Anadolu Pop’un Türk müziğindeki rolü hakkında konuşan Anadolu Üniversitesi’ne bağlı 101.7 Radyo A programcısı Öğr. Gör. Kazım Demirer, “Toplumsal gelişmelerin etkisi, farkı tarzlarda müzik arayışlarını da beraberinde getiriyor” dedi.

TÜGİAD Eskişehir Şube Başkanı Zengin, “Eskişehir'in dış geliri artmalı” TÜGİAD Eskişehir Şube Başkanı Zengin, “Eskişehir'in dış geliri artmalı”

Anadolu Pop’un Türk müziğindeki rolü hakkında konuşan Anadolu Üniversitesi’ne bağlı 101.7 Radyo A programcısı Öğr. Gör. Kazım Demirer, “Toplumsal gelişmelerin etkisi, farkı tarzlarda müzik arayışlarını da beraberinde getiriyor” dedi.

Kazım Demirer, aynı zamanda Açıköğretim Fakültesinde öğretim görevlisi olarak dersler veriyor. Kendisinin hazırlayıp sunduğu 5.Peron adlı program ile dinleyicileri 60’lı ve 70’li yıllara sürükleyen Demirer, içeriğinin Türkiye’de tek olduğunu belirttiği bu program ile Anadolu Pop müzik kültürünü insanlara aktarıyor. Türkiye’deki müzik akımlarının gelişiminin, ülkedeki toplumsal ve politik meselelerden bağımsız olarak düşünülemeyeceğine dikkat çeken sunucu Demirer, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar gelen başta Batı müziği olmak üzere diğer müzik çeşitleri hakkında konuştu. Özellikle İkinci Dünya Savaşı ve radyo teknolojisinin Türkiye’deki oluşumu sonrasında Rock’n Roll ve Twist gibi akımların popülerleştiğine de değinmek isteyen Öğr. Gör. Demirer; “Anadolu Pop denilen kavram, yeni ve özgün bir sentez sonrası meydana gelen zengin bir müzik kültürüdür” dedi.

“Bugün üretilen çoğu şarkının Türkçe’ye olumlu anlamda bir katkısı olmuyor”
Müzik yazarı Murat Meriç’in deyimi ile Anadolu Pop, “Popüler Batı müziğinin en özgün akımıdır” tanımına katıldığını belirten Kazım Demirer, “Özellikle sosyal medyanın gelişimiyle son yıllarda, ‘revival’ yani yeniden canlanmayla birlikte yurt dışından Anadolu Pop’a karşı yoğun bir ilgi var. Türk sanatçıların, çeşitli uluslararası festivallerde adını duyurması ve yine sosyal medya uygulamalarında Türk müzik kültürüne dair farklı oluşumları veya değerli ödül törenleri, Anadolu Pop’un canlanmasında önemli rol oynadı” diyerek gençlerin dinlediği müzik türlerinin, Türkçe ’ye etkileri hakkında da düşüncelerini şu sözlerle devam ettirdi:
“Bugün üretilen şarkıların Türkçe’ ye olumlu anlamda bir katkısı olmuyor. Zira bu kaygı ne dinleyici kitlesinde var ne de üreticilerde. Her şeyden önce bu devirde bir müzik üretmek ve bunu piyasaya sunmak teknolojinin gelişimiyle birlikte çok kolaylaştı. Açıkçası ülkemizdeki müzik endüstrisinde estetik kaygı ve kalıcılık düşünülmüyor. Her şey gibi müziklerde de kullan at şeklinde bir süreç hâkim. Yüzyıllardan günümüze süzülüp gelen herhangi bir türkü, popüler bir dizi sayesinde meşhur olabiliyor ve o dizinin müziği olarak insanlara sunuluyor. O nedenle günümüzdeki şarkıların ne kültürel birikimimize bir katkısı oluyor ne de dilimizi ve edebiyatımızı zenginleştiren bir rolü oluyor.”

“Toplumsal gelişmelerin etkisiyle farklı müzik arayışları her dönem gündeme gelmiştir”
“Anadolu Pop kültürünün meydana gelmesinde aranjman adı verilen ithal müziğe, Türkçe söz yazma akımına duyulan tepki ve 1960’lardaki Altın Mikrofon yarışmaları başat rol oynamıştır” diyen Radyo A programcısı Kazım Demirer; “Bugün Anadolu Pop denildiğinde Cem Karaca, Moğollar, Erkin Koray ve Fikret Kızılok gibi isimlerin çeşitli illerde halkın önüne çıkarak oylama ile birinci belirlendiği dönemler hatırlanmalıdır. Türk siyasi tarihinin ve toplumsal gelişmelerin etkisiyle farklı müzik arayışlarının gündeme gelmediği bir dönem yoktur. Özet olarak, bir yanda daha toplumcu müzikler tutulurken diğer tarafta ise toplumsal olaylar karşısında daha hassas bir kesim ya da progresif denemelerin devam ettiği zamanlardan buralara geldik” dedi.