Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin eylül ayına ilişkin açıkladığı üretici-market fiyatları da aslında bize tarım sektöründe yıllardır konuştuğumuz önemli bir sorunu yeniden gösteriyor. Üreticinin tarlada, bahçede kazandığı ile vatandaşın markette ödediği arasındaki fark öylesine büyümüş durumda ki artık bu makası görmezden gelmek mümkün değil.

TZOB’un verilerine göre eylül ayında üretici ile market arasındaki en büyük fiyat farkı yüzde 633,4 ile limonda oluşmuş. Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa satılmış. Yani vatandaşın markette ödediği fiyat, üreticinin eline geçen paranın 7 katından fazla. Kuru incirde fark yüzde 339,1. Üreticide 130 lira olan kuru incir markette 570 lira 77 kuruşa çıkıyor. Havuçta yüzde 337,8, elmada yüzde 237,9, maydanozda ise yüzde 228,3'lük bir fark var. Üretici 11 liraya sattığı havucun markette 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruşa sattığı elmanın ise 73 lira 20 kuruşa çıktığını görüyoruz.

Şimdi burada hepimizin sorması gereken soru şu: Üreticinin eline geçmeyen bu para nereye gidiyor? Elbette üretici ile market arasındaki fiyat farkının tamamını tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Nakliye var, depolama var, işçilik var, ambalaj var, fire var, işletme giderleri var. Bunların hepsinin bir maliyeti bulunuyor. Ancak aradaki fark bazı ürünlerde birkaç katına çıkıyorsa, burada sistemin tamamını yeniden düşünmek gerekiyor.

Çünkü bir tarafta artan girdi maliyetleriyle mücadele eden üretici var. TZOB verilerine göre yalnızca eylül ayında DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7 arttı. Son bir yılda amonyum nitrat gübresindeki artış yüzde 69,2'ye, amonyum sülfatta yüzde 55,6'ya ulaşmış. Mazot fiyatı da yıllık yüzde 70,7 artmış durumda.

Yani üretici açısından tablo hiç kolay değil. Tarlasını sürerken, gübre atarken, ilaç kullanırken, mazot alırken artan maliyetlerle karşı karşıya kalan üretici ürününü satmaya geldiğinde de istediği fiyatı her zaman bulamıyor.

Kuru incirde bunun çok net bir örneğini görüyoruz. TZOB, TARİŞ’in alım fiyatını henüz açıklamamış olmasının piyasada fiyatların geçtiğimiz sezonun altında oluşmasına neden olduğunu belirtiyor. Üretici fiyatı 130 lira seviyelerine kadar gerilemiş. Üretici piyasadaki düşüşün önlenmesi ve istikrarın sağlanması için TMO’nun alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını bekliyor.

Bir başka tarafta ise market fiyatları var. Eylül ayında markette takip edilen 36 ürünün 25'inde fiyat artışı, 11'inde ise fiyat düşüşü yaşanmış. Yani vatandaşın mutfak masrafı açısından baktığımızda fiyatların aşağı gelmesini beklediğimiz bir dönemde bile birçok üründe artışla karşı karşıyayız.

Bence artık burada sadece “marketler pahalı satıyor” diyerek meseleyi geçiştirmek de, “üretici pahalıya satıyor” diyerek üreticiyi suçlamak da doğru değil. Asıl mesele, üreticiden tüketiciye uzanan zincirin sağlıklı çalışıp çalışmadığıdır.

Türkiye’nin uzun zamandır konuştuğu Yeni Hal Yasası meselesi de bu nedenle yeniden ve daha güçlü biçimde gündeme gelmeli. Çünkü tarımda sadece daha fazla üretmek yetmiyor. Üretilen ürünün tarladan sofraya hangi şartlarda geldiğini, aradaki zincirde kimlerin hangi maliyetle devreye girdiğini ve fiyatın hangi aşamada ne kadar yükseldiğini de doğru şekilde yönetmek gerekiyor.

Üretici para kazanamıyorsa gelecek yıl ne ekeceğine dair tereddüt yaşar. Tüketici yüksek fiyat nedeniyle fileyi doldurmakta zorlanıyorsa bunun adı da sağlıklı bir tarım sistemi olmaz.

Bir tarafta ürününü maliyetinin altında satmaktan yakınan çiftçi, diğer tarafta aynı ürünün market fiyatını görünce şaşıran vatandaş varsa ortada çözülmesi gereken ciddi bir problem vardır.

Yeni Hal Yasası’nın da artık daha fazla bekletilmeden, üreticiyi koruyacak, tüketicinin makul fiyata ulaşmasını sağlayacak ve aradaki zinciri daha şeffaf hale getirecek şekilde çıkarılması gerekiyor.

Üretici de kazanmalı, tüketici de nefes almalı. Bunun yolu ise sadece fiyatlara bakmaktan değil, fiyatın neden ve hangi aşamalarda bu kadar değiştiğini görmekten geçiyor.

Çünkü tarlada 7 lira olan limonun markette 51 liraya çıkmasını normalleştirdiğimiz sürece, sofradaki fiyat sorununu çözmemiz de kolay olmayacak.