığını bildiğini ifade eden Lucas, akaryakıt fiyatları nedeniyle bu riski aldığını belirterek, “Bunun yasa dışı olduğunu biliyorum ama bana göre riskinden çok faydası var” diye konuştu.
Kullanılmış kızartma yağı da alternatif olarak kullanılıyor
Kolza yağının yanı sıra kullanılmış kızartma yağları da bazı sürücüler tarafından yakıt alternatifi olarak değerlendiriliyor. Restoranlar, seyyar yemek işletmeleri ve etkinliklerde yiyecek satışı yapan kuruluşlardan toplanan yağlar, eski dizel araçlarda kullanılmadan önce bekletilip filtreleniyor.
Yemeklik yağın bazı eski nesil dizel motorlarda yanabildiği belirtilirken, uzmanlar yöntemin tüm araçlar için uygun olmadığı uyarısında bulunuyor. Özellikle yeni nesil dizel araçlarda daha hassas olan enjeksiyon sistemlerinin, yemeklik yağın motorine kıyasla daha yoğun olması nedeniyle olumsuz etkilenebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu durum püskürtme, yanma ve filtreleme sistemlerinde sorunlara yol açabilir. Eski tip dizel motorlarda dahi enjektörlerin kirlenmesi, yakıt filtrelerinin daha kısa sürede tıkanması ve soğuk havalarda aracın çalıştırılmasında güçlük yaşanması mümkün. Kısa vadede yakıt giderlerini azaltmayı amaçlayan uygulamanın, uzun vadede yüksek onarım maliyetlerine neden olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar ayrıca marketlerde satılan kolza yağı ile yasal olarak kullanılan biyodizelin aynı ürün olmadığını vurguluyor. Biyodizelin sanayi süreçlerinden geçirilerek motorinle uyumlu hale getirildiği, ham yemeklik yağın ise doğrudan araç deposuna konulmasının motor ve yakıt sistemi açısından risk taşıdığı ifade ediliyor.
Tasarruf sağlasa da yasal açıdan risk taşıyor
Fransa'da motorlu araçlarda kullanılan yakıtlar teknik, çevresel ve vergisel düzenlemelere tabi tutuluyor. Bu nedenle yemeklik yağın karayolunda kullanılan araçlarda doğrudan yakıt olarak değerlendirilmesi yasal bir uygulama olarak kabul edilmiyor.
Söz konusu yöntemi kullanan sürücülerin para cezasıyla karşılaşabileceği belirtilirken, uygun olmayan yakıt kullanımının bazı durumlarda 135 Euro'ya (yaklaşık 7 bin 600 TL) kadar cezaya neden olabileceği aktarılıyor.
Yemeklik yağ kullanımının yalnızca ceza riski oluşturmadığı, araç garantisi, sigorta ve muayene süreçleri açısından da çeşitli sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış ekonomik baskıyı artırıyor
Fransa'da akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, ülkedeki ekonomik sıkışmanın günlük yaşama yansıyan başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Büyümedeki yavaşlamaya enflasyon, kamu borcu, bütçe açığı, borçlanma maliyetleri ve alım gücündeki baskının eşlik ettiği belirtiliyor. Fransız hükümeti 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 0.7'den yüzde 0.5'e indirirken, 2027 yılı için yüzde 1 seviyesinde sınırlı bir toparlanma öngörüyor.
Kamu borcunun 2026'da 3.6 trilyon Euro'yu aşarak milli gelirin yaklaşık yüzde 118.5'ine ulaşabileceği belirtiliyor. Artan borç yükünün yanı sıra borçlanma maliyetlerinin de bütçe üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor. Hane halkı açısından da enerji ve yakıt fiyatlarındaki yükselişin gıda ve ulaşım giderleriyle birleşerek alım gücünü olumsuz etkilediği aktarılıyor.
Bu nedenle bazı sürücülerin kolza yağı veya filtrelenmiş kızartma yağı gibi yöntemlere başvurması, yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki artışın değil, ülkede artan hayat pahalılığının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.




