Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Ortak Gelecekte Biriz” paneli gerçekleştirildi. Başkanlığın Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Terörsüz Türkiye sürecinin siyasi, toplumsal ve güvenlik boyutları ele alındı. Panelde farklı kurum ve kuruluşlardan temsilciler, sürecin ilerleyişine ve geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı.
Panelin koordinatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Kasım İleri üstlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Basın İlan Kurumu (BİK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ve Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu panelde konuşmacı olarak yer aldı.
"Sürecin sahibi tüm Türkiye’dir"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde terörle mücadelede önemli adımlar atıldığını belirterek, bu süreçte siyasi istikrarın etkili olduğunu söyledi. Geçmiş dönemlerde terörü sona erdirmek amacıyla farklı yaklaşımların denendiğini ancak bunların başarıya ulaşamadığını ifade eden Gül, siyasi istikrarsızlık ve krizlerin bu girişimleri olumsuz etkilediğini kaydetti.
Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi liderliğinin ve AK Parti döneminde gerçekleştirilen demokratik reformların önemli rol oynadığını dile getiren Gül, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun TBMM'de milli iradenin yüzde 95'ini temsil eden milletvekillerinin katılımıyla oluşturulduğunu hatırlattı.
Türkiye'de etnik gruplar arasında bir çatışma yaşanmadığını vurgulayan Gül, terör sorununun halklar arasında bir mücadele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un önemine değinen Gül, sürecin toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini belirterek, “Bu sürecin sahibi annelerdir, gençlerdir, tüm Türkiye'dir” dedi.

"Süreç sağlıklı şekilde ilerliyor"
MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, terörün sona erdirilmesine yönelik çalışmalara devlet kurumlarının destek verdiğini belirtti. Türkiye'nin terörle mücadele deneyiminin kendine özgü bir model ortaya koyduğunu ifade eden Köse, geçmişte yürütülen girişimlerin siyasi ve kurumsal uzlaşı eksikliği nedeniyle istenen sonucu vermediğini söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecinde en önemli aşamalardan birinin terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakma süreci olduğunu kaydeden Köse, Irak'ın kuzeyindeki bazı bölgelerde de ilerleme sağlandığını dile getirdi. Sincar, Gara ve Metina bölgelerinde çok sayıda mağaranın boşaltıldığını belirten Köse, sürecin sağlıklı biçimde ilerlediğini değerlendirdi.
Sürecin sekteye uğramasını isteyen çevrelerin bulunabileceğine dikkati çeken Köse, güvenlik alanında atılan adımların ve toplumsal uzlaşının mevcut aşamaya ulaşılmasında etkili olduğunu ifade etti.

"Geçmişimiz ve geleceğimiz bir"
BİK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Terörsüz Türkiye sürecinin altyapısının tamamlandığını söyledi. İletişim Başkanlığının “Ortak Gelecekte Biriz” sloganına değinen Çetintaş, Türkiye'nin ortak geçmiş ve aidiyet duygusuna sahip olduğunu belirtti.
Türkiye'nin farklı etnik gruplarıyla ortak bir tarih ve gelecek paylaştığını ifade eden Çetintaş, geçmişteki birlik duygusunun gelecekteki toplumsal aidiyeti de güçlendirdiğini kaydetti.

"Toplum sürecin başarıya ulaşmasını istiyor"
SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, yaklaşık iki yıldır devlet politikası olarak yürütülen Terörsüz Türkiye sürecine yönelik toplumsal desteğin arttığını belirtti. Sürece temkinli yaklaşan kesimlerin de bulunduğunu ifade eden Miş, bu tutumda Türkiye'nin geçmişte yaşadığı terör tecrübelerinin etkili olduğunu söyledi.
Toplumun sürecin Meclis'te geniş mutabakatla yürütülmesini ve devlet kurumlarının eş güdüm içinde çalışmasını önemsediğini dile getiren Miş, bundan sonraki aşamalarda da aynı yöntemin sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Miş, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetilmesinin önemine de dikkat çekti.

"Dezenformasyona karşı dikkatli olunmalı"
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu ise Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca ülke içindeki gelişmelerden ibaret olmadığını, süreci etkilemek isteyen farklı aktörlerin de bulunduğunu söyledi. Dezenformasyonun etkili biçimde kullanıldığı bir dönemde olunduğunu belirten Müderrisoğlu, sahadaki gelişmelerin düzenli takip edilmesi ve kamuoyuna doğru aktarılması gerektiğini ifade etti.

Karşıt görüşlerin düşman olarak görülmemesi, bu görüşlerin anlaşılması ve dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Müderrisoğlu, sürecin bir ikna ya da görüş empoze etme çalışması olmadığını kaydetti. Müderrisoğlu, ortak bir dilin oluşturulmasında özellikle gençlerin önemli rol üstleneceğini dile getirdi.




