22 Temmuz 2025’te Seyitgazi’de alevlerin arasında verilen mücadele, geride yalnızca küle dönen ormanları değil, görev başında hayatını kaybeden 10 canın acısını da bıraktı. O gün yangının içinde bulunan ekip arkadaşları, aradan geçen zamana rağmen hafızalarından silinmeyen o saatleri ve şehit olan mesai arkadaşlarını Kanal 26’ya anlattı.

“O gün bölgeye ulaştığımızda yangın henüz küçüktü, sonradan büyüdü”
İlk olarak arazöz operatörü Abdulbaki Çal, 22 Temmuz sabahı neler yaşandığını aktararak, “Yangın ihbarı gelir gelmez hazırlıklarımızı tamamlayıp bir an önce bölgeye doğru harekete geçiyoruz. Yangın bölgesine vardığımızda, yangının boyutunu hem bizzat kendimiz görüyoruz hem de amirlerimiz değerlendiriyor. Ardından amirlerimizin talimatları doğrultusunda hep birlikte hareket ediyoruz. O gün bölgeye ulaştığımızda yangın henüz küçüktü, sonradan büyüdü. Bizim temel görevimiz var olan ormanlarımızı korumaktır. Bu doğrultuda amirlerimizin talimatlarıyla vakit kaybetmeden müdahaleye başlıyoruz” dedi.
“Bizim için en zorlayıcı unsur her zaman rüzgar ve arazi koşullarıdır”
22 Temmuz günü en çok zorlayan koşullardan bahseden Çal, “Bizim için en zorlayıcı unsur her zaman rüzgar ve arazi koşullarıdır. Bölgedeki kayalıkların yüksek olması ve rüzgarın sürekli yön değiştirmesi müdahalemizi güçleştiriyor. Rüzgarın sürekli yön değiştirmesi ve arazi yapısının bozuk olması bizi en çok zorlayan unsurlardı. Biz sadece kendi bölgemize bakmıyoruz; İzmir, Antalya veya nerede yangın çıkarsa çıksın hemen oraya hareket ediyoruz. Fakat bu kez yangın kendi bölgemizdeydi ve rüzgar çok hızlı ilerledi. Bizi en çok zorlayan da bu oldu” diye konuştu.

“Yangın üzerimize geldikçe talimatlar doğrultusunda sürekli yer değiştiriyoruz”
Yangın esnasında alevlerin kendi üstüne de geldiğini söyleyen Çal, “Gerek başka şehirlerde gerekse kendi bölgemizde yangının aniden üzerimize geldiği durumlar yaşanıyor. Böyle durumlarda Bölge Müdürlüğümüzden aldığımız eğitimler ve amirlerimizin talimatları doğrultusunda hareket ediyoruz. Yangın aniden üzerimize geldiğinde bulunduğumuz konumu değiştiriyoruz. Önceliğimiz can güvenliğidir, ardından araçlar gelir. Yürüyerek hareket etmek daha yavaş olacağı için araçlarımızla birlikte güvenli noktalara çekiliyoruz. Yangın üzerimize geldikçe talimatlar doğrultusunda sürekli yer değiştiriyoruz” dedi.
“Tehdit halinde hissettiğimiz alanlar elbetteki oluşuyor”
Çal, hayatının tehlikede olduğunu hissettiği anlarla karşılaştığını aktararak, “Tehdit halinde hissettiğimiz alanlar elbetteki oluşuyor. Sonuçta sel, deprem ve yangın birer doğal afettir ve mücadele ederken bu tür risklerle karşılaşıyoruz. Ancak aldığımız eğitimler ve yüksek hareket kabiliyetine sahip yeni araçlarımız sayesinde bu riskleri yönetiyoruz. Rüzgarın etkisiyle yangın üzerimize geldiğinde sabit kalmıyoruz; rüzgarın yönüne göre yangın farklı alanlara yayılabildiği için biz de emniyetli bölgelere geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Arkadaşlarımızın alevlerin arasında kaldığına tanık oldum”
22 Temmuz yangınında görev almış orman işçisi İlker Özyavuz ise 10 şehitin yangınların arasında kaldığına şahit olduğunu belirterek, “Arkadaşlarımızın alevlerin arasında kaldığına tanık oldum. Çok acı bir olaydı. Keşke yaşanmasaydı ama ne yazık ki başımıza geldi. Çok acı bir durum. Hepimiz derin bir üzüntü duyduk, Allah hepsine rahmet eylesin. Ancak ne olursa olsun görevimizi yapmaya mecburuz; yeşil vatanımızı korumak için mücadelemize devam etmek zorundayız” dedi.
“Son derece azimli insanlardı”
Şehit olan arkadaşlarından bahseden Özyavuz, “Aralarında beraber omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlarımız vardı. Mücadele ruhları çok güçlü ve son derece azimli insanlardı. Zihnimizde her zaman öyle kalacaklar” diye konuştu.
“Zaten zihnimizden hiç çıkmıyor”
Seyitgazi yangınından sonra görev yaptığı ilk anda yaşananların aklına geldiğini söyleyen Özyavuz, “Tabii ki aklımıza geldi, zaten zihnimizden hiç çıkmıyor. Ne kadar kötü hissetsek de görevimizi sürdürmekle yükümlüyüz. İnsan bu tür olaylarda elbette tecrübe kazanıyor; ancak biz Genel Müdürlüğümüzün verdiği eğitimlere güveniyor ve bu eğitimler doğrultusunda doğru şekilde hareket ediyoruz. Çok üzgünüz. Şehitlerimizin hepsine Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.




