Eskişehir İtfaiye Daire Başkanı Dr. Mehmet Ali Çeliksoy, 25 Eylül - 1 Ekim Yangından Korunma ve İtfaiyecilik Haftası nedeniyle Eskişehir’e ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Eskişehir, yangın riski açısından son derece yüksek risk taşıyan alanlara sahip”
Çeliksoy, Eskişehir’in yangın riski açısından yüksek risk taşıdığını vurgulayarak, “Eskişehir, yangın riski açısından son derece yüksek risk taşıyan alanlara sahip. Özellikle Odunpazarı gibi bölgelerde yoğunlaşan eski ahşap yapılar ve bu yapıların birbirine yakın olması, ciddi anlamda yangın riski oluşturuyor. Biz de bu bölgelerde olabildiğince erken önlemler alarak ve incelemeler yaparak riskleri en aza indirmeye çalışıyoruz. Ayrıca Eskişehir bir sanayi kenti. Bundan gurur duyuyoruz. Ancak özellikle son dönemlerde sanayi yangınları, yani OSB ve benzeri alanlarda meydana gelen yangınlar, ciddi riskler taşıyor. Biz de son dönemde bu yangınlarla olabildiğince mücadele etmeye çalışıyoruz. Eskişehir'in yapısı gereği bu tür yangınları doğal karşılıyoruz. Ancak her zaman olduğu gibi, yangınlara karşı önceden önlem almak ve mücadele etmek son derece büyük önem taşıyor” dedi.
“Kış aylarında sobalar ve bacalarla ilgili ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor”
Önemsenmeyen durumların yangın riski taşıdığını söyleyen Çeliksoy, “Gerçekten bunu söylemekten imtina ediyorum. Ancak küçük gibi görünen yangın önlemleri konusunda önemli ihmallerimiz var. İnsanların kendi evlerinde, iş yerlerinde, sokaklarda ve kırsal alanlarda ihmal ettiği, önemsemediği bazı durumlar, aslında yangınların temel nedenlerini oluşturuyor Dolayısıyla evlerdeki elektrik tesisatları, yangın riskini olabildiğince artırıyor. Kış aylarında sobalar ve bacalarla ilgili ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor. Kırsal alanlarda ise özellikle yol kenarlarında biriken ve sararan otların üzerine atılan cam parçaları ya da sigara izmaritleri gibi, bizim önemsemediğimiz ancak sonuçları çok büyük olabilecek unsurlar, yangınların çıkış nedenleri arasında karşımıza çıkabiliyor” diye konuştu.
“Evimizde bulunuyorsak temel korunma noktasında gerekli önlemleri almak zorundayız”
Yangından korunmak için Eskişehir’de yürütülen faaliyetleri anlatan Çeliksoy, “Öncelikle, valiliğimiz tarafından acil afet yönetimi kapsamında yürütülen birçok farklı senaryoya ilişkin toplantılar ve tatbikatlar gerçekleştiriyoruz. Ancak bunun dışında ve her şeyden önce, yangın esnasında evimizde bulunuyorsak temel korunma noktasında gerekli önlemleri almak zorundayız. Yine sanayi bölgesindeki her türlü işletme, kendi içerisinde belirli şartları yerine getirmek durumunda. Bunlar nedir? İşletmeler kendi itfaiye teşkilatlarını kurabilirler. Bununla beraber, ilk müdahale sırasında kullanılabilecek ekipman, araç ve gereç envanterlerini güçlendirebilirler. OSB'nin zaten kurulu bir itfaiye teşkilatı var. Bu teşkilat daha üst seviyelere taşınabilir. Sonuç itibarıyla, tüm Eskişehir ve çevresindeki vatandaşlarımız kendi güvenlikleri açısından yangın önlemlerini olabildiğince alırlarsa ve işletmelerimiz de yangınlara yönelik riskleri mümkün olduğunca ortadan kaldırırsa, bunun çok ciddi sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Böylece şehir güvenliğinin daha üst seviyelere taşınacağını düşünüyorum” dedi.
“3100'ün üzerinde vakaya müdahalede bulunduk”
Çeliksoy, Eskişehir 2026 verilerini açıkladı. 3 binin üzerinde yangın meydana geldiğini anlatan Çeliksoy, “Biz verilerimizi her ayın sonunda alıyoruz. Ağustos sonu itibarıyla, yani yılın 8. ayı sonunda, 1197 yangına ve 1149 kurtarma olayına müdahale ettik. Toplamda ise 3000'i aşan, 3100'ün üzerinde vakaya müdahalede bulunduk. Bunların tamamı 112 kayıtlarında ve resmî kayıtlarımızda mevcut. Dolayısıyla bu rakamlar oldukça yüksek. 7/24 esasına göre çalışan ve 17 müdahale grubundan oluşan bir yapıdan bahsediyoruz. İş yükü ve müdahale yoğunluğu açısından gerçekten ciddi bir dönem geçirdik. Bunun birçok farklı nedeni var. Bu çerçevede özellikle kırsal yangınlarımızda, 2026 yılının bahar aylarında alınan yoğun yağışların oluşturduğu yeşillik ve bu yeşilliğin daha sonra sararması, bazı bölgelerde ekinlerin çok daha erken hasat edilebilmesi gibi etkenler, yangın riskini artırdı. Şehir içerisinde ise özellikle baca yangınları başta olmak üzere, kurtarma olayları kapsamında karşılaştığımız bazı risklerin artması, bu sayılara ulaşmamıza neden oldu. Bir kez daha ifade edelim: Herkes kendi önlemini ne kadar fazla alırsa, bu sayıların ve dolayısıyla yangın riskinin o kadar aşağıya düşeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“2027 yılı sonuna kadar toplamda 75 araca sahip olacağımızı düşünüyoruz”
Eskişehir’in yangınla mücadelede donanımına değinen Çeliksoy, 2028’e kadar 20 aracı bünyelerine kazandıracağının müjdesini verdi. Çeliksoy, “Şu anda Eskişehir Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığı olarak son derece yeterli ekipman, araç, gereç ve personelle çalışıyoruz. Ancak bu konuda özellikle Ayşe Başkanımızın kendi gözlemleri ve istişarelerimiz sonrasında Eskişehir İtfaiyesini olabildiğince güçlendirme konusunda son derece kararlı olduğunu söyleyebilirim. Biz öncelikle sizlerin aracılığıyla Başkanımıza ve üst düzey bürokratlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Bizim elimizde şu an müdahalede kullandığımız 63 aracımız var. Bunun 30'u arazi aracı, 22'si merdivenli araç, 4'ü kurtarma aracı, 1'i su altı ve su üstü kurtarma aracı. Ayrıca 6 tane de tabirle “bilek” dediğimiz, içerisinde tankı bulunan ve müdahalede kullanılabilecek şekilde donanıma sahip aracımız var. Toplam 63 araca ve 284 personele sahibiz. 2026 yılı içerisinde de 5 aracı daha envanterimize kazandırmış olacağız. Bunların 4'ü arazöz, 1'i ise 13 tonluk tanker olacak. Bununla beraber 2027 yılında 100 itfaiye eri alımı gerçekleştireceğiz. Bunların müjdesini Ayşe Başkanımız zaten basınla da paylaştı. 2028'e kadar toplam 20 yeni aracı da farklı niteliklerde, farklı yüksekliklerde ve teknolojileri üst düzey olan araçlardan seçerek envanterimize dahil etmeyi planlıyoruz. Planlamalarımız ve çalışmalarımız bu yönde. Böylece 2027 yılı sonuna kadar toplamda 75 araca sahip olacağımızı düşünüyoruz” dedi.

“Eskişehir, ilk 5 içerisinde”
Çeliksoy, yangınlarda müdahaleyi zorlaştıran en önemli unsurları açıklayarak vatandaşlara uyarılarda bulundu. Çeliksoy, “Ben öncelikle vatandaşımızın kendi eviyle ilgili olarak bazı uyarılarda bulunmak istiyorum. Biz bir ev yangınına ya da iş yeri yangınına gittiğimizde en fazla rahatsız olduğumuz konuların başında gereğinden fazla eşya ve atık geliyor. Bunlar dükkânın ya da evin içerisinde müdahalelerimizi riske sokan ve bizi ciddi anlamda sıkıntıya sokan durumlara dönüşebiliyor. Bunun dışında, söylediğiniz üzere şehrimizde trafik hâlâ çok ciddi bir sorun. Bu sorunla beraber bir müdahaleye giderken, siren ve ikazlarla ilerlememize rağmen maalesef fermuar sistemini yeterince uygulayamıyoruz. Bu nedenle bir vakaya ulaşma süremiz biraz daha uzayabiliyor ve müdahaleyi geciktirebiliyor. Yine dar sokaklar ve köşelere gelişigüzel şekilde park edilmiş araçlar, bizlerin hâlâ temel sorunları arasında yer alıyor. Bir müdahaleye, bir vakaya ulaşma konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Ayrıca şehrin bazı bölgelerinde elektrik tellerinin hâlâ yukarıdan geçtiğini görüyoruz. Dolayısıyla yüksek merdivenli araçlarımızla bu tellere takılma veya zarar verme noktasında bazı olaylarla da karşılaşıyoruz. Bunları topladığımızda, hepsi bizim vakaya ulaşmamız ve bunun sonrasında yangının büyümesi konusunda ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı olarak Türkiye'de vakaya erişim süresi açısından en önlerde yer alan, düşük dakika ve saniyelerle erişim sağlayan ilk beş şehir içerisindeyiz. Bunu iftiharla söylüyoruz. Eskişehir kırsalı da dâhil olmak üzere herhangi bir vakaya ulaşma ortalamamız beş buçuk ile altı dakika arasında. İtfaiye alanından çıkışımız ise 45 saniye ile 1 dakika arasında gerçekleşiyor. Bu sayede herhangi bir vakaya beş buçuk ile altı dakika arasında erişim sağlayabiliyoruz. Bunlar bizi gururlandırıyor. Ancak saydığımız nedenler, bu sürelerin uzamasına veya bu seviyelerde kalmasına neden olan durumlar olarak özetlenebilir” diye konuştu.
“Ekipmanlarını ve araçlarını temin ederek buradaki riski en aza indirebilirler”
Eskişehir’de son zamanlarda sıkça gündeme gelen sanayi alanındaki fabrikaların yanması konusuna değinen Çeliksoy, “Gerçekten bizim Organize Sanayi Bölgemiz, büyüklüğü ve kapasitesiyle sayılı bölgelerden bir tanesi. Burada zaten bir itfaiye teşkilatımız var. Her zaman onlardan da yararlanıyoruz ve birlikte müdahalelerde bulunuyoruz. Bu yapı, olabildiğince daha da güçlendirilebilir. Donanımı yüksek araçlar ve personel sayısıyla takviye edilebilir. Ama her şeyden önemlisi, her bir fabrika ve her bir sanayi tesisi kendi içerisinde temel önlemlerini almak durumunda. Stoklama alanlarının ve üretim yerlerinin güvenliğinin sağlanmasıyla birlikte, kendi bünyelerinde küçük de olsa 7/24 esaslı çalışabilecek itfaiye teşkilatları oluşturabilir, gerekli itfaiye ekipmanlarını ve araçlarını temin ederek buradaki riski en aza indirebilirler. Yani bir ihbarın gelmesinin ardından bizim beş buçuk, altı dakikada bir yere varmamıza kadar geçen sürede, kendi bünyelerindeki ekipler ilk bir veya iki dakika içerisinde yangına ya da o anda meydana gelen vakaya müdahale edebilirse, sonuçları çok daha kabul edilebilir seviyelerde tutabiliriz. Çok daha küçük müdahalelerle oradaki yangının veya vakanın büyümesine engel olabiliriz. Bunlar çok büyük yatırımlar. Bu yatırımlar içerisinde güvenlikle ilgili olabildiğince tedbir almalarının hem kendilerinin hem de şehrin güvenliği açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Herkes evin temizliğine nasıl dikkat ediliyorsa, yangın yönünden risk oluşturabilecek her türlü durumu da önemsemeli”
Vatandaşların dikkat etmesi gereken hususlara değinen Çeliksoy, olası felaketlere karşı 7/24 sahada mücadele verildiğini aktardı. Çeliksoy, “Her zaman Eskişehir Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığı olarak 7/24 esasıyla çalışıyoruz ve bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Bundan hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın. Her an görevdeyiz. Dikkatimiz ve motivasyonumuz yüksek bir şekilde bu süreci ve bu süreç içerisindeki vakaları takip ediyoruz. Ancak tabii ki tekrar tekrar söylediğim gibi, herkes öncelikle nasıl evinin temizliğine ya da üretimdeki malın niteliğine dikkat ediyorsa, evinde ve üretim alanında yangın yönünden risk oluşturabilecek her türlü durumu da önemsemeli. Öncelikle bunları ortadan kaldırmalı ve gerekli önlemleri almalı. Bunun sonrasında da tabii ki üretim içerisinde de evde de ne kadar dikkat ederseniz edin, ne kadar önlem alırsanız alın mutlaka birtakım durumlar yaşanabilir. Elektrik tesisatından, bacadan ya da herhangi bir unutkanlıktan kaynaklı yangınlar çıkabilir. Özellikle mutfak yangınlarında ateşin üzerinde yemek unutulması gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bunun sonrasında yangın daha farklı yerlere sıçrayabiliyor. Bunlar olabilecektir. Ancak inanıyorum ki çok küçük diye düşündüğümüz bu tedbirler alındığı takdirde, bahsettiğimiz rakamlar çok daha aşağı seviyelere inecektir. Ben bunu son derece önemsiyorum ve vatandaşlarımızla da paylaşmak istiyorum” diye konuştu.
“Acı durumlarla bir daha karşılaşmamak için elimizden gelen çabayı ve gayreti göstereceğiz”
Başta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür eden Çeliksoy, orman şehitlerini andı. Çeliksoy, “Sizin vesilenizle son olarak tüm ülkemizdeki itfaiye teşkilatlarının İtfaiye ve Yangından Korunma Haftası'nı kutluyorum. Şehit olan itfaiyecilerimize Allah'tan rahmet, yaralı itfaiyecilerimize sağlık ve esenlik diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Böylece sadece bir hafta değil, itfaiyenin bir şehir ve bir ülke için ne kadar önemli bir teşkilat olduğunu vatandaşlarımıza anlatmak ve vatandaşlarımızın dikkatini çekmek için bu tür haftaları bir fırsat olarak kullanıyoruz ve kullanmaya devam etmek istiyoruz. Yine bu noktada, son olarak Eskişehir olarak bu süreç içerisinde bizimle beraber şehrin güvenliği için cansiperane çalışan tüm kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve özel teşebbüslere saygı ve minnetlerimi sunuyorum. Bizim güçlenmemiz anlamında bizlere her zaman güç veren ve yangınlarda da birlikte mücadele ettiğimiz başta Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce ve ekibine, tüm çalışma arkadaşlarıma canıgönülden teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. İnşallah bundan sonra ülke genelinde, son dönemde birkaç ilimizde yaşadığımız şehitler gibi acı durumlarla bir daha karşılaşmamak için elimizden gelen çabayı ve gayreti göstereceğiz. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin dışında yaralı olan ve sağlık problemi yaşayan personellerimize de acil şifalar diliyorum” dedi.





