Ortadoğu’nun jeopolitik haritası, ABD’li senatör Lindsey Graham’ın İsrail ziyaretinde yaptığı itiraf niteliğindeki açıklamalarla sarsıldı. Klasik diplomatik dili bir kenara bırakan Graham, bölgedeki kanlı süreci "teolojik bir hesaplaşma" olarak tanımlayarak, modern dünyanın alışık olmadığı kadar sert bir dinsel retoriği devreye soktu.
Lindsey Graham: “Diplomasi Bitti, Bin Yıllık Din Savaşı Başladı”
ABD’li Evanjelist Senatör Lindsey Graham, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de gerçekleştirdiği temasların ardından yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki çatışmaların sadece toprak ya da enerji kavgası olmadığını, özünde bir "din savaşı" olduğunu ilan etti. Graham’ın, "Şu anda karşı karşıya olduğumuz tablo, sadece bugünü değil, Ortadoğu’nun önümüzdeki bin yıllık gidişatını ve kaderini belirleyecek bir karar anıdır" sözleri, bölgedeki askeri hareketliliğin aslında çok daha köklü ve dini bir ajandaya hizmet ettiğinin açık bir itirafı olarak yorumlandı.
İran ve Arap Ülkelerine “Müttefiklik” Gözdağı
Graham’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri de, ABD’nin bölgedeki geleneksel müttefiklerine yönelik sert tutumu oldu. İran’a yapılması planlanan olası saldırıların diplomatik yollarla engellenmesi girişimlerinden duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen Graham, "Eğer bölgedeki Arap ülkeleri, İran’a yönelik operasyonları durdurmak için araya girdilerse, bu büyük bir hayal kırıklığıdır. Böyle müttefik olmaz olsun" diyerek, Washington’daki şahin kanadın bölgedeki "tavizsiz" stratejisini deşifre etti.
Koray Kamacı: “Ezoterik ve Teolojik Bir Kuşatma Altındayız”
Senatör Graham’ın bu çıkışını değerlendiren Tarihçi-Yazar Koray Kamacı, meseleyi sadece siyaset bilimiyle okumanın eksik kalacağını vurguladı. Kamacı, "Graham’ın sözleri, bizim yıllardır dikkat çektiğimiz ezoterik ve teolojik boyutun kanıtıdır. 21. yüzyılda bizler aslında modern bir Haçlı zihniyetiyle karşı karşıyayız. Bu yapılar, kutsal metinleri jeopolitik bir rehber gibi kullanarak bölgeyi kaosa sürüklüyorlar" dedi.
Kamacı, özellikle bu "kutsal savaş" kurgusunun merkezinde Türkiye’nin de yer aldığını belirterek şu uyarılarda bulundu: "Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmekten çekinen güçler, teolojik bir meşruiyet zemini hazırlayarak bölgedeki vekilleri üzerinden saldırıyor. Ortadoğu’da taşlar, bin yıl önceki Haçlı seferlerini andıran bir motivasyonla yerinden oynatılıyor. Türkiye bu sınavda hem askeri hem de entelektüel anlamda direnç göstermek zorunda."
Yeni Dönemin Tehlikeli Sinyalleri
Uzmanlar, Graham gibi etkili bir siyasetçinin "din savaşı" vurgusu yapmasının, bölgedeki aşırılıkçı akımları daha da körükleyebileceğinden endişe ediyor. Diplomatik kanalların tıkandığı ve yerine "ilahiyat temelli savaş" söylemlerinin geçtiği bu yeni dönem, Ortadoğu’da geri dönüşü zor bir kırılma noktasına işaret ediyor.


