2 – 8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, lösemi tedavisi gören çocuklarda göz komplikasyonlarının erken tespit edilmesinin görme sağlığı ve bütüncül tedavi başarısındaki kritik yerini vurguladı.

Löseminin Göz Dokularına Ve Görme Sağlığına Etkileri

Çocukluk çağı kanserleri arasında en sık karşılaşılan lösemi, hem doğrudan göz dokularına yerleşerek hem de uygulanan ağır tedavi yöntemlerinin yan etkileriyle göz problemlerine yol açabiliyor. Hastalık sürecinde kan değerlerinde yaşanan değişimlerin retina üzerinde doğrudan etkileri görülebiliyor. Lösemiye bağlı olarak gelişen alyuvar ve trombosit düşüklükleri, retina tabakasında kanamalara ya da damar tıkanıklıklarına sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra uygulanan kemoterapi ile ilaç protokollerinin uzun süreli kullanımı, göz tansiyonu yükselmesi, katarakt ve kuru göz gibi rahatsızlıkları tetikleyebiliyor.

Bağışıklık Sistemi Ve Lösemik Tutulum Riski

Kanser tedavisi esnasında bağışıklık sisteminin baskılanması, çocukların göz yapısını fırsatçı enfeksiyonlara karşı savunmasız bir hale getiriyor. Nadir durumlar arasında yer alsa da lösemi hücrelerinin doğrudan göz sinirine, retinaya veya göz çevresindeki dokulara yerleşmesi ciddi boyutlarda görme kayıplarını beraberinde getirebiliyor. Bu tür risklerin önüne geçilebilmesi ve belirtilerin henüz başlangıç aşamasında fark edilebilmesi için lösemili çocukların çocuk hematolojisi ile çocuk göz hastalıkları uzmanları tarafından multidisipliner bir yaklaşımla izlenmesi gerekiyor.

Toplumda çocukluk çağı kanserlerine yönelik bilinç oluşturmak amacıyla her yıl 2 – 8 Kasım tarihleri arası Lösemili Çocuklar Haftası olarak idrak ediliyor. Hastalıkla mücadele eden çocukların şifa bulmasında erken tanı, doğru planlanan tedavi süreci ve bütüncül sağlık takibi temel yapı taşlarını oluşturuyor. Göz muayeneleri de bu kapsamda genel tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor.

Lösemi tanısı alan çocukların tedavi öncesinde, devam eden süreçte ve tedavi sonrasında düzenli göz muayenesinden geçmesi yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir değer taşıyor. Gözde ortaya çıkabilecek küçük bir kanama veya görme sinirindeki etkilenme, hastalığın gidişatı hakkında önemli veriler sunabiliyor. Ailelerin çocuklarda gözlemledikleri kızarıklık, çapaklanma, ışığa karşı hassasiyet veya görme netliğinde azalma gibi şikâyetlerde vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurmaları öneriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi