Koronavirüs pandemisinin en yaygın semptomlarından biri olan tat ve koku kaybı, pek çok hastada enfeksiyon bittikten aylar sonra bile devam ediyordu. Uzun süre "gizemli" kalan bu durumun nedeni, nihayet moleküler biyoloji düzeyinde açıklandı. Bilim insanları, virüsün doğrudan tat tomurcuklarındaki hücre mimarisini ve genetik habercileri (mRNA) hedef aldığını belirledi. Özellikle tatlı ve acı tatların neden seçici olarak kaybolduğu, tuzlu ve ekşinin ise neden korunduğu sorusu bu araştırmayla yanıt bulmuş oldu.

Covid-19 Sonrası Kalıcı Tat Kaybının Nedeni Belli Oldu

Moleküler Suçlu: PLCβ2 Proteini

Araştırmacılar, 20 katılımcıdan alınan dil biyopsilerini incelediğinde şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı. Tatlı ve acı tatları beyne ileten reseptörlerde kritik rol oynayan PLCβ2 proteininin üretiminden sorumlu mRNA seviyelerinin belirgin şekilde azaldığı görüldü.

  • Seçici Kayıp: Tuzlu ve ekşi tatları algılayan hücreler bu proteine ihtiyaç duymadığı için bu duyular büyük ölçüde korunuyor.

  • Tatlı ve Acı Kaybı: Proteindeki azalma, özellikle tatlı ve acı tatların beyne iletilmesini engelliyor.

Covid-19 Sonrası Kalıcı Tat Kaybının Nedeni Belli Oldu

Hücresel Mimari Altüst Oldu

Sadece moleküler değil, yapısal bozulmalar da tespit edildi. Bazı hastaların tat tomurcukları normal görünse de, birçoğunda mikroskobik organizasyonun bozulduğu gözlemlendi. Bu durum, virüsün tat hücrelerinin dizilimini ve birbirleriyle olan iletişimini kalıcı olarak hasara uğrattığını gösteriyor.

Araştırmanın Önemli Bulguları

Yapılan testler sonucunda şu veriler elde edildi:

  • İncelenen 28 hastanın 8’inde tıbbi olarak "anormal" tat testi sonuçları çıktı.

  • 11 hasta özellikle tatlı gıdalardan zevk alamadığını bildirdi.

  • Hastaların çoğu hastaneye yatış gerektirmeyen, hafif vakalar olmasına rağmen hasarın kalıcı olduğu görüldü.

Kaynak: Haber Merkezi