Türkiye ile Tunus arasındaki akademik ve kültürel iş birliği zincirine önemli bir halka daha eklendi. Tunus İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Yapılar, Tasarım ve Topluluklar Araştırma Laboratuvarı (LR21ES16), mimari koruma dünyasının saygın isimlerini buluşturan "Dünyadan Mimari Eser Restorasyonu Deneyimleri" başlıklı uluslararası bir konferans düzenledi. Konferansın ana konuşmacısı olan ünlü Türk mimar ve restorasyon uzmanı Dr. Sinan Genim; Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, çok sayıda uluslararası akademisyen ve mimarlık öğrencisinin katıldığı oturumda, tarihi yapıları geleceğe taşımanın çağdaş formüllerini paylaştı.

"Kültürel mirası korumak geçmişi dondurmak değildir"
Konferans kürsüsünde küresel ölçekteki restorasyon pratiklerini masaya yatıran Dr. Sinan Genim, mimari koruma felsefesine dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Restorasyonun sadece taş ve harçtan ibaret fiziksel bir tamirat süreci olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Genim, tarihi yapıların insan yaşamıyla bağının koparılmaması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
"Kültürel mirasın korunması, sanıldığı gibi geçmişi olduğu yerde dondurmak veya onu bir müze nesnesi gibi hapsetmek değildir. Gerçek koruma; geçmişten büyük bir titizlikle devraldığımız o köklü estetik ve tarihi değerleri, çağdaş yaşamın fonksiyonel ihtiyaçlarıyla harmanlayarak, nefes alan birer unsur halinde geleceğe aktarabilmektir. Tarihi yapıları yeniden işlevlendirmek, kentlerin kültürel hafızasını canlandırırken aynı zamanda turizm ve yerel ekonomi için de ciddi bir kalkınma kaldıracı oluşturur."
Küresel iyi uygulama örnekleri vitrine çıktı
Dr. Sinan Genim sunumunda; İspanya, İtalya, Avusturya ve Türkiye'de bizzat incelediği veya yürütülmesine katkı sağladığı vizyoner restorasyon projelerinden zengin bir seçki sundu. Batı Akdeniz ve Anadolu mimarisindeki koruma kültürlerinin karşılaştırmalı analizini yapan Genim, Akdeniz havzasındaki ortak yapı stoğunun korunmasında Türkiye ve Tunus’un üstlenebileceği ortak sorumluluklara dikkat çekti. Konferansın ikinci bölümünde ise iki ülke arasında kültürel mirasın korunması, ortak akademik projeler üretilmesi ve restorasyon alanında uzman/öğrenci değişimi yapılması gibi stratejik iş birliği imkanları resmi olarak ele alındı.

Büyükelçi Demircan: "Türkiye’nin birikimini Kuzey Afrika’ya taşımalıyız"
Etkinliğin kapanış bölümünde söz alan Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan ise, Türkiye'nin özellikle Osmanlı ve Selçuklu döneminden kalan devasa mimari mirası koruma konusunda dünyadaki en büyük tecrübe havuzlarından birine sahip olduğunu hatırlattı. Demircan, "Ülkemizin restorasyon ve kültürel diplomasi alanındaki bu muazzam bilgi birikimini, üniversiteler arası köprüler ve ortak akademik platformlar vasıtasıyla Tunus başta olmak üzere tüm Kuzey Afrika coğrafyasıyla paylaşmayı milli bir görev ve vizyon olarak görüyoruz" diyerek iki ülke arasındaki bilimsel bağların kuvvetleneceğini müjdeledi.






