Anayasa Mahkemesi (AYM), ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören iki öğrenciye verilen okul değiştirme cezalarına ilişkin yapılan bireysel başvuruda tarihi ve emsal nitelikte bir karara imza attı. Resmî Gazete’de yayımlanan kararda yüksek mahkeme, öğrencilere uygulanan disiplin cezalarının temel dayanağını oluşturan yönetmeliğin herhangi bir kanuna dayanmadığını belirterek Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Başvuruya Konu Olaylar Ve Disiplin Soruşturmaları
Yüksek Mahkeme’nin gündemine taşınan olaylarda iki farklı disiplin cezası dosyası birleştirilerek karara bağlandı:
-
İlk Başvuru: 2024 yılında okul idarecileri ve öğretmenlere yönelik sözlü saldırıda bulunduğu iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye, okul yönetimi tarafından başka bir liseye nakil (okul değiştirme) cezası verildi. İdari yargı yollarından sonuç alamayan öğrenci dosyayı AYM'ye taşıdı.
-
İkinci Başvuru: Yine 2024 yılında sosyal medya üzerinden eğitimi engelleme ve başka bir öğrenciyi tehdit etme suçlamasıyla disipline sevk edilen diğer bir öğrenciye de aynı ceza uygulandı. İdari itirazların reddedilmesinin ardından bireysel başvuru hakkı kullanıldı.
"Disiplin Cezalarını Düzenleyen Kanuni Bir Temel Yok"
Bireysel başvuruları inceleyen Anayasa Mahkesi, söz konusu disiplin cezalarının Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak verildiğini saptadı. Ancak Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklerin yalnızca kanunla sınırlanabileceği ilkesine vurgu yapan AYM, kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
"Disiplin cezalarını gerektiren eylemleri ve suçların çerçevesini genel hatlarıyla da olsa belirleyen kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır. Cezaların dayandığı yönetmelik herhangi bir yasaya dayanmamakta olup, uygulanan yaptırımların kanuni temeli yoktur."
Eğitim Hakkı İhlal Edildi, Ayrımcılık İddiası Reddedildi
Anayasa Mahkemesi, kanuni dayanaktan yoksun yönetmelik maddeleriyle öğrencilerin örgün eğitim ortamlarının değiştirilmesini ve mevcut okul düzenlerinden koparılmasını Anayasa'nın 42. maddesinde yer alan eğitim hakkının ihlali olarak değerlendirdi.
Öte yandan başvurucuların "ayrımcılığa uğradıkları" yönündeki iddiaları ise Yüksek Mahkeme tarafından reddedildi. AYM'nin bu kararıyla birlikte Millî Eğitim Bakanlığı'nın ortaöğretim disiplin yönetmeliğini kanuni bir çerçeveye oturtacak yasal düzenleme yapması gerekliliği doğdu.





