Zihnimiz neden “şimdi değil, sonra” demeye bu kadar yatkın? Herkesin hayatında en az bir kez deneyimlediği erteleme davranışı, sadece kötü alışkanlık ya da tembellik değil; aslında beynin savunma mekanizmalarından biri.

Psikoloji uzmanlarına göre erteleme, bir görevi yaparken hissedilen stres, kaygı veya yetersizlik duygusuyla baş etmenin bir yolu. Beynimiz, bu tür olumsuz duygulardan kaçınmak için o işi yapmayı ertelemeyi tercih ediyor. Ancak bu kısa vadeli rahatlık, uzun vadede daha fazla stres yaratıyor.

Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tim Pychyl’e göre, "Erteleme, sadece zaman yönetimiyle ilgili değil; duygu yönetimiyle ilgilidir." Yani bir görevi ertelediğimizde, aslında görevin kendisinden değil, o görevin bizde uyandırdığı duygulardan kaçıyoruz.

Nörobilim ise bu durumu beynin prefrontal korteks ile amigdala arasındaki çatışmayla açıklıyor. Prefrontal korteks plan yapmaktan, hedef koymaktan sorumlu. Ancak amigdalada duygular, özellikle de korku ve kaygı işleniyor. İş zor ya da belirsizse, amigdaladan gelen “kaç” sinyali ağır basıyor.

Ertelemenin çözümü ise görevleri küçük adımlara bölmek, olumsuz duyguları tanımak ve yapılacak işi duygulardan ayırabilmekten geçiyor. Bir başka deyişle: “Yapamıyorum” değil, “Şu an zor geliyor, ama başlayabilirim.”

Muhabir: Almıla Hilalsu Dindar