Yaz aylarında ve nemli havalarda cilt yüzeyinde oluşan pembe, beyaz ya da kahverengi lekeler yüzeysel mantar enfeksiyonunun işareti olabiliyor. Halk arasında "samyeli" olarak tanımlanan tinea versikolor rahatsızlığı, derideki doğal mayaların aşırı çoğalmasıyla ortaya çıkıyor ve doğru korunma önlemleriyle kontrol altına alınabiliyor.
Bulaşıcı Değildir: Derideki Mayaların Çoğalmasıyla Oluşur
Acıbadem Taksim Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Koyuncu, tinea versikolor (pityriasis versikolor) enfeksiyonunun sanılanın aksine genellikle bulaşıcı bir nitelik taşımadığını ifade etti. Bu rahatsızlığın temel etkeni, insan derisinde doğal olarak ikamet eden Malassezia isimli maya türüdür. Söz konusu mantar türü, uygun ortamı bulduğunda kontrolsüz biçimde çoğalarak cilt yüzeyinde renk değişiklikleriyle seyreden hastalıklı tabloyu meydana getirmektedir.
Güneş Işığı Lekeleri Daha Belirgin Hale Getirir
Hastalık genellikle gövde, omuz, boyun ve kol bölgelerinde beyaz, sarımsı, pembe veya kahverengi lekeler biçiminde kendini gösterir. Etkilenen alanlarda ince pul pul dökülmeler, hafif kepeklenme ve özellikle sıcak ortamda kaşıntı görülebilir. Mantardan etkilenen cilt dokusu bronzlaşmadığı için güneşe çıkıldığında lekeler ile normal cilt arasındaki ton farkı artar; bu durum hastalar tarafından sıklıkla güneş lekesiyle karıştırılmaktadır.
Genç Yaş Grubu ve Yağlı Ciltler Risk Altında
Yüzeysel mantar enfeksiyonunu tetikleyen en önemli faktörler arasında sıcak ve nemli hava şartları, aşırı terleme, yağlı cilt yapısı, hormonal değişimler ve bağışıklık sisteminin baskılanması yer almaktadır. Erken yetişkinlik ve ergenlik dönemindeki bireyler, çocuk ve yaşlılara kıyasla daha yağlı bir cilt yapısına sahip oldukları için bu enfeksiyondan daha sık etkilenmektedir. Ayrıca bağışıklık direnci düşmüş kişiler de yüksek risk grubundadır.
Tanı Yöntemleri ve Güncel Tedavi Yolu
Hastalığın teşhisinde uzman bir dermatolog tarafından yapılan klinik muayene çoğunlukla yeterli gelmektedir. Gerekli durumlarda döküntülerden alınan kepeklerin mikroskop altında incelenmesi veya Wood lambası yardımıyla sarımsı-yeşil yansımanın tespit edilmesiyle tanı kesinleştirilir. Tedavide ketokonazol, çinko pirition veya selenyum sülfit içeren antifungal şampuan ve kremler tercih edilir. İnatçı vakalarda ise ağızdan alınan tabletler reçete edilebilir.
Tekrarlamayı Önlemek İçin Alınması Gereken Tedbirler
Mantar temizlense dahi cilt tonunun eşitlenmesi ayları bulabilir. Enfeksiyondan korunmak için terli kıyafetlerle kalınmamalı, terleme sonrası ılık duş alınarak pamuklu ve bol giysiler giyilmelidir. Çok sıcak banyolardan kaçınılmalı, cilt kuru tutulmalıdır. Geçmişte sık nüks yaşamış kişilerin, yaz aylarında koruyucu amaçlı haftada veya ayda birkaç kez antifungal şampuanları vücutlarında 5 dakika bekletip durulamaları önerilmektedir.
Sıcaklık ve nem oranlarının yükseldiği yaz mevsimlerinde, cildin florasında bulunan mikroorganizmaların dengesi kolayca bozulabilmektedir. Tinea versikolor gibi mantar kaynaklı dermatolojik problemler, estetik kaygıların yanı sıra yanlış teşhisler nedeniyle de gecikmeli tedavi edilebilmektedir. Bu durum uzman dermatolog kontrolünün önemini artırmaktadır.
Vücut mantarı, doğru tanı ve uygun antifungal ürünlerle başarıyla kontrol altına alınabilen bir dermatolojik rahatsızlıktır. Enfeksiyonun tamamen iyileşmesinin ardından cilt renginin eski haline dönmesinin zaman alabileceği unutulmamalıdır. Temel kişisel hijyen kurallarına uyulması, giysi seçimlerine dikkat edilmesi ve koruyucu şampuan kullanımı, nüks riskini minimuma indirmektedir.



