Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi (UASK) 2024, Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde devam ediyor. Kongre çerçevesinde, UASK 2024 Kongre Başkanı Prof. Dr. Halit Çınarka, ASYOD Başkanı Prof. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, Kongre Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Ersin Günay, ASYOD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, ASYOD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akın Kaya, UASK 2024 Kongre Basın İlişkileri Sorumlusu Doç. Dr. Aydın Balcı'nın katılımıyla basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda konuşan UASK 2024 Kongre Başkanı Prof. Dr. Halit Çınarka, 2015’de ilkini bu yıl 9’uncusunu yaptıkları Uluslararası katılımcı Akciğer Sağlığı Kongresi’nde Türkiye’deki yaklaşık bin 500 uzman, asistan meslektaşlarıyla bu kongreyi gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Akciğer sağlığı denildiğinde Türkiye’de özellikle pandemide göğüs hastalıklarının başat rol oynadığı beraberindeki diğer branşlarında yer aldığı zorlu bir süreç yaşadıklarını hatırlatan Çınarka, “Bu noktada göğüs hastalıkları branşının önemini pandemi vesilesiyle bir kez daha görmüş olduk. Pandeminin artçılarını kongrede görüyoruz. Depremin getirdiği solunum problemlerini kongrede görüşüyoruz. 11 eş zamanlı oturum şeklinde hem göğüs hastalıkları ve cerrahisini ilgilendiren kursla başladık. 450 katılımcının eşlik ettiği bu kurslarda pratik uygulamaları uzman arkadaşlarımızla paylaştık. 45 ana oturumun olduğu salonlarda; oldu sunumları panel, sempozyumlar yuvarlak masa toplantıları ve farklı formatlarda faydalı, yoğun katılımla hazırlanan teorik bir program hazırladık. İlk günden itibaren yoğun bir katılım var. 141 tane sözlü bildirimi oturumu, 315 tanede poster bildirimi sunumu olacak” diye konuştu.

Çınarka, kongreye 14’ü yabancı olmak üzere 265’i yerli 279 adet sözlü konuşmacı, oturum başkanı ve bildiri sunan hocaların olduğunu kaydetti.
ASYOD’un kurulduğu 2012 yılından bu yana marka olarak her gün çıtayı yükselterek yoluna devam ettiğine değinen Çınarka, her kongrelerinin üst düzeylerde katılımlar sağlandığını ve katılımcılara faydalar sağladığını sözlerine ekledi.

"Her yıl kongrede bir araya geliyor"
ASYOD Başkanı Prof.Dr. Ahmet Emin Erbaycu, her yıl olduğu gibi bu yılda Akciğer ve Yoğun Bakım Derneği olarak tüm meslektaşlarıyla kongrede bir araya geldiklerini söyledi. Kongrede güncel bilgileri paylaşmanın yanındaki sonraki döneme ait araştırmaları tıbbi uygulamaları birlikte ele aldıklarını dile getiren Erbaycu, “Özelikle bu sene yine zengin bir program düzenledik, hem yurt için hem yurt dışından konuşmacı ekiple güzel bir program hazırladık. Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği yaklaşık 3 bin üyesiyle her yıl burada buluşuyor, bilgilerini güncelliyor” dedi.

"Ülkemizdeki sık görülen hastalıklar ele alındı"
Kongre Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Ersin Günay, yaklaşık 1 yıldır kongreye hazırlandıklarını belirterek, “Katılımcıların bilgilerini arttırmaları, hastalarına daha rahat tedavilerinde önerilerinde bulunabilmesi için çok güzel programlar hazırladık. İlk gün kurslarla başladı, hem teorik hem pratik 11 kursumuzu gerçekleştirdik. 428 kursiyerimize kurs verdik. Bilimsel program bünyesinde 4 salonda yaklaşık 3 gün boyunca 45 oturumla kongremizi gerçekleştireceğiz. Bu bilimsel programı yaparken, yurt içi ve yurt dışından davetli olarak 279 hocamız var. Solunum hastalıkları toplumda sık görülen hastalıklar. Bunların içinde ülkemizde de sık görülen KOAH, bu hastalığın tanısının konulması ve tedavisinde yenilikler, ölümcül olarak bilinen akciğer kanserinin erkenden tanısıyla alakalı literatürdeki gelişmeler tartışılacak. Akciğer kanserinin tedavisine yönelik hem ilaç hem cerrahi tedavilerin katılımcılarla bilgiler paylaşılacak" ifadelerini kullandı.
Günay, uyku hastalıkları astım hastalığı, akciğer enfeksiyonları, akciğer veremi ile ilgili oturumlarda güncel gelişmelerin ele alınacağını da bildirdi.

"Gururluyum"
ASYOD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Burada yaklaşık bin 500 meslektaşımızla göğüs hastalıkları alanında çalışan ulusal akciğer sağlığımızı korumaya ve geliştirmeye çalışan meslektaşımızla bir arada olabilmenin gururunu yaşıyorum. Böyle bir derneğin üyesi olmaktan, mutfağında çalışmaktan büyük onur duyuyorum. Akciğer sağlığımız için, ulusumuz için çok önemli. Burada sadece meslektaşlar olarak biz kendi aramızda hani toplanıp, tartışmakla kalmıyoruz. Bu kongrenin asıl çıktısı halkımızadır, toplumadır. Çünkü buraya katılan meslektaşlarımız, Türkiye'nin 81 ilinden Her hastaneden gelen uzmanlarımız, aslanlarımız, akademisyenlerimiz göğüs hastalıkları alanında en yeni tedavi yöntemlerini, en yeni tanı yöntemlerini hem teorik olarak hem de uygulamalı olarak burada kendi aralarında tartışıyorlar, dinliyorlar sorularını soruyorlar. Cevaplarını alıyorlar ve buradan tam güncellenmiş olarak dönüyorlar ve pazartesi kendi hastanelerinde hastalarını muayene ederken, serviste hastalarını tedavi ederken bu bilgileri kullanıyorlar. Dolayısıyla bu kongrenin çıktısı asıl olarak pazartesi gününden itibaren hastalarımızın akciğer sağlığının korunması ve geliştirilmesi ve tedavisi için doğrudan sahaya yansıyacaktır” diye konuştu. Özlü, göğüs hastalıklarının Türkiye için, dünya için çok önemli bir branş olduğunun altını çizdi.

"Ölümcül 10 hastalıktan 4'ünü göğüs hastalıkları tedavi ediyor"
Bugün dünyada en çok insanları öldüren 10 hastalıktan 4’ünün göğüs hastalıkları uzmanları tarafından tedavi edildiğini vurgulayan Özlü, “Akciğer kanserleri, KOAH, alt solunum yolu enfeksiyonları, tüberküloz, bunlar dünyada halen en çok öldüren 10 hastalık arasında yer alıyor. Bu 10 hastalıktan 4’ünü göğüs hastalıkları uzmanları tedavi ediyor. Pandemi döneminde göğüs hastalıkları uzmanlarının toplum için ne kadar gerekli olduğunu hep beraber gördük” ifadelerine yer verdi.
Özlü, son dönemde uzayan öksürük ve bahar alerjilerinden polikliniklere başvuran sayısında ciddi artış yaşandığına dikkat çekti.

Uzayan öksürükler
Uzayan öksürükler hakkında bilgiler veren Özlü, “Kış mevsimini yavaş yavaş artık geride bırakıyoruz ve bu kış hakikaten diğer kışlardan daha fazla solunum yolu enfeksiyonları yaşadık. Böyle dalgalar şeklinde hem çocuklarda hem erişkinlerde gribal enfeksiyonlar, bunların içerisinde grip virüsü var, RSV var. İşte rhinovirüs, kovid var. Diğer adenovirüsler var ama sonuç olarak hepsi aşağı yukarı birbirinden ayırt etmek de çok zor bunları. Ama dalgalar şeklinde toplumda hemen her evi, hepimizi, herkesi bir şekilde yakaladı, hepimiz bu tür hastalıklara maruz kaldık. Bu hastalığı geçirenlerin bir kısmında devam eden, geçmeyen, uzayan öksürükler var. Hala devam ediyor. Hala hastalar bu semptomla bize geliyor” dedi.

"Öksürük alarmdır"
Uzayan öksürük konusunun önemli olduğunu işaret eden Özlü, “Yani bir öksürük genelde solunum enfeksiyonları sırasında görülen öksürükler 3-4 hafta içinde iyileşmesi, geçmesi lazım. Ama eğer bir öksürük, hani 3 haftadan fazla sürüyorsa, özellikle 8 haftadan daha uzun sürüyorsa bu önemlidir. Bunu hani öksürüktür, geçer, gider dememek lazım. Mutlaka araştırmak gerekiyor, sebebini bulmak gerekiyor. Öksürük aslında bir alarmdır. Yani vücudumuzda bir şeylerin doğru olmadığını, yanlış gittiğini bir yerlerde bir sorun olduğunu bize duyurur. Bu alarmı ciddiye almak lazım. Alarmı kapatmak yeterli değil. Yani öksürüğü tedavi edelim. Bitti olmuyor. Alarmın sebebini bulmamız lazım. Neden bu alarm çalıyor? Onu bulmamız lazım ve ona yönelik tedavi yapmamız gerekiyor. Uzayan öksürükleri ciddiye almak gerektiğini söylüyorum. Çünkü bu öksürükler gerçekten kişinin günlük yaşam kalitesini etkiliyor. Gece uyku kalitesini etkiliyor. İnsanlar toplum içinde, bu öksürükten dolayı gerçekten zor durumlara düşebiliyorlar. Dolayısıyla bu öksürüklerin mutlaka dikkate alınması ve araştırılıp sonucunun sebebinin bulunması ve tedavi edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

"Ciddiye alınmalı"
Uzun öksürüklerin altında çok farklı nedenlerin olabileceğine değinen Özlü, “Alerjik bir duyarlılık olabilir. Post enfeksiyon, öksürük dediğimiz bir duyarlılaşma olabilir, bazılarında astım gibi ya da reflü gibi ya da işte üst solunum yolu alerjileri gibi durumlar olabilir. Ama her ne olursa olsun uzayan öksürüklerin ciddiye alınması ve bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması ve sebebinin bulunarak tedavi edilmesi gerektiğini söylemek istiyorum” dedi.

Bahar alerjisi
İlkbaharın gelmesiyle bazı alerjik durumlarında ortaya çıktığına vurgu yapan Özlü, “Bahar ayları hepimiz için daha mutlu günler, güneş açıyor, ağaçlar yeşilleniyor. Ama bazı kişiler aramızda atopik kişiler, atopik bünyeye sahip olan kişiler maalesef baharı bizim kadar coşkuyla karşılayamıyorlar. Çünkü onların semptomları hemen başladı. Burunları akmaya, hapşırmaya başladılar. Burun tıkanıklığı başladı. Geniz akıntıları, öksürükler, hırıltılı solunumlar, nefes darlıkları gibi semptomlar, gözlerde sulanma, kaşıntı gibi durumlarla karşı karşıya kalıyorlar. Bahar mevsiminin gelmesiyle beraber bu mevsimsel alerjileri çok sık görüyoruz. Özellikle bu bahar nezdinde, yaz mevsiminde daha sık görüyoruz. Hastalarda bunu çok güzel ifade ediyor. Ağaçlar işte yeşil başladığında ya da çiçeklenmeye başladığında benim hastalığım başlıyor diyor ve hemen rahatsızlığını ifade ediyor” açıklamasını yaptı.

"Bahar alerjisi hayatı etkiler"
Bahar alerjilerinin çoğu zaman polenlere bağlı olduğunu dile getiren Özlü, “Bazen de polen olmadan diğer alerjenlerle tetiklenebilir. Hava durumundaki iklimdeki değişiklikler, nem durumundaki değişiklikler, ev tozu akarları gibi ya da mantar gibi diğer hava yoluyla sonlanan alerjenlerin yoğunluğunu artırabilir. Bunlara bağlı olarak bu tür mevsimsel alerjiler ortaya çıkabilir. Mevsimsel alerjiler hakikaten kişinin yaşam kalitesini çok bozar. Sosyal uyumunu, gece uyku kalitesini bozar. Gece boyu öksürükten uyuyamayan hastalarımız var. ‘Art arda 30-40 defa hapşırıyorum hocam, kesilmiyor hapşırık” diyenler var. Sürekli genzimde bir akıntı var. Bir türlü onu koparıp atamıyorum. Ne kadar uğraşsam da geniz akıntısını yok edemiyorum diyenler var. Çeşit çeşit ilaçlar kullananlar, geleneksel bitki çayları, şuruplar ve geleneksel tedavi alanlar var” dedi.

"Bahar alerjisi tedavi edilebiliyor"
Bahar alerjilerinin neden olduğunu bulup onun tedavisinin mümkün olduğunun altını çizen Özlü, “Göğüs hastalıkları, alerji uzmanlarının artık bu konuda ellerinde eskiye göre çok daha güçlü tanı yöntemleri var. Biz bu kişilerde gerekli muayeneyi analiz alarak muayeneyi yaparak ve gerekli testleri yaparak bu alerjinin sebebini bulabiliyoruz ve tedavi edebiliyoruz. Bu kişiler gayet sağlıklı bizim gibi baharı doya doya yaşayabiliyorlar” açıklamasında bulundu.