Kuraklıktan Berekete Sakarıılıca’nın Yeniden Doğuşu

Eskişehir, iklim değişikliğinin etkilerini en derinden hisseden illerimizden biri olarak son yıllarda ciddi bir kuraklık sınavı veriyordu. Ancak 2026 yılı, beraberinde getirdiği yoğun yağışlarla bu tabloyu tersine çevirdi. Mihalgazi ilçesinde bulunan ve uzun yıllardır yatağı kuru kalan Sakarıılıca Deresi’nin yeniden çağıldamaya başlaması, bölge halkı için sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda ekonomik bir kurtuluş müjdesi oldu. Çiftçinin umudu yeşerirken, doğanın kendi dengesini yeniden bulma çabası Sakarıılıca’da somut bir berekete dönüştü. Bu içerikte, derenin yeniden akışının tarımsal strateji açısından önemini ve bölge ekonomisine olası katkılarını teknik detaylarla inceleyeceğiz.

Yağışlar etkisini gösterdi: Eskişehir'de yıllardır kuru kalan dere yeniden akmaya başladı

Sakarıılıca Deresi’nin Yeniden Akışı ve Tarımsal Önemi

Bir dere yatağının yıllar sonra yeniden canlanması, yer altı su kaynaklarının doluluğu ve toprak doyum noktasının aşıldığının en net göstergesidir. Eskişehir'in mikroklima özelliklerine sahip Mihalgazi bölgesinde, suyun varlığı doğrudan ürün çeşitliliği ve verimlilik demektir. Sakarıılıca Deresi’nin akışı, bölgedeki seracılık ve sebze üretiminde maliyetleri düşüren en büyük etkenlerden biridir. Kendi saha gözlemlerimize göre, doğal su kaynaklarının akışa geçmesi, kuyu suyu kullanımını azaltarak enerji tasarrufu sağlar ve suyun mineral zenginliği sayesinde mahsul kalitesini artırır.

Belediye ve Muhtarlık İş Birliği: Suyun Kontrolü

Suyun sadece akması değil, doğru yönetilmesi de sürdürülebilir tarım için kritiktir. Mihalgazi Belediyesi ve Sakarıılıca Muhtarlığı, dere yatağının temizlenmesi ve suyun akış yönünün kontrol altına alınması için hızlı bir çalışma başlattı.

  • Kanal Çalışmaları: Açılan yeni kanallar yardımıyla su, boşa akmak yerine doğrudan tarım arazilerine yönlendiriliyor.

  • Sulama Planlaması: Suyun kontrol altına alınması, sel riskini minimize ederken, suyun en verimli şekilde dağıtılmasını sağlıyor. Bu koordineli çalışma, yerel yönetimin "su yönetimi" konusundaki uzmanlığını ve kriz anlarını fırsata çevirme yetkinliğini ortaya koymaktadır.

Yağışlar etkisini gösterdi: Eskişehir'de yıllardır kuru kalan dere yeniden akmaya başladı

Çiftçiye Can Suyu: Ekonomik Beklentiler ve Bereket

Sakarıılıca çiftçisi için bu su, "can suyu" tabirinin tam karşılığıdır. Uzun süredir devam eden kuraklık nedeniyle ekim alanlarını kısıtlayan veya yüksek maliyetli sulama yöntemlerine başvuran üreticiler, artık doğanın sunduğu bu ücretsiz kaynaktan yararlanabilecek. Uzman görüşlerine göre, bu yılki yoğun yağışlar ve akarsuların canlanması, Eskişehir genelinde buğdaydan sebzeye kadar geniş bir yelpazede mahsul verimini %20-30 oranında artırabilir. Suyun debisindeki artış, sadece tarımı değil, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini de olumlu etkileyerek mera verimliliğini desteklemektedir.

Kuraklıkla Mücadelede Bir Umut Işığı: Doğanın Dönüşü

Sakarıılıca Deresi'nin hikayesi, aslında tüm Eskişehir için bir umut hikayesidir. Doğru planlama ve doğanın sunduğu kaynakların akılcı kullanımı birleştiğinde, en şiddetli kuraklık dönemlerinin bile yaraları sarılabilir. Bölgedeki yerlilerle yaptığımız görüşmelerde, "Derenin sesi, köyün sesi gibidir" ifadesi, suyun psikolojik ve sosyal etkisini de özetliyor. Doğanın kendini yenileme gücüne şahitlik etmek, hem insanlar hem de yaban hayatı için ekolojik bir bayram niteliğindedir. Bu durum, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin de yeniden canlanacağına işaret etmektedir.

Gelecek Projeksiyonu: Sürdürülebilir Su Yönetimi

Yağışların getirdiği bu geçici olmayan mutluluğu kalıcı kılmak için sürdürülebilir su politikalarına ihtiyaç vardır. Sakarıılıca örneğinde olduğu gibi, dere yataklarının korunması, kaçak kullanımın engellenmesi ve yağmur suyu hasadı gibi yöntemler Eskişehir’in gelecekteki kuraklık risklerini minimize edecektir. Mihalgazi Belediyesi’nin başlattığı kanal projesi, suyun her damlasının toprakla buluşmasını sağlayarak örnek bir model teşkil etmektedir. Gelecek yıllarda bu suyun depolanması ve kapalı devre sulama sistemlerine entegre edilmesi, bölgeyi tarımsal açıdan rakipsiz kılabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ