TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu, tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açan zirai don olayını tüm yönleriyle ele alan taslak raporunu hazırladı. Raporda iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri, erken uyarı sistemleri ve üretici destek mekanizmaları öne çıktı.
Komisyonun Çalışmaları
AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz başkanlığında yürütülen komisyon, 14 Mayıs 2025’te başladığı çalışmalarını tamamladı. Kamu kurumları, üniversiteler, meslek örgütleri ve üretici temsilcilerinden bilgi alınarak saha ziyaretleri gerçekleştirildi. Hazırlanan rapor 8 bölüm ve yaklaşık 420 sayfadan oluşuyor.
Zirai Donun Etkileri
Korkmaz, geçen yıl nisan ayında yaşanan zirai donun tarımsal üretimde verim ve kalite kayıplarına yol açtığını, üreticiler açısından önemli ekonomik zararlar doğurduğunu belirtti. Bu olayın, tarım sektörünün iklim kaynaklı riskler karşısındaki kırılganlığını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Erken Uyarı Sistemlerinin Önemi
Raporda, zirai don kaynaklı kayıpların azaltılmasında erken uyarı ve tahmin sistemlerinin kritik rol oynadığı ifade edildi. Meteorolojik gözlem ağlarının yaygınlaştırılması, yüksek çözünürlüklü tahmin modellerinin geliştirilmesi ve üreticilere SMS, mobil uygulama gibi dijital kanallardan hızlı bilgi aktarımı önerildi. Ayrıca ulusal düzeyde merkezi bir veri tabanı oluşturulması gerektiği belirtildi.
Önleyici Uyum Yaklaşımı
Taslak raporda, tarım politikalarının afet sonrası müdahale anlayışından önleyici uyum yaklaşımına geçmesi gerektiği vurgulandı. Uzun vadeli iklim adaptasyon planlarının hazırlanması, bölgesel risk haritaları ve iklim projeksiyonları doğrultusunda üretim desenlerinin yeniden değerlendirilmesi önerildi. Yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi ve güneş enerjisi uygulamalarının yaygınlaştırılması da raporda yer aldı.
Üretici Destekleri ve Alım Garantisi
Raporda, üreticilerin gelir kaybını telafi edecek finansal desteklerin önemine dikkat çekildi. Donla mücadelede aktif ve pasif yöntemlerin bilimsel kriterler doğrultusunda desteklenmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca sözleşmeli üretim ve alım garantisi mekanizmalarının güçlendirilmesi, üretici gelirlerinin korunması ve tarıma dayalı sanayinin ham madde temininde sürekliliğin sağlanması açısından kritik görüldü.





