Dünya genelinde yüz milyonlarca kişiyi etkileyen osteoartrit ve romatoid artrit, eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösteriyor. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında eklem rahatsızlıklarında erken tanının, ciddiye alınması gereken semptomların ve doğru hareket planının kritik rolüne dikkat çekti.

Artrit Türleri ve Eklem Üzerindeki Etkileri

Artrit; eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kapasitesinin azalmasına yol açabilen farklı tıbbi durumları kapsayan geniş bir tanımlamadır. Dünya genelinde 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı bildirilmektedir. En sık rastlanan türlerden biri olan osteoartrit ağırlıklı olarak diz, kalça, el ve omurga eklemlerinde deformasyona neden olmaktadır. Sistemik bir rahatsızlık olan romatoid artrit ise el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde ağrı ve doku şişlikleriyle daha belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Şikayetlerin şiddeti ve seyri, rahatsızlığın türüne ve etkilediği bölgeye göre farklılık göstermektedir.

Eklem Ağrılarında Erken Tanının Önemi

Eklemde meydana gelen ağrıların yalnızca yaşlanmanın ya da günlük fiziksel yorgunluğun doğal bir sonucu olarak görülmemesi gerekmektedir. Şikayetlerin tekrarlaması, ağrıya şişlik veya sabah sertliğinin eşlik etmesi ve eklem hareketliliğinde gözle görülür bir kısıtlılık oluşması durumunda tıbbi inceleme yapılması gerekmektedir. Belirtilerin birkaç gün içinde geçmemesi, giderek şiddetlenmesi, uyku kalitesini veya günlük rutinleri olumsuz etkilemesi hekime başvurma ihtiyacını doğurmaktadır. Aniden gelişen şiddetli ağrı, eklem çevresinde kızarıklık, ısı artışı, yüksek ateş ve genel halsizlik gibi durumlarda ise zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılmalıdır.

Hareketsizlik Eklem Sağlığını Olumsuz Etkiliyor

Eklem ağrısı yaşayan bireylerin dinlenme amacıyla tamamen hareketsiz kalması, kas gruplarının zayıflamasına ve eklem esnekliğinin yitirilmesine yol açabilmektedir. Uzun süreli pasif yaşam tarzı eklem çevresindeki destekleyici dokuların güç kaybetmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle kişinin mevcut fiziksel kapasitesine ve hastalığın türüne uygun bir egzersiz programının hazırlanması büyük önem taşımaktadır. Yürüyüş gibi eklemlere aşırı yük bindirmeyen düşük yoğunluklu aktiviteler, özel egzersiz protokolleri ve gerektiğinde fizyoterapi desteğiyle hareket kabiliyetinin korunması amaçlanmaktadır.

12 Ekim Dünya Artrit Günü, eklem sağlığı konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla her yıl çeşitli bilgilendirme faaliyetleriyle anılmaktadır. Erken evrede tespit edilen eklem rahatsızlıklarında kıkırdak ve doku kayıpları sınırlandırılabilirken, ilerleyen vakalarda yaşam kalitesinin ciddi oranda düştüğü gözlemlenmektedir.

Eklem ağrılarının "geçici bir durum" olarak görülmeyip zamanında tıbbi kontrolden geçirilmesi, hastalığın ilerlemesini önlemede en etkili adımdır. Kişiye özel tedavi yaklaşımları ve doğru planlanmış fiziksel aktivite programları sayesinde eklem fonksiyonları uzun süre korunabilmekte, hastaların günlük yaşam standartları desteklenebilmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi