Eskişehir’de uzun yıllar boyunca ceza infaz sisteminin en üst kademelerinde başarıyla görev yapan, günümüzde ise Uzlaştırma Derneği Başkanlığı misyonunu yürüten emekli cezaevi müdürü Muharrem Akaydın, meslek hayatının en unutulmaz izlerini barındıran kampüse tarihi bir vefa ziyareti gerçekleştirdi. Akaydın, tam 36 yıl önce o dönemki adıyla "Eskişehir Özel Tip Cezaevi" olan, günümüzde ise Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu adıyla hizmet veren kurumu ziyaret ederek eski mesai arkadaşları ve yeni nesil yöneticilerle bir araya geldi. Dile kolay, aradan geçen 36 yıllık zaman diliminin ardından geçmişin ağır sorumluluklarını ve hatıralarını yeniden soluyan duayen müdür, "O azametli duvarların arasında bu kez misafir olarak bulunmak anlatılmaz bir duyguydu" sözleriyle hislerini dile getirdi.

Üç Kurum Müdürü ve Meslektaşlar Tam Kadro Karşıladı
Eskişehir Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde adeta bir dönem kapılarını aralayan bu anlamlı ziyarette Muharrem Akaydın’a, kendisi gibi emekli cezaevi müdürü olan kadim dostları Hamza Çelik ve Şahin Kuban eşlik etti. Geçmişle günümüz arasında adli bir köprü kuran heyeti; Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ramiz Atuğ, L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Çağatay Kaya ve 2 No’lu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ümit Cengil yüksek bir misafirperverlik örneği sergileyerek karşıladı. Ziyaret esnasında kampüsü gezen Akaydın, eski dönemlerde omuz omuza çalıştığı mesai arkadaşları Neşe Ünsal, Orhan Aydın ve Bedrettin Demirhan ile de hasret gidererek nostalji rüzgarları estirdi.
"O Yıllar Gözümün Önünden Tren Katarları Gibi Geçti"
Kurumun fiziki yapısında ve idari sisteminde yaşanan teknolojik dönüşümleri yerinde inceleyen, ancak koridorlardaki insan ruhunun ve anıların ilk günkü gibi taze kaldığını belirten Uzlaştırma Derneği Başkanı Muharrem Akaydın, duygularını şu çarpıcı ifadelerle özetledi:
"Eskişehir’de görev yaptığım o zor yıllar, kurumun kapısından içeri adım attığım an gözümün önünden tren katarları gibi hızlıca gelip geçti. Bizim dönemlerimizde bu demir kapıların arkasında çok ağır kurumsal sorumluluklar, bu sorumlulukların gölgesinde ise devasa bir sabır vardı. Ama o sabrın mayasında her zaman sarsılmaz dostluklar ve karşılıklı fedakarlıklar bulunuyordu. Bunca yıla, araya giren mesafelere rağmen bugün aynı kalplerde o dostlukların hiç eksilmeden devam ettiğine şahit olmak bizler için en büyük ödül oldu."
Albümdeki Fotoğraflar Hüzünlendirdi: "O Duvarların Arkasında Hayatlar Var"
Ziyaretin en duygusal anları ise kurumun idari binasında bulunan ve geçmiş dönemlerde görev yapmış personeller ile müdürlerin yer aldığı tarihi fotoğraf galerisinin incelenmesi sırasında yaşandı. Siyah-beyaz karelerde kalan eski dostları ve ahirete irtihal eden meslektaşlarını gördüğünde gözleri dolan Muharrem Akaydın, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kıymetli müdürlerimizin vefa göstererek geçmiş yöneticilerin fotoğraflarını duvarlarda yaşatması apayrı bir kardeşlik tablosudur. Dışarıdan bakıldığında oldukça soğuk, heybetli ve azametli görünen bu taş duvarların içine girince, aslında insan faktörünün ne kadar ön planda olduğunu anlarsınız. Yıllar sonra bu kapıda mahkum veya görevli olarak değil, bir emekli müdür ve misafir olarak ağırlanmak naif bir duyguydu. Bizlere bu gururu ve saygıyı yaşatan değerli müdürlerimize ve tüm infaz koruma memuru kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Unutulmasın ki, o azametli duvarların arkasında nice hayat hikayeleri gizlidir..."





