Adalet Bakanlığı öncülüğünde, çocuk suçluluğunun ve çocukların yasa dışı yapılarca suça sürüklenmesinin kalıcı olarak engellenmesi amacıyla Türkiye genelinde tarihi bir seferberlik başlatıldı. Suç mekanizmalarını henüz oluşmadan kaynağında kurutmayı hedefleyen bakanlık; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile ortaklaşa dev bir komisyon kurdu. Yeni yasal ve sosyal uygulama kapsamında, özellikle 11 yaşından itibaren risk grubunda yer aldığı, suça meyilli olduğu veya suça sürüklendiği saptanan çocukların okul hayatı, arkadaş çevresi ve en önemlisi aile içi ilişkileri düzenli olarak takibe alınacak. Kurulacak ortak veri havuzu sayesinde çocukların geçmiş süreçleri anlık analiz edilirken, ihmali veya kusuru saptanan ailelere yönelik de ciddi cezai yaptırımlar ve sosyal zorunluluklar devreye sokulacak.

Suça Sürüklenen Çocuk

Okullarda "Erken Uyarı" ve Yakın Takip Dönemi

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sürecin tam merkezinde yer alacağı yeni sistemle birlikte, okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık (PDR) servisleri adeta birer erken uyarı istasyonuna dönüştürülecek. Özellikle suç eğiliminin ve davranış değişikliklerinin ilk baş gösterdiği ortaokul çağındaki çocuklar mercek altına alınacak. Öğretmenler ile rehberlik uzmanları arasındaki koordinasyon en üst seviyeye çıkarılarak şu kriterler dijital sistem üzerinden ayrıntılı biçimde izlenecek:

  • Kronik Okul Devamsızlığı: Çocuğun okuldan uzaklaştığı saatlerdeki sosyal çevresi saptanacak.

  • Disiplin ve Uyum Sorunları: Sınıf içi ve okul bahçesindeki şiddet eğilimleri kayıt altına alınacak.

  • Akademik Başarıda Ani Düşüş: Çocuğun odağını kaybetmesine yol açan dışsal faktörler (dijital bağımlılık, kötü arkadaş çevresi vb.) incelenecek.

Veriler Bakanlıkların Ortak Havuzunda Toplanacak

Projenin en teknik ve stratejik hamlesi ise kurumlar arası bürokrasiyi ve hantallığı ortadan kaldıracak olan "Ortak Veri Havuzu" olacak. Adalet Bakanlığı’nın adli sicil ve mahkeme verileri, MEB’in e-Okul sistemi ve Aile Bakanlığı’nın sosyal yardım/hizmet dataları tek bir yapay zekâ destekli havuzda birleştirilecek. Böylece risk altındaki bir çocuğun röntgeni saniyeler içinde çekilebilecek. Elde edilen veriler doğrultusunda, daha çocuk bir suça karışmadan veya adli bir vakaya dönüşmeden önce ihtiyaç duyduğu pedagojik, psikolojik ve eğitsel destek mekanizmaları refleks olarak devreye alınacak.

Adalet Bakanı Gürlek

Ailelere Sosyal Destek ve Ağır Cezai Yaptırım Kalkanı

Uzmanlar, çocukların suç dünyasına yönelmesinde aile içi parçalanmalar, ev içi şiddet, ihmal, ekonomik sıkıntılar ve denetimsizlik faktörlerinin başrol oynadığına dikkat çekiyor. Bu bağlamda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki sosyal hizmet uzmanları, riskli çocukların evlerine periyodik saha ziyaretleri gerçekleştirecek.

Hazırlanacak detaylı raporlar doğrultusunda ekonomik yetersizlik varsa sosyal yardımlar, aile içi iletişim kopukluğu varsa zorunlu rehberlik ve psikolojik destek süreçleri başlatılacak. Ancak tüm bu sosyal desteklere rağmen çocuğunu denetlemeyen, suça karışmasına göz yuman, eğitim hayatından koparan veya çocuğu üzerinde yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek onun suça sürüklenmesine zemin hazırlayan ailelere yönelik adli ve cezai yaptırımlar uygulanacak.

Güvenlik Ekseninden Sosyal Korumaya Geçiş

Adalet Bakanlığı yetkilileri, çocuk suçluluğu konusunun sadece bir asayiş ve güvenlik problemi olarak okunamayacağını; olayın sosyolojik, ekonomik ve psikolojik boyutlarının eş zamanlı tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor. Kurulan bu üçlü bakanlık komisyonunun temel gayesi, çocukları parmaklıklar arkasına göndermek değil; onları korumak, suç şebekelerinin elinden çekip almak ve topluma sağlıklı, eğitimli birer birey olarak kazandırmak olacak. Pilot bölgelerde başlayacak uygulamanın kısa sürede 81 ilde aktif hale getirileceği öğrenildi.

Kaynak: Haber Merkezi