İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yasaklı madde ticareti, yasa dışı kumar ve fuhuş iddialarıyla başlattığı soruşturma, ele geçirilen teknik bulgularla bir "şantaj ve casusluk" dosyasına dönüştü. Operasyon kapsamında gözaltına alınan otel sahibi Muzaffer Yıldırım’a ait Şişli’deki “İstanbloom” isimli rezidansta yapılan detaylı aramalarda, modern suç tarihinin en kapsamlı dijital arşivlerinden birine ulaşıldı. Depo alanlarında gizlenmiş yüzlerce yüksek kapasiteli flaş bellek, şifrelenmiş sabit diskler ve yüzlerce CD, adli bilişim uzmanları tarafından incelemeye alındı.

Özel Tasarlanmış 6 VIP Odada Teknik Düzenekler

Soruşturmanın en can alıcı noktasını, Bebek Otel bünyesindeki 6 özel VIP odasına dair teknik tespitler oluşturuyor. Emniyet güçlerinin yaptığı mikroskobik aramalarda; duman dedektörleri, priz içleri ve dekoratif objelerin içerisine gizlenmiş, yüksek çözünürlüklü görüntü ve ses kaydı yapabilen sistemlerin izine rastlandı. İddiaya göre bu odalar, özellikle "önemli" misafirlerin ağırlandığı süreçlerde aktif hale getirilerek, mahrem anların saniye saniye kaydedilmesi için kullanıldı.

Hayalet Teras: Sadece "Özel Kart" ve Referansla Giriş

Tanık beyanları, otelin en üst katında adeta dış dünyadan izole bir "üs" kurulduğunu ortaya koydu. Terasta düzenlenen ve sadece 50 kişilik kontenjanı olan elit partilere girişin, standart otel prosedürlerinin çok dışında olduğu belirlendi. Sadece özel çipli kartlarla çalışan asansörler vasıtasıyla ulaşılan bu alanın, denizden veya çevredeki binalardan görülmemesi için özel mimari önlemlerle kapatıldığı tespit edildi. Bu kapalı devre sistemde, ünlü isimlerin ve üst düzey iş insanlarının sahte isimlerle (check-in yapmadan) konaklatıldığı ve kayıt altına alındığı iddia ediliyor.

Yapay Zekâ ve Yüz Tanıma: Maskeler Düşecek mi?

Savcılık, ele geçirilen devasa ve şifreli dijital verileri çözmek için teknolojik bir seferberlik başlattı. Oluşturulan özel bilirkişi heyeti, yapay zekâ destekli yüz tanıma ve biyometrik analiz yazılımlarını devreye alacak. Bu sistemler sayesinde:

  • Görüntülerdeki kişilerin kimlikleri, düşük ışıkta bile olsa netleştirilecek.

  • Tespit edilen yüzler, şüpheli otel kayıtları ve kamuya açık verilerle eşleştirilecek.

  • Görüntülerin kurgulanıp kurgulanmadığı veya şantaj mesajlarında kullanılıp kullanılmadığı analiz edilecek.

Kumar Çetelelerinde 30 Dev İsim

Aramalarda ulaşılan sadece görüntüler değildi. Rezidanstaki gizli bölmelerde ele geçirilen "çetele defterleri", yasa dışı kumarın boyutunu da ortaya koydu. Bu defterlerde, Türkiye’nin tanınmış 30’dan fazla iş insanının isminin yer aldığı ve karşılarında milyon dolarlara varan borç-alacak kalemlerinin bulunduğu ileri sürüldü.

Muzaffer Yıldırım, ifadesinde tüm bu iddiaları reddederek otelinin kurumsal bir yapıda olduğunu ve yasa dışı hiçbir eyleme müsaade etmediğini savundu. Ancak adli tıp ve bilişim raporlarının gelmesiyle birlikte, cemiyet hayatında "kimlerin bu arşivde yer aldığı" korkusunun başladığı belirtiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ