Sosyal medya platformlarında sunulan idealize edilmiş yaşam ve beden standartları, özellikle gençlerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamasına yol açarak psikolojik sorunlara ve düzensiz beslenme davranışlarına zemin hazırlıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, bu durumun ergenlik dönemindeki bireyler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu.

Dijital Ortamdaki Kıyaslama Eğilimi Sosyal medyanın günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, bireylerin kendi yaşantılarını ve fiziksel görünümlerini başkalarıyla kıyaslama eğilimini ciddi oranda artırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, sürekli karşılaşılan kusursuzluk algısının, kişinin kendini yetersiz hissetmesine ve beden algısının zedelenmesine yol açtığını belirtiyor. Dijital mecralarda öne çıkan belirli beden standartları; toplumsal beklentiler ve pazarlama stratejileriyle birleştiğinde, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin fiziksel görünümlerinden duydukları memnuniyeti büyük ölçüde azaltıyor. İdealize edilmiş imajlara maruz kalmak, düşük benlik saygısı ve çeşitli psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor.

Çevresel Etkenler ve Beden Algısı Beden algısı; kişinin fiziksel görünümüne dair bireysel deneyimlerinin yanı sıra kültürel değerler, toplumsal normlar, akran ilişkileri ve medya gibi çevresel faktörlerden doğrudan etkilenen çok boyutlu bir kavram olarak öne çıkıyor. Uzman Klinik Psikolog Tezel, bu algının olumsuz yönde geliştiği durumlarda bedensel memnuniyetsizliğin kalıcı hale gelebildiğini vurguluyor. Bireyin mevcut fiziksel durumu ile ulaşmayı hedeflediği ideal beden arasındaki farkın açılması; değersizlik, yetersizlik ve sürekli kendini eleştirme gibi psikolojik zorlukları artırarak kişinin genel ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.

Bedenle kurulan olumsuz ilişki, kişilerin beslenme alışkanlıklarında köklü ve zararlı değişikliklere neden olabiliyor. Bireyin kendi bedenine yönelik olumsuz tutumlarının yansıması olan "Bedenimi sevmiyorum, zaten sağlıklı değilim, bana iyi gelmeyen şeyleri tüketebilirim" şeklindeki düşünceler, kişileri sağlıksız seçimlere yönlendiriyor. Bedenine saygı duymakta zorlanan kişiler, rasyonel değerlendirmelerden ziyade yoğun duygularının etkisiyle hareket ederek yeme atakları ve düzensiz beslenme döngüsüne hapsolabiliyor.

Uzmanlar, olumsuz beden algısının bilhassa ergenlik döneminde bilinçsiz diyetlere ve tehlikeli kilo kontrol yöntemlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Yeme ataklarını yönetemeyen, yeme davranışlarının ardından suçluluk veya çaresizlik hisseden ve bu durumdan günlük yaşantısı olumsuz etkilenen bireylerin mutlaka ruh sağlığı desteği alması tavsiye ediliyor. Bu kritik süreçte ailelerin, gençlerin beslenme ve beden algısına yönelik tutumlarını yakından gözlemlemesi ve ihtiyaç halinde zaman kaybetmeden profesyonel yardıma başvurmaları büyük önem taşıyor.

Kaynak: Haber merkezi