Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi Neydi?
Dava süreci, Yargıtay’ın daha önce verilen 10 yıl 6 ay (Ahmet Altan) ve 8 yıl 9 ay (Nazlı Ilıcak) hapis cezalarını bozmasıyla bugüne taşınmıştı. Yargıtay, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220/7 maddesindeki indirimlerin yeterli uygulanmadığına ve ceza tayininde "yardımın niteliği"nin daha hassas değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmişti. Bugün açıklanan cezalar, bu indirimler sonrası ulaşılan rakamları yansıtıyor.
Mahkemede Son Sözler: "Suç İşlemedim"
Duruşmada söz alan Nazlı Ilıcak, gazetecilik faaliyetleri dışında bir eylemi olmadığını belirterek beraatını talep etti. Ahmet Altan'ın avukatları ise müvekkillerinin yazdığı yazılar ve yaptığı konuşmaların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, AİHM kararlarının dikkate alınması gerektiğini savundu. Ancak mahkeme heyeti, savcının "cezalandırma" yönündeki mütalaasına uyarak mahkûmiyet hükmü kurdu.
![]()
İnfaz Süreci Nasıl İşleyecek?
Ilıcak ve Altan, davanın geçmiş aşamalarında uzun süre tutuklu kalmışlardı. Verilen 3 yıl 9 ay ve 4 yıl 6 aylık cezaların, daha önce cezaevinde geçirdikleri süreleri (yatarı) karşılayıp karşılamadığı infaz hukuku uzmanları tarafından hesaplanacak. Genellikle bu seviyedeki cezaların, daha önceki uzun tutukluluk süreleri göz önüne alındığında, sanıkların yeniden cezaevine girmesini gerektirmeyeceği ancak denetimli serbestlik süreçlerinin devam edeceği öngörülüyor.
Kararın Siyasi ve Toplumsal Yankıları
Karar, basın meslek örgütleri ve siyasi partiler arasında farklı yorumlara neden oldu. Bir kesim bu cezaları "terörle mücadelenin kararlılığı" olarak görürken, bir diğer kesim "gazetecilik faaliyetinin cezalandırılmasına devam edildiği" eleştirisini getirdi. Özellikle davanın 10. yılına yaklaşırken çıkan bu sonuç, yargı hızı ve kesinleşmiş hüküm tartışmalarını da alevlendirdi.
