Eskişehir’de yıllardır gençlik festivalleri yapılıyor. Konserler düzenleniyor, etkinlikler gerçekleştiriliyor, meydanlar doluyor. Ama Odunpazarı 3D Gençlik Festivali’nin farklı bir noktaya geldiğini kabul etmek gerekiyor. Çünkü burada mesele sadece gençlerin eğlenmesi değil, gençlerin söz sahibi olması.

Bugün Türkiye’de gençlerle ilgili en büyük sorunlardan biri şu: Herkes gençler adına konuşuyor ama gençlerin kendisini çok az dinliyoruz. Onlara sürekli ne yapmaları gerektiği anlatılıyor ama ne düşündükleri yeterince sorulmuyor. İşte festivalin en dikkat çekici tarafı burada ortaya çıkıyor.

Kanlıkavak Parkı’nda kurulan ortam aslında klasik bir festival alanından çok daha farklı bir görüntü verdi. Belediye başkanlarının gençlerle aynı masaya oturması, soruları doğrudan dinlemesi, eleştirilere açık olması önemliydi. Çünkü demokrasi biraz da budur. Sadece seçim zamanı vatandaşı hatırlamak değil, normal zamanda da aynı masada oturabilmek.

Özellikle “Gençler Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor” etkinliği bence festivalin en değerli bölümlerinden biri oldu. Gençlerin bazı taleplerine anında dönüş yapılması da önemliydi. Çünkü gençler artık sadece dinleyen tarafta olmak istemiyor. Karar mekanizmasının içinde yer almak istiyor.

Zaten yeni kuşak tam olarak böyle düşünüyor. Katılmak istiyor, sorgulamak istiyor, fikir üretmek istiyor. Sadece konserle, sadece sosyal medya paylaşımıyla tatmin olan bir gençlikten bahsetmiyoruz artık. Kentine dair söz söylemek isteyen bir gençlik var.

Festivalin “dinleme, diyalog ve dayanışma” teması da bu yüzden kıymetliydi. Açık konuşalım, bugün toplumun en büyük problemlerinden biri birbirimizi dinlememek. Herkes konuşuyor ama kimse karşısındakini anlamaya çalışmıyor. Özellikle siyasette bu durum daha da belirgin hale geldi. O nedenle Ayşe Ünlüce’nin “birbirimizi dinlemeye ihtiyacımız var” vurgusunu önemli buluyorum.

Festivalin sadece eğlenceye sıkışmaması da dikkat çekiciydi. Afet farkındalık eğitiminden medya söyleşilerine, yoga etkinliklerinden sanat buluşmalarına kadar geniş bir içerik oluşturulmuş. Özellikle medya üzerine yapılan söyleşi çok değerliydi. Çünkü bugün gençlerin doğru bilgiye ulaşması, medya okuryazarlığı kazanması ve sorgulama refleksi geliştirmesi her zamankinden daha önemli.

Bir başka önemli detay ise şu: Festivalde sürekli “katılım” vurgusu yapılıyor. Bu çok doğru bir yaklaşım. Çünkü gençlere alan açmadan, onları sürecin içine dahil etmeden “gençlik politikası” üretmek artık mümkün değil.

Tabii burada belediyelere de önemli görev düşüyor. Gençlerle kurulan iletişimin sadece festival dönemlerinde kalmaması gerekiyor. Asıl mesele, yılın geri kalanında da aynı diyaloğu sürdürebilmek.

Ama şunu net söylemek lazım… Eskişehir, gençlik konusunda Türkiye’de birçok şehre göre hâlâ önemli bir avantaja sahip. Üniversite kültürü, sosyal yaşamı, sanat ortamı ve kamusal alanlarıyla gençlerin nefes alabildiği şehirlerden biri olmayı sürdürüyor.

3D Gençlik Festivali de bunun en görünür örneklerinden biri haline geliyor.