Bir restoranda müdür olarak çalışan S.M., kadın müşterilere ve iş arkadaşlarına "canım, balım, bekar mısın?" şeklinde uygunsuz sözler sarf ettiği ve fiziksel temasta bulunduğu gerekçesiyle tazminatsız olarak işten çıkarıldı. İş Mahkemesi'ne başvurarak çıkış kodunun düzeltilmesini talep eden eski müdür, iddiaların asılsız olduğunu öne sürse de tanık beyanları ve tutanaklar feshin haklılığını kanıtladı. Yerel mahkemenin davanın reddine dair kararını Bölge Adliye Mahkemesi'nin ardından inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı oy birliği ile onayarak işverenin fesih işleminin hukuka uygun olduğuna hükmetti.

"Canım-Balım" Hitapları Ofis/Restoran Huzurunu Bozdu
Yeme içme sektöründe faaliyet gösteren bir restoranda müdürlük pozisyonunda görev yapan S.M., çalışma ortamındaki uygunsuz davranışları sebebiyle kariyerinden oldu. İddialara göre restoran müdürü; iş arkadaşlarına ve mekana gelen kadın müşterilere "canım, balım, aşkım" gibi ifadeler kullanıp fiziksel temasta bulunarak kendi eliyle içecek içirmeye çalıştı.
Müşteriler ve personelden gelen şikayetler üzerine harekete geçen işletme sahibi, durumu tutanak altına alarak şahsın savunmasını almak istedi. Ancak iddialara göre davalı işçi, savunma bildirimini imzalamaktan imtina etti. Bunun üzerine iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) bendi uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar gerekçesiyle tazminatsız olarak feshedildi.
İstinaf ve Yargıtay'dan İşverene Onay
İşten çıkarılmasının ardından İş Mahkemesi'nin kapısını çalan S.M., iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözlerin sadece dinlenme alanındaki çalışan sohbetlerinden ibaret olduğunu savunarak SGK'ya bildirilen çıkış kodunun (46 kod numarası) düzeltilmesini talep etti.
Mahkemede dinlenen üç ayrı işyeri çalışanı tanık sıfatıyla verdikleri ifadelerde; müdürün müşterilerin evlilik durumlarını sorguladığını, yakınları hakkında "bekar mı, bana ayarlar mısın?" şeklinde rahatsız edici söylemlerde bulunduğunu teyit etti.
İş Mahkemesi, feshin haklı nedene dayandığı tespitiyle davanın reddine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin de itirazı geri çevirmesinin ardından dosya temyiz yoluyla Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı. Yargıtay heyeti, tarafların iddia/savunmalarını ve dosya kapsamındaki ispat kurallarını inceleyerek kararın usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetti. Temyiz sebeplerini yerinde görmeyen yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin ret kararını oy birliğiyle onadı.






