Eskişehir Fizyomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Nurhan Barutçu, son zamanlarda özellikle ağrı tedavisinde yüz güldüren sonuçlar veren Mezoterapi yöntemi hakkında bilgilendirdi.

Mezoterapinin, bitkisel ve farmakolojik ilaçların enjeksiyonu yoluyla mezoderm kaynaklı organ patolojilerinin iyileşmesini sağlayan bir uygulama metodu olduğunu aktaran Dr. Barutçu, ağrı mezoterapisi hakkında, “Mezoterapinin kullanım alanları içinde en ön sırada yer alan durum ağrılardır. Amaca uygun olarak seçilen ilaç karışımları bölgesel, küçük dozlarda, özel iğneler ve özel tekniklerle verilir. Derinin orta tabakasında bulunan kılcal damar uçlarına ulaşan ilaç hızla etkisini gösterir. İlaçların sorunun bulunduğu yerin yakınına verildiği, tedavi etkinliğinin arttığı, basit uygulanan bir tedavi metodudur. Dolayısıyla bir ilacı hedefine yaklaştırmanın en iyi çaresi mezoterapidir” dedi.

“İlaçların dozu azaldığı için yan etkisi de önemli ölçüde azalıyor”
Mezoterapide ağızdan verilen ilacın aynısının kullanıldığını aktaran Dr. Barutçu, bunun çok küçük miktardaki bir dozunun kullanıldığını söyledi. Verilen ilacın en kısa zamanda etki edeceği bölgeye gitmesine olanak sağlandığını dile getiren Dr. Barutçu, “Klasik yöntemlerde ilaçlar damar içi, kas içi, makat yoluyla veya cilt üstü yolu ile verilirken, mezoterapi yönteminde ilacın vücuda veriliş yolu bölgesel olarak cildin orta tabakasıdır. Böylece küçük dozlarda verilen ilaç, hiçbir değişime uğramadan, doğrudan hastalıklı bölgeye ulaşıp etki edecek ve sonuç kısa sürede alınacaktır. Bu yöntemde, ilaçlar reçete dozlarından çok daha düşük miktarlarda vücuda girmektedir. İlaçların dozu azaldığı için yan etkisi de önemli ölçüde azalmaktadır. İlacı bizzat hekim kendi kontrolünde verecektir. Bu uygulama her seans için geçerli olacaktır. Böylece hastanın ilacı yanlış zamanda, uygun olmayan dozlarda kullanması gibi sorunlar ortadan kalkmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Mezoterapi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabiliyor”
Mezoterapinin hangi hastalıklarda kullanıldığını hakkında da bilgi veren Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Barutçu, “Başta kas iskelet sistemi hastalıklarında, damar sistemi hastalıklarında ve estetik sorunlarda olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Kullanım alanları içinde en ön sırada yer alan ağrılardır. Bu yöntem; sorun olan lezyonun bulunduğu bölgeye tedavi edici karışımların doğrudan gitmesine yardımcı olunur. Akut kronik ağrılar, romatizmal hastalıklar, kemik ve kıkırdak hastalıkları, aşil tendiniti, rotator kaf sendromu, lomber disk hernisi, siyatik, epikondilit, sinir sıkışmaları, meniskopatiler, eklem dejenerasyonu sonrası oluşacak ağrı, sertlik, şişlikler ve hareket kısıtlılığı, bağ dokusu patolojisine ait ağrı, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı, akut ve kronik yumuşak doku zorlanmalarındaki ağrı, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı, miyofasiyal ağrı sendromu, migren baş ağrıları, mikrodolaşım bozukluğuna bağlı ödemlerde destekleyici, keloid, alopesia, akne gibi cilt patolojilerinin tedavisinde destekleyici, spazmodik patolojilere bağlı ağrılarda, immün sistemi güçlendirme, yumuşak doku spor yaralanmalarında kullanılmaktadır” diye konuştu.

Hacamat ile hasta yapıcı toksinlerden kurtulmak mümkün mü? Hacamat ile hasta yapıcı toksinlerden kurtulmak mümkün mü?

“Mezoterapi sonrası yan etki görülmesi düşüktür”
Mezoterapi tedavisinin ardından nadiren yan etki oluştuğunu belirten Dr. Barutçu, şu ifadeleri kullandı:
“Mezoterapinin ardından kızarıklık, kanama, alerjik reaksiyon, morluk, enfeksiyon, yanma, kaşıntı, ödem gibi yan etkiler nadiren de olsa görülebiliyor. Mezoterapi uygulanacak hastanın uygulama öncesinde mutlaka bilgilendirilmesi gerekiyor.”