Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk, vücudun sıvı-elektrolit dengesini doğrudan etkiliyor. Uzman diyetisyenler, metabolizmanın sağlıklı işleyişini sürdürebilmesi için iftar ile sahur arasındaki dar zaman diliminde su tüketiminin belirli bir stratejiyle yapılması gerektiğini vurguluyor.

İdeal Hidrasyon İçin Kilo Başına Sıvı Hesabı
Ramazan süresince günün 12 ila 15 saati oruçla geçerken, vücut fonksiyonlarının aksamaması için yeterli hidrasyonun sağlanması hayati önem taşıyor. Normal şartlarda yetişkin bir bireyin günlük sıvı gereksinimi kilo başına ortalama 30-35 ml olarak hesaplanıyor; bu da yaklaşık 2,5-3 litreye tekabül ediyor. Beslenme uzmanları, oruç tutanların bu miktarın en az 2-2,5 litresini saf sudan karşılaması gerektiğini belirtiyor. Yetersiz sıvı alımının en büyük risklerinden biri de beynin susuzluk sinyallerini açlık hissiyle karıştırmasıdır. Bu durum, bireylerin ihtiyaç duymadıkları halde fazla kalori almasına ve sindirim sorunları yaşamasına zemin hazırlayabiliyor.
Mideyi Yormayan Doğru Su İçme Teknikleri
Sıvı tüketiminde miktar kadar tüketim şekli de sindirim sistemi sağlığı için kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, sahurda suyu bir anda ve fazla miktarda içmek yerine, yudum yudum ve öğün geneline yayarak tüketmeyi öneriyor. İftar ile sahur arasındaki sürede toplam 1,5-2 litre suyun, yaklaşık yarım saatlik veya bir saatlik aralarla birer bardak şeklinde içilmesi tavsiye ediliyor. Suyun aniden mideye gönderilmesi organları yorarken, zamana yayılan tüketim emilimi artırıyor ve böbreklerin işleyişini kolaylaştırıyor. Ayrıca çok soğuk su içmekten kaçınılması, mide duvarının korunması açısından uzmanlarca özellikle hatırlatılıyor.
![]()
Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan çay, kahve ve şekerli içeceklerin suyun yerini tutmadığı, aksine vücuda bazı dezavantajlar yüklediği biliniyor. Kafeinli içecekler diüretik etkileri nedeniyle vücuttan su atılımını hızlandırarak dehidrasyonu tetikliyor. Şeker ilaveli hazır meyve suları ve kompostolar ise kan şekerini hızla yükselterek organların iş yükünü artırıyor. Bu süreçte hücresel susuzluğu artıran aşırı tuzlu, yağlı ve baharatlı gıdalardan uzak durulması, gün boyu yaşanacak hararet hissini minimize etmek adına temel bir önlem olarak kabul ediliyor.
