Türkiye'deki gece hayatının yazısız kurallarından biri olan "damsız giriş" yasağı, bu kez sert bir kayaya çarptı. Geçtiğimiz yıl İstanbul'da bir müzik etkinliği için bilet alan ancak kapıdan çevrilen iki gencin hukuk mücadelesi, eğlence sektörü için milat sayılabilecek bir kararla sonuçlandı. TİHEK, sadece "erkek" oldukları için kişilerin anayasal eşitlik haklarının kısıtlanamayacağını belirterek, sektördeki bu yaygın uygulamanın ön yargılara dayandığını tescil etti. Karar, "Müşteri seçme hakkım var" diyen işletmelere, bu hakkın "ayrımcılık yasağını" çiğneyemeyeceğini net bir şekilde hatırlattı.

Olayın Gelişimi: Biletli Müşteriler Kapıda Kaldı
Olay, iki erkek arkadaşın önceden bilet aldıkları bir etkinlik mekanına gitmesiyle başladı. Güvenlik görevlilerinin "damsız alınmıyor" uyarısıyla içeri girmeleri engellenen kişiler, bilet kurallarında böyle bir ibare olmadığını belirterek konuyu TİHEK’e taşıdı. İşletme ise savunmasında; kadınların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı amaçladıklarını ve alkol kaynaklı olası huzursuzlukları önlemek istediklerini iddia etti.
TİHEK Gerekçesi: "Ön Yargılar Eşitsizliği Derinleştiriyor"
Kurumun yayımladığı gerekçeli kararda, toplumsal ön yargıların hukukun üzerinde olamayacağı vurgulandı. Öne çıkan değerlendirmeler şunlar oldu:
-
Meşruiyet Sorgusu: Erkeklerin kadınları rahatsız edeceği varsayımı, somut bir delile dayanmayan toplumsal bir ön yargıdır.
-
Ölçülülük İlkesi: Eğer amaç güvenliği sağlamaksa, belirli bir cinsiyeti dışlamak yerine güvenlik personeli sayısını artırmak gibi "ölçülü" tedbirler alınmalıdır.
-
Doğrudan Ayrımcılık: Karşılaştırılabilir durumdaki kişilere (kadın-erkek) sadece cinsiyetleri nedeniyle farklı muamele yapılması, kanunen yasaklanmış bir ihlaldir.
İşletmeler İçin Yeni Dönem
Bu kararla birlikte, organizasyon şirketlerinin bilet iadesi yaparak kişiyi içeri almama "hakkı", ayrımcılık kalkanı olarak kullanılamayacak. İşletmelerin artık giriş kriterlerini cinsiyetten ziyade, bireysel davranış ve güvenlik protokolleri üzerinden kurgulaması gerekecek. Aksi takdirde, TİHEK’in belirlediği ve her yıl güncellenen ağır idari para cezalarıyla karşı karşıya kalacaklar.



