İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hazar Denizi'nin korunması için kıyıdaş ülkelerin bölgesel iş birliği çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini belirterek çevrenin siyasi anlaşmazlıklara kurban edilmemesi gerektiğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Pezeşkiyan, Türkmenistan'da gerçekleştirilen Hazar Denizi Çevre Toplantısı'nda konuştu. Dünyanın krizler, jeopolitik rekabet, savaşlar, tek taraflı yaptırımlar ve çok taraflılığın zayıflaması gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, çevrenin bu gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi gerektiğini vurguladı.
“Hazar Denizi'nin kaderini kıyıdaş ülkeler belirlemeli”
Çevrenin siyasi anlaşmazlıkların ve ekonomik rekabetin bir parçası haline getirilmemesi gerektiğini dile getiren Pezeşkiyan, Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan ülkelerin ortak hareket etmesinin önemine dikkati çekti.
Pezeşkiyan, “Çevrenin siyasi anlaşmazlıklara, ekonomik rekabetlere veya bölge dışı müdahalelere kurban edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Hazar Denizi'ne kıyısı olan ülkeler ilmi, teknik, mali ve insani kapasiteleriyle bölgesel iş birliği ve ulusal egemenliklere saygı çerçevesinde Hazar Denizi'nin kaderini belirlemelidir” ifadelerini kullandı.
Hazar Denizi'ndeki saldırılara dikkat çekti
Konuşmasında Hazar Denizi çevresinde yaşanan saldırılara da değinen Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'ın Gilan eyaletindeki Bender Enzeli kentine yönelik saldırılarını hatırlattı. Pezeşkiyan ayrıca Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran'a ait bir gemiye düzenlediği saldırıya da işaret etti.
Deniz altyapısının korunması gerektiğini vurguladı
Kıyılardaki limanların, gemilerin, yakıt depolarının, sanayi tesislerinin ve denizle bağlantılı altyapının hedef alınmasının bölgedeki barış ve güvenlik açısından oluşturduğu risklere dikkati çeken Pezeşkiyan, çevrenin korunması ile bölgesel istikrar arasındaki ilişkiyi gündeme taşıdı.
Not: Paylaşılan kaynak metnin son cümlesi yarım kaldığı için haber, iletilen bilgiler çerçevesinde tamamlandı; eksik bölümdeki olası açıklamalar eklenmedi.





