Eskişehir'de 30 yaşındaki Deniz Oktay'ı boğarak öldüren ve ardından cesedini benzin dökerek yakan İdris Gökmen, yargılandığı davanın karar duruşmasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada mahkeme heyeti, sanığa 'kadına karşı tasarlayarak öldürme' suçundan en ağır cezayı verirken, herhangi bir iyi hal ya da haksız tahrik indirimi uygulamadı. Duruşma sonrasında açıklama yapan avukatlar, kararı olumlu bulduklarını ancak canavarca hisle öldürme suçunun da sürece dahil edilmesi gerektiğini savundu.

Deniz Oktay Cinayetinde Adalet Yerini Buldu
Eskişehir'i sarsan vahşi kadın cinayetinde karar çıktı. Olay, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahalleleri arasındaki Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda polis ekiplerinin yanmış bir kadın cesedi bulmasıyla ortaya çıkmıştı. Yapılan incelemeler sonucunda vahşete kurban giden kişinin, 1 haftadır kayıp olarak aranan 30 yaşındaki Deniz Oktay olduğu belirlenmişti.
Olayın ardından açılan davanın karar duruşması Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık İdris Gökmen ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma esnasında söz verilen sanık Gökmen, "Daha önceden de söylediğim gibi Deniz Oktay küfretmeseydi, üzerime saldırmasaydı bu olay yaşanmayacaktı. Olaydan dolayı pişmanım" diyerek kendini savundu. Sanık avukatı ise ölümün yanmadan değil, boyna uygulanan basıdan kaynaklandığını iddia etti.
İndirim Uygulanmadı
Taraf avukatlarının mütalaalarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık İdris Gökmen'i 'kadına karşı tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığa yönelik herhangi bir takdiri indirim veya iyi hal indirimi uygulamayarak kararlılığını gösterdi.
"Deniz'in Cesedine Bile Ulaşılamadı, Birkaç Kemikle Mezarı Oluşturuldu"
Duruşma sonrasında Eskişehir Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı ve müşteki avukatı Funda Güney Kökçınar, davanın takipçisi olacaklarını vurguladı. Kararın tasarlayarak ağırlaştırılmış müebbet olarak verilmesinin ve haksız tahrik indirimi uygulanmamasının önemli gelişmeler olduğunu belirten Kökçınar, şu ifadeleri kullandı:
"Fakat biz canavarca histen de artırım yapılmasını, nitelikli halden verilmesini uygun görüyorduk. Çünkü biliyorsunuz aile Deniz'in cesedine bile ulaşamadı. Deniz'in kaybolmasından sonra sadece birkaç kemikle mezarı oluşturulabildi. Yani böyle ağır bir cinayette bütün niteliklerin, canavarca hissin uygulanmamasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Ayrıca tekrar dile getirmek isteriz ki bu dosyada kesinlikle bir fuhşa sürükleme durumu da söz konusuydu. Bununla ilgili herhangi bir soruşturma yürütülmedi. Kadın Hakları Komisyonu olarak şehrimizde gerçekleşen bütün kadın cinayeti ve şiddet dosyalarını takip ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz."






