Gençlik dönemlerindeki imkânsızlıklardan dolayı toplayamadığı antika ürünlere merakı hiç azalmayan Yaşıt, emekliliği fırsata çevirdi.

Eskişehir’de yaşayan Yavuz Yaşıt, antika dükkânında 1944 ile 1976 yılları arasında üretilmiş eski radyoları bulunduruyor. Gençlikteki antika eşya merakını ancak emekli olduktan sonra devam ettiren Yaşıt, “Radyolara merakım 1957’den beri var. Genç yaştayken bu radyoları toplama imkânım olmadı. Yaklaşık 10 senedir antika radyoları topluyorum” ifadelerini kullandı.

antika radyo emeklilik 2

Gözden kaçırmayın

Türk-Alman Üniversitesi 1 Öğretim Üyesi alıyor Türk-Alman Üniversitesi 1 Öğretim Üyesi alıyor

İstiklal Mahallesi’nde küçük bir dükkân işleten 75 yaşındaki Yavuz Yaşıt, 1957 yılından beri antikaya merak duyduğunu anlattı. Gençlik dönemlerindeki imkânsızlıklardan dolayı toplayamadığı antika ürünlere merakı hiç azalmayan Yaşıt, emekliliği fırsata çevirdi. Son 10 yıldır önüne gelen tüm fırsatları değerlendirerek, antika ürünlerin ticaretine yaptığı yaklaşık 30 metrekarelik dükkânında yüzlerce eşya biriktirdi. Özellikle ilgi alanı olan radyoların her birinin üretim tarihini ezbere bilen Yavuz Yaşıt, her biriyle ayrı ayrı ilgileniyor. Bozuk olarak kendisine getirilse dahi alıp tamirini yaptıran antika tutkunu Yaşıt, işini severek yaptığını ifade ediyor.

“Elimde 1944 yılından 1976 yılına kadar olan eski radyolar var”
Gençlik zamanlarından kalma tutkusunu son 10 yıldır gerçekleştirebildiğini ifade eden Yavuz Yaşıt, kendisine getirilen birçok radyoyu satın alıyor. Tamirini ve bakımını yaptırdıktan sonra dükkanında sergileyen antika tutkunu, taliplisi çıkarsa çalışır vaziyette olan ürünlerini satıyor. Eski zamanlardaki radyoların el işçiliğine ve malzemesine hayranlığını dile getiren Yavuz Yaşıt şu ifadeleri kullandı:

“Radyolara merakım 1957’den beri var. Ama genç yaştayken bu radyoları toplama imkânım olmadı. Yaklaşık 10 senedir antika radyoları topluyorum. Daha önceden alıp sıkılan veya evinin dekorunu değiştirdiği için istemeyen kişiler oluyor. Onlardan alıyorum genelde. Aldığım radyoların bakımlarını yapıyorum. Alırken kasasında bir problem olmamasına dikkat ediyorum. İçinde bir sorun olsa da tamiri yapılabiliyor. Şuanda elimde 1944 yılından 1976 yılına kadar olan eski radyolar var. Bunların tamamının bakımını ve tamirini yaptırdığım için hepsi çalışıyor. Arızalı ürünler geliyor elbette. Onları da alıyorum. Tamirini ve bakımını yaptırıyorum. Eski radyolar elime geldiği zaman günümüzün ürünleriyle kıyaslıyorum. Eskiden kullanılan malzemeler, teknikler bir başka oluyor. Şimdiki radyolar hemen bozuluyor ve çöpe atılıyor. Eski zamanlarda kullanılan malzeme ve el işçiliği farkını ortaya koyuyor. Eski radyoları ve işimi seviyorum, bulabildikçe de bu tarz antika ürünleri almaya devam ediyorum.”