Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden bağışıklık sisteminin normal işlevini korumak, iç veya dış faktörlerin yol açtığı fonksiyon bozukluklarını önlemek veya azaltmak için beslenmenin önemli olduğunu belirterek, “Beslenme yetersizlikleri çoğunlukla işlev bozukluğuna neden olur. Bağışıklığı korumada önemli etkiye sahip besinlerin önerilen veya önerilen düzeye yakın tüketiminin sağlanması, bağışıklık sistemini destekler” diye konuştu.

“C vitamini kronik hastalık riskini azaltır”
Diyetisyen Erden, C vitaminin bağışıklık fonksiyonlarında önemli bir rolü olduğunu vurgulayarak “Enfeksiyon ve metabolik ihtiyaçlar vücuttaki C vitamini düzeylerini etkiler. C vitamini için önerilen miktar, diğer vitaminlere göre fazladır ve günde 100-200 mg C vitamini alımı kronik hastalık riskini azaltır” dedi.

“Soğuk algınlığı tedavisinde vazgeçilmez”
C vitamininin oksitleyici, toksin ve kirleticilere karşı koruma özelliği bulunduğunu belirten Diyetisyen Erden diğer faydalarını şöyle sıraladı: “Kolajen yapımını destekler, yara iyileşme süresini kısaltır. Yara iyileşmesinde elzem olan lökosit seviyesini de artırıcı etkisi bulunmaktadır. Antimikrobiyaldir ve antikor seviyelerini yükseltir. Günde 200 mg veya daha fazla C vitamini desteği soğuk algınlığının şiddetini ve süresini azaltmada etkilidir”. Diyetisyen Erden C vitamininin, patojenlere ve strese karşı vücutta üretilerek burun akıntısı ve gözlerde alerjik semptomlara yol açan histamini azalttığını ve bu nedenle alerjik reaksiyonlar için vazgeçilmez bir tedavi seçeneği olduğunu da söyledi.

“Çinko eksikliği enfeksiyon direncini azaltır”
Dünyada yaklaşık 2 milyar insanı etkileyen çinko eksikliğine de değinen Diyetisyen Erden “Çinko eksikliği veya fazlalığı, bağışıklık hücrelerinin sayı ve aktivitelerinde ciddi problemlere neden olabilir. Çinko eksikliği durumunda enfeksiyonlara karşı direnç azalır. Kırmızı et ve istiridye zengin çinko kaynaklarıdır” dedi.
Selenyum mineralinin, vücudun gelişiminde ve bağışıklık tepkilerindeki önemine işaret eden Diyetisyen Erden “Selenyum desteği, T hücrelerinin çoğalması, doğal öldürücü hücre aktivitesi ve doğuştan gelen bağışıklık fonksiyonları üzerinde oldukça önemli etkiye sahiptir. Diyetteki selenyum kaynakları; tahıllar, sebzeler, deniz ürünleri, et, süt ürünleri ve fındık gibi besinlerdir” diye konuştu.

Yine selenyum takviyesinin solunum problemleri olan hastalarda etkili olduğunu, ayrıca kanser tedavisi esnasında bağışıklık sistemini desteklemek için kullanılabileceğini ifade etti. Diyetisyen Erden probiyotik bakterilerin, bağışıklık sisteminksiyonlarını düzenlediğinin altını çizerek probiyotiklerin, otoimmün ve inflamatuar hastalıkların tedavisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

“E vitamini bağışıklık sisteminin işlevini artırır”
E vitamininin bağışıklık fonksiyonlarını iyileştirmede ön sıralarda yer alan etkili besinlerden olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Erden, şunları söyledi: “Beslenmede E vitamini desteğine yer vermenin, bağışıklık sisteminin işlevini arttırdığı ve yetişkinlerde enfeksiyon riskini azalttığı kaydedilmiştir. E vitamini, doğuştan gelen bağışıklık aktivitesini ve doğal öldürücü hücrelerin etkinliğini arttırır. Aynı zamanda vücuttaki inflamatuar yanıtların yaş almaya bağlı bozulmasını önlemede de etkilidir.”

“Rastgele vitamin almayın”
Vitaminlerin birçok fizyolojik olayda anahtar rol üstlense de rast gele alınmaması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Erden; “Sağlıklı beslenen kişilerin ek olarak vitamin almasına gerek yoktur. Vitamin ihtiyacını artıracak durumlar veya eksikliği saptandığında vitamin alınması gerekir. Kişinin kendince ya da eş dost tavsiyesi ile vitamin alması kesinlikle sakıncalıdır. Vitamin desteği mutlaka doktor ya da diyetisyen kontrolünde alınmalıdır. Zira vitamin de zarar verebilir. Bilinçsizce tüketilen A vitamini karaciğer bozukluğuna, fazla C vitamini böbrek taşı ve mide rahatsızlıklarına, D vitamini zehirlenmeye yol açabilir” dedi.