İsrail'in yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, yaralı sayısındaki muazzam artış ve derinleşen insani kriz sağlık sistemini tamamen çökme noktasına getirdi. Bölgedeki kan bankaları ve tıbbi laboratuvarlarda stokların tükenmesiyle birlikte, hayati cerrahi müdahaleler durma aşamasına geldi. Filistin Sağlık Bakanlığı, tıbbi test ürünleri ile sarf malzemelerinin yüzde 87’sinin bulunamadığını ve şartların "felaket" boyutuna ulaştığını duyurdu. Saldırıların yanı sıra kronik açlık ve yetersiz beslenme, Gazze halkının kan bağışı yapma fiziki kabiliyetini de doğrudan vurdu.

"Açlık ve yetersiz beslenme bağışçı sayısını doğrudan etkiledi"
Gazze’nin en büyük sağlık kompleksi olan Şifa Hastanesi'nin Kan Bankası Bölümü Başkanı Dr. Wael Al-Laithi, savaşın başından bu yana cerrahi operasyonlar ve şarapnel yaralanmaları nedeniyle kan ihtiyacının katlanarak arttığını belirtti. Yaşanan dramatik kısır döngüyü aktaran Al-Laithi, şu ifadeleri kullandı:
"Gazze Şeridi'nde son derece zorlu şartlar altında görev yapmaya çalışıyoruz. Savaş öncesi döneme kıyasla kan ihtiyacımız fersah fersah arttı. Ancak bölgeyi saran açlık, akut yetersiz beslenme ve gıda kıtlığı, sağlıklı insanların bile kan bağışı yapma yeteneğini doğrudan elinden aldı. İnsanların bünyesi zayıf düştüğü için bağışçı bulamıyoruz. Stoklar kritik seviyenin altına indiğinde yerel medya ve radyolar aracılığıyla halka acil çağrılar yayınlamak, eski bağışçılara tek tek ulaşarak ricada bulunmak zorunda kalıyoruz."
Nadir kan gruplarında büyük kriz
Gazze'deki kan bağış merkezlerinde düzenli olarak gönüllü olan Muhammed Yunus isimli bir vatandaş ise merkezlerin bomboş kaldığına dikkat çekti. Özellikle "A negatif" gibi bulunması zaten zor olan nadir kan gruplarında tam bir kıtlık yaşandığını vurgulayan Yunus, "Hastaneler çok sayıda ağır yaralı nedeniyle feryat ediyor. Şu an koskoca merkezde benden başka tek bir kan bağışçısı yok, oysa içeride yüzlerce insan ameliyat sırası bekliyor. Durumu elveren herkesi hastanelere koşmaya çağırıyorum; tek bir ünite kan, bir insanın hayatını kurtarabilir" sözleriyle uluslararası kamuoyuna ve Gazze halkına seslendi.







